Pazar günü, hava da yağışlı olduğu için arkadaşlarla buluşup önce Alanya, sonra da Antalya maçını izlemek için bir araya geldik. Maç öncesi tahmin ettiğimiz gibi Alanyaspor maçı berabere bitti. Antalya maçı ise galibiyetimizle bitti....
Pazar günü, hava da yağışlı olduğu için arkadaşlarla buluşup önce Alanya, sonra da Antalya maçını izlemek için bir araya geldik. Maç öncesi tahmin ettiğimiz gibi Alanyaspor maçı berabere bitti. Antalya maçı ise galibiyetimizle bitti. Bir anlamda Alanya ile hüzünlenirken Antalya’mızla sevindik. Alanyaspor maçı sonrası taraftarlardan gelen yorumlar hep aynıydı: Bu takım nasıl kazanamadı. Hatta öyle yorumlar geldi ki cezalı oyuncuların bile eksikliği bilinmiyor. Ne yazık ki her zamanki gibi futbolun mutfak bölümü ile taraftarımız fazla ilgili değil. FB maçında sahaya çıkan takım ile Nazilli’deki sahaya çıkan kadro aynı imiş gibi değerlendirmeler oluyor. Bunun üstüne bir de 'ben demiştim' diyen futbol ukalaları çıkınca biz de yazmak zorunda kalıyoruz. Nazillispor maçına çıkmadan önce ilk yarının neredeyse tamamında oynayan Burak, Emre cezalı oldukları için, Haydar, Ekrem, Kerem ve Ünal ise sakatlıklarından dolayı forma giyemediler. Kadroda yer alan diğer futbolcular kısmen bir arada oynamadıkları için doğal olarak takımın dengesi bozulmaktadır. Tüm bunlara ilave olarak daha maçın 6. dakikasında önemli oyuncumuz Efecan’ın sakatlanarak oyunu terk etmesi yine planları alt üst etmiştir. Ama maçın genelini irdelediğimiz zaman Alanyaspor futbol takımı kazanmak için hamleler yapmıştır. Özellikle Ali’nin şutunun direkte patlaması, ardından karşı karşıya kaldığı pozisyon maçın kırılma anıdır. Tüm bu olumsuz tabloya rağmen alınan puan önemlidir. Futbolda her sonuç var ise bu tür sonuçlara da açık olmalıyız. Sadece Efacan’ın olması bile bu maçı bize kazandırabilirdi. Pazar günü en önemli rakibimiz Altınordu. Takım kendi sahasında 80. dakikada 3-0 önde iken maç sonucu 3-3 bitti. Bu son cümlenin takdirini Alanya’da yaşayan sporseverlere bırakıyorum. Bu yazımızdan sonra da birileri, 'o zaman niye transfer yapılmadı' diyebilir. Bu beraberlikten sonra farklı yorumlar da duyabiliriz. Önemli iki transfer de yapıldı. Ama bazı futbolcular vardır ki, alternatifini almak bile büyük maliyetler gerektiriyor. Aylardır yazıyorum ve yazmaktan da vazgeçmeyeceğim. Geçen hafta da yöneticimiz TV'de açık açık durumu anlattı. Devre arasında hazır futbolcu almak bakkaldan ekmek almaya benzemez. Bu olumsuz tabloya rağmen iki önemli futbolcu yine alındı. Kamuoyunda bu kadar dile getirilmesine rağmen halen bizi yönetenler, bu takımın bu kentin vitrini olduğunu anlamakta zorluk çekenler mucize beklemesin. Bu takımı sevenler de artık bazı şeyleri net görmelidir. Sadece tribünde takımı desteklemek veya tribüne gelmek yetmiyor. Mali açıdan yönetime katkı yapmak için kamuoyu oluşturulmalıdır. Yarın bizleri daha büyük sorunlar beklemektedir. Eğer önlem alınmazsa korkarım bu takım düşüşe hızla geçer. Umarım böyle olmaz demekten yorulduk ama görünen köy kılavuz istemez. Acil mali ilgi ve destek şart.