2009'UN Temmuz ayında önce dönemin ANAP'lı Alanya Belediye Başkanı Hasan Sipahioğlu AKP'ye transfer oldu, ardından, sadece birkaç hafta sonra ise Başbakan Erdoğan, kısa kollu beyaz Lacoste gömleğinin yakasına altın suyuna batırılmış...
2009’UN Temmuz ayında önce dönemin ANAP’lı Alanya Belediye Başkanı Hasan Sipahioğlu AKP’ye transfer oldu, ardından, sadece birkaç hafta sonra ise Başbakan Erdoğan, kısa kollu beyaz Lacoste gömleğinin yakasına altın suyuna batırılmış AKP rozetini taktığı Sipahioğlu’na teşekkür ziyaretine geldi.Yanında oğlu Necmeddin Bilal ve ekibiyle Alanya’da birkaç saat kaldı, Belediye Sarayı arkasında toplanan bir avuç Alanyalıya hitap etti, sonra Sipahioğlu ile makam odasında beş on dakika özel bir görüşme yapıp Alanya’dan ayrıldı.Ankara’ya döner dönmez ise, (kimi iddialara göre) Sipahioğlu’nun özel ricası üzerine, Alanya’nın çevresindeki Oba, Tosmur, Kestel, Cikcilli ve Çıplaklı beldelerini şak diye Alanya’ya bağlayıveren kanunu Türkiye Büyük Millet Meclisi’nden (TBMM) geçiriverdi.***Bunların hepsi 2009’da oldu.Beş sene önce “Noluyor yahu. Bu, beldelerin Alanya’ya bağlanma işi de nereden çıktı?” diye homurdananlar oldu, amma ve lakin o zamanlar hiç kimse bu işin nerelere gideceğini hesap edememişti.O zamanlar Ankara dolaylarında “Büyükşehir Yasası” diye bir şeyden söz ediliyordu ama Alanya gibi ufak, Başkent’e uzak memleketlerde bunun nasıl bir şey olduğu konusunda hiç kimsenin en ufak bir fikri dahi yoktu.Sonra, büyükşehir statüsünde olan veya sonradan olacağı açıklanan şehirlerin ilçelerine bağlı beldelerdeki belediyelerin kapısına kilit vurulacağı, böylece Alanya’nın doğu, batı ve kuzeyindeki 16 beldenin de mahalleye dönüştürüleceği ortaya çıkınca şehirde adeta kızılca kıyamet kopuverdi.***Kimi, “Büyükşehir Yasası aslında Eyalet Sistemi’nin habercisidir, zinhar uygulanmamalı” deyip isyan bayrağını açtı, kimi de, “Hele durun bakalım. Belki de çok büyük faydaları olacak” deyip temkini elden bırakmadı.Sonra takvimler 30 Mart’ı gösterdiği gün, sandık başına giden Alanya seçmeni, sadece ‘Alanya Belediye Başkanı’na, ‘Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı’na, ‘Belediye Meclis Üyeleri’ne ve bir de yaşadığı mahallenin ‘Muhtar’ına oy verdi.Neredeyse 25-30 senedir oy verdiğimiz belde belediyeler ise böylece tarihin tozlu sayfaları arasındaki yerlerini almış oldu.CHP ile MHP’nin dediği gibi, bu da yetmezmiş gibi, başımıza bir de “Büyükşehir Koordinatörü” geliverdi.***Kimi, “Alanya Belediye Başkanı varken koordinatör de neyin nesi. AKP’liler seçimi kazanamayınca resmen alternatif Alanya Belediye Başkanı yaratmaya çalışıyor” dedi, kimi de, “Madem Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel’e de oy verdik, o halde Türel’in Alanya’daki projelerini takip etmesi için koordinatör görevlendirmesine de razı geleceğiz” deyip, Tecavüz Kaçınılmazsa Zevk Almaya Hazır Olanlar Derneği’nin doğal üyesi oluverdi.Fakat geçen akşam, ismi lazım değil, bir dost meclisinde yaptığımız küçük çaplı beyin fırtınası aktivitesinde ortaya attığım bazı tezleri müsaade ederseniz sizlerle de paylaşmak istiyorum.***Bence, nasıl ki geçtiğimiz 30 Mart 2014 yerel seçimlerinde belde belediye seçimleri yapılmadıysa, 2019’da da ilçe belediye seçimleri yapılmayacak.Sadece İstanbul, Ankara, İzmir, Antalya, Mersin, Gaziantep, Kocaeli ve sair büyükşehirlerde İl Belediye Başkanlığı seçimi yapılacak.Misal, Antalya'da seçimi kazanan parti ve adayı, Alanya gibi ilçelere (tıpkı şu anda olduğu gibi) kendi temsilcisi olarak güçlü bir “Koordinatör” atayacak.Koordinatör olacak o isim, o ilçede o partinin belediye başkan adayı olsa kesin kazanacak çapta sevilen, güvenilir, başarılı, çevresi güçlü, maddi ve manevi anlamda birçok şeye doymuş birisi olacak.Tıpkı “Belde Belediye Başkanı” kavramı gibi “İlçe Belediye Başkanı” kavramı da ortadan kaldırılacak, ülke geneline merkezî yönetim anlayışı gelecek, getirilecek.