RUS uçağını düşürdük. Sevinenler oldu. Hatta bu konuyla ilgili olarak Cumhurbaşkanı açıklama yaparken, aklı başında olduğuına inandığımız insanlar, uçağın düşürülmesini alkışlamaya kalkınca Erdoğan uyarmak zorunda kaldı! Olayın...

RUS

uçağını düşürdük.

Sevinenler oldu.

Hatta bu konuyla ilgili olarak Cumhurbaşkanı açıklama yaparken, aklı başında olduğuına inandığımız insanlar, uçağın düşürülmesini alkışlamaya kalkınca Erdoğan uyarmak zorunda kaldı!

Olayın ileriye dönük vahametini düşünerek, gelişmelerden rahatsız olanlar var.

Çok daha vahimi, ülke içinde yıllardır devam ede gelen siyasi kutuplaşmanın bir parçası olan kimi fanatikler, Rusya’nın mevcut hükümeti zor durumda bırakması beklentisi içine girme aymazlığını sergilemeleri düşündürücü!

Uçağın düşürülmesi olayında, ne kadar haklı olursak olalım, böyle bir olayın gerçekleşmesi, ülkemiz ve ülke insanımız açısından, ileriye dönük hayati önem taşıyabileceğini bilmemiz gerekir.

Rus uçağının düşürülmesi, bugün için ne kadar önemli bir olaysa da, Ortadoğu ve Suriye’deki gelişmelerde, küresel aktörlerle Türkiye’nin izledikleri politikaların bir yansıması olduğu gerçeğini görmemiz lazım.

Uçağı düşürmek zorunda kalmamız ne kadar üzücüyse, pilotlara dönük oradaki unsurların tavırları çok çirkindi.

Suriye’deki güçlerin çatışmalarında Türkmenlerin mağduriyetleri ortadayken, uluslararası kamuoyu bakımından, pilotlara dönük ateş edilmesi ve buradaki güçlerin tutumuyla ilgili görüntünün Türkmenlere büyük zarar vereceği kanısındayım.

Türkmen milislerin askeri bir disiplinden çok uzak oldukları, bu olaydaki çirkin tavırlardan anlaşılmakta.

Çok iyi ilişkiler içinde bulunduğumuz Rusya ile, birden bire karşı karşıya kalmamızı sorgulamamızda yarar var.

Rusya’nın liderliğinde Bağımsız Ülkeler Topluluğunda Türki devletlerin de olduğunu düşünmemizde yara var.

Rusya ile aramızdaki çelişkilerde, Türki devletlerin özellikle de Türkmenistan ve Azerbaycan’ın tavrının ne olacağını merak ediyorum!

Rusya Cumhurbaşkanı Putin karizmatik bir lider.

Uluslararası arenada, hem eskisi gibi, süper bir güç olma çabası içinde, hem de yayılmacı bir politika izliyor.

Putin, hem dik duruyor hem de diklenmekten geri durmuyor!

Erdoğan için de aynı şeyleri söylemek mümkün.

Benzer özelliklere sahip bu iki liderin, Türkiye–Rusya ilişkilerini nerelere taşıyabileceği konusunda ciddi kaygılar taşımamız kadar doğal bir şey olamaz.

Bu olay sonrasında, NATO’nun bir parçası olmamızın ne kadar önemli olduğu ortaya çıktı.

Böylesine kritik bir süreçte, ABD’nin ve AB’nin tavrı çok önemli.

ABD, 1 Mart teskeresinin etkisi altında kalır mı, kalmaz mı?

AB ile NATO’daki Birleşmiş Milletler'deki 5 daimi üyenin, Erdoğan’ın uzun bir süredir kendilerine dönük diklenmeleri ve ciddi eleştirileri yüzünden, Türkiye’yi Rusya karşısında yalnız bırakmaları söz konusu olabilir mi?

- DEVAM EDECEK -