Kimi insanlarda, kimi zamanlarda, akıl tutulması olabilir ve saçma sapan davranışlar sergileyebilir. Ama bir toplumun önemli bir bölümünün akıl tutulması batağına sürüklenmesi akıl alacak şey değil. Hele hele ülkeyi yönetme iddiasıyla...
Kimi insanlarda, kimi zamanlarda, akıl tutulması olabilir ve saçma sapan davranışlar sergileyebilir.
Ama bir toplumun önemli bir bölümünün akıl tutulması batağına sürüklenmesi akıl alacak şey değil.
Hele hele ülkeyi yönetme iddiasıyla yola çıkan sözde seçkinlerin, akıldan yoksun davranışlar içine girmelerini ise akıl almıyor.
Toplum her alanda, çok ciddi bir kutuplaşmanın içinde.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir partinin genel başkanı gibi davranıyor.
Davutoğlu’nun AK Parti’nin genel başkanı mı yoksa, Erdoğan’ın genel başkan yardımcısı mı olduğu belli değil!
Siyasetin, herhangi bir sorunla ilgili olarak, “Olması gerekeni bilmek, olabiliri gerçekleştirmek” olduğu söylenir.
Bizim siyasetçilerimiz özellikle de liderlerimiz, olacakları bilmelerine karşın, olabilecek çözümlere yönelme yerine, sorunların çözümsüzlüğüyle ortaya çıkacak krizlerden oy devşirmenin ilkel hesabı içindeler.
Erken seçim diye, bas bas bağıran ya da bağırmasa bile, koalisyonlara türlü gerekçeler üreterek karşı çıkan hatta koalisyon görüşmelerinde olumlu bir hava estirerek, topluma umut vermeye çalışırken, özünde havadan sudan konuşma ve görüşmelerde bulunarak vakit öldürerek erken seçime zemin hazırlayanların erken seçimden beklentilerinin ne olduğunu cidden merak ediyorum.
Yapılacak seçimde, sanki 7 Haziran seçimlerinde aldıkları oydan çok daha fazlasını mı alacaklar?
Dört partinin de alacakları oy, üç aşağı beş yukarı aynı olacak gibi!
Siyasi istikrarsızlığın tavan yaptığı, terörün giderek tırmandığı, toplumsal huzursuzluğun yoğunlaştığı bir dönemde, siyasilerin bu denli vurdumduymaz ve bu denli sorumsuz davranmaları anlaşılır gibi değil.
2002 yılında yapılan genel seçime, mevcut koalisyon bozularak gidilmiş, AK Parti ile CHP dışındaki partiler barajın altında kalarak meclise girememişlerdi.
Bugün, yepyeni, laikliği önemseyen, liberal demokrat merkezin tam göbeğinde bir siyasi parti kurulsa da, koalisyon kurmaya yanaşmayan, ülkeyi krize sürükleyerek erken seçime neden olan bu dört parti de baraj altında kalsa.