***Bu iddiamın en güçlü tezi şudur. Halk bir süre sonra Alanya Belediyesi ile Büyükşehir Koordinatörü arasındaki hizmet/yetki kavgasından sıkılacak. Her iki kurumdan da yeterli ve tatmin edici düzeyde hizmet alamayınca, 2019 seçimlerinde oyunu kullanırken, ‘Antalya’da hangi parti güçlü ise oyumu ona vereyim de bu sıkıntıları yeniden yaşamayayım’ deme noktasına getirilecek, böylece oyunu Antalya merkezde o dönemin en güçlü partisine ve adayına vermek zorunda kalacak.Şu an “Alanya Koordinatörü” gibi kavramların günlük hayatımıza sokulup alıştırma yapılması da bence tamamen bu projenin erken ön hazırlığıdır.Bu iddiam gerçek olursa, Adem Murat Yücel belki de Alanya'nın seçimle işbaşına gelmiş son Alanya Belediye Başkanı olacak. Tıpkı, “Kestel’in Son Belediye Başkanı” olduğu gibi…***Bu nedenle, önümüzdeki 5 yılın sonlarına doğru bu proje kamuoyunun önüne getirilip deneme yanılma yöntemi uygulanacak, ülke 2019’a bu formülle seçime girmeye ikna edilecek.Kamuoyundan olumsuz bir tepki gelmezse, tıpkı “Belde Belediye Seçimi” gibi “İlçe Belediye Seçimi” de yapılmayacak.Böylece “Başkanlık Sistemi” ve “Eyalet Sistemi” de 2023'e hazır hale getirilecek.Bence Büyükşehir Yasası'nın altında tamamen bu veya buna yakın bir plan zinciri var.Eğer AKP 2019’da da şimdiki siyasi gücünde olursa ve eğer iddia edildiği gibi Adem Murat Yücel MHP’den AKP'ye geçmezse, 2019'un Alanya'daki en güçlü siyasi figürü de bana göre Hüseyin Güney olacaktır.***Bu arada bir iddiamı daha sizlerle paylaşarak noktayı koyup veda edeyim.Bence 2019'da yürürlüğe gireceğini iddia ettiğim “İlçe belediye başkanlığı seçimleri olmayacak” planı bir şekilde Hüseyin Güney, Mustafa Berberoğlu ve çok yakın ekibinin kulağına fısıldandı.Normalde İlçe Başkanlığı görevi siyasi hiyerarşide daha yukarıda bir mertebe olmasına rağmen daha alt bir görev olan “Büyükşehir Alanya Koordinatörlüğü” görevi de Güney’e böyle kabul ettirildi.(İlçe başkanları direkt AKP Genel Başkanı’na bağlıdır. Oysa ilçe koordinatörleri sadece büyükşehir belediye başkanından talimat alır)***Hatta, iddia ediyorum, Adem Murat Yücel'in ileride bu planın işlevsel olduğunu görüp AKP’ye geçme ihtimaline karşı set oluşturması için Mustafa Berberoğlu'nun İlçe Başkanlığı’nda ısrar edildi, hatta araştırsak ve çok derinlere insek, Hüseyin Güney’in çok yakın arkadaşı olan, yedikleri içtikleri ayrı gitmeyen Kerim Aydoğan’ın da MHP’den 2. sıra Belediye Meclis Üyesi olmasının altında “olası bir sürpriz transferi engellemek için emniyet subabı” görevi üstlenme planı olabilir.Bana göre, yeni bir (tıpkı 2009'da olduğu gibi) Hasan Sipahioğlu transferi vakası olmasın diye bütün önlemler alındı, halen de alınıyor.Çünkü Yücel’in AKP’ye geçmesi demek, 2019’da yeniden aday gösterilmesi veya yeni Büyükşehir Koordinatörü olması anlamına gelir.***2019'da Alanya’da İlçe Belediye Başkanlığı seçimi yapılmazsa Mustafa Berberoğlu ilçe başkanı olarak kalacak, ve çok büyük aksilik olmazsa yeniden başkan olması muhtemel Menderes Türel “Antalya Guvernörü” olup Güney'e “Koordinatör olarak göreve devam” diyecek.Bunlar adı üstünde birer iddiadan ibaret. Olur veya olmaz ama baştan hepsini yeniden okuyun.Sizce de kulağa mantıklı gelmiyor mu?(Bu iddialar karşısında yeni tezi veya antitezi olanlar bana e-mail veya sosyal medya hesaplarımdan ulaşabilir, fikirlerini veya konuyla alakalı komplo teorilerini iletebilir.)