Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın 23 Eylül’de CHP üyeliğinden ayrılarak siyasi yoluna bağımsız devam edeceğini açıklaması, Ankara merkezli siyasette yeni bir tartışmayı beraberinde getirdi. İstifanın ardından en çok konuşulan başlıklardan biri Yavaş’ın bundan sonraki siyasi yol haritası ve olası cumhurbaşkanlığı adaylığı oldu. Yavaş, istifa açıklamasında başka bir partiye geçtiğini duyurmadı; belediye başkanlığı görevini bağımsız olarak sürdüreceğini belirtti.
CUMHURBAŞKANLIĞI ADAYLIĞI YENİDEN GÜNDEMDE
Yavaş’ın olası cumhurbaşkanlığı adaylığına ilişkin tartışmalar yeni değil. Mart 2025’te gazetecilerle yaptığı görüşmede seçim dönemine girildiğinde kamuoyu araştırmalarındaki durumunu dikkate alacağını belirten Yavaş, ismini anketlerde üst sıralarda görmesi halinde adaylık konusunda tereddüt etmeyeceğini söylemişti. Yavaş, aynı değerlendirmesinde 2023 seçimlerinde yaşanan hayal kırıklığının yeniden yaşanmaması gerektiğini ifade etmişti. CHP’den ayrılmasıyla birlikte daha önce yaptığı bu açıklamalar yeniden siyasi kulislerin gündemine taşındı.
HUKUKÇULARDAN OLUŞAN EKİP İDDİASI
Nefes’ten Mahir Bağış’ın aktardığı kulis bilgilerine göre Yavaş, Mart 2025’ten bu yana hukukçulardan oluşan bir ekiple çalışmalar yürütüyor. Söz konusu ekibin yalnızca olası bir adaylık sürecini değil, Türkiye’nin yönetim sistemine ilişkin seçenekleri de değerlendirdiği öne sürülüyor. Haberde, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nde yapılabilecek değişiklikler ile parlamenter veya yarı başkanlık sistemine geçiş seçeneklerinin masada olduğu, cumhurbaşkanının yetkilerinin sınırlandırılmasına ilişkin modeller üzerinde çalışıldığı iddia edildi.

Yavaş’ın parlamenter sisteme ilişkin görüşleri daha önce de kamuoyuna yansımıştı. Şubat 2025’te yaptığı bir konuşmada parlamenter sisteme dönüşü savunan Yavaş, hukuk devleti, yargı bağımsızlığı ve kuvvetler ayrılığına ilişkin değerlendirmelerde bulunmuştu. Ancak kulislerde aktarılan hukuk ekibi çalışmasının kapsamı ve ortaya çıkan herhangi bir taslağın ayrıntıları Yavaş tarafından kamuoyuna açıklanmış değil. Bu nedenle adaylık hazırlığına ilişkin bilgiler şu aşamada kulis iddiası niteliği taşıyor.
İSTİFAYA GİDEN SÜREÇTE ANITKABİR TARTIŞMASI
Yavaş ile CHP yönetimi arasındaki gerilim, partinin 103. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen Anıtkabir programına katılmamasıyla daha görünür hale geldi. CHP Grup Başkanı Faik Öztrak, 11 Eylül’de TBMM’de yaptığı açıklamada Yavaş’ın programda bulunmamasını “büyük bir hayal kırıklığı” olarak nitelendirdi. Yavaş’ın siyasi pozisyonuna ilişkin tartışmalar ilerleyen günlerde de devam ederken, CHP içinden Yavaş’ın partiyle ilişkisinin netleşmesi gerektiğine yönelik açıklamalar geldi.
Yavaş ise 23 Eylül’de açıkladığı istifa kararında süreci yalnızca tek bir tartışmaya bağlamadı. 19 Mart’tan itibaren yaşanan gelişmeler ile “mutlak butlan” tartışmaları dahil çeşitli hukuki ve siyasi süreçlere işaret eden Yavaş, CHP’yi küçük düşürecek bir davranış içinde olmadığını savundu. Parti içinde kendisi veya izlediği tutumla ilgili bir rahatsızlık bulunması halinde gereğini yapacağını daha önce söylediğini hatırlatan Yavaş, yapılan açıklamaların ardından üyelikten ayrıldığını ve yoluna bağımsız devam edeceğini bildirdi.
İSTİFA BELEDİYE BAŞKANLIĞINI SONA ERDİRMİYOR

Bir belediye başkanının seçildiği siyasi partiden ayrılması, belediye başkanlığı görevinin kendiliğinden sona ermesi anlamına gelmiyor. Parti üyeliği ile seçilmiş belediye başkanlığı hukuken ayrı statüler taşıyor. Bu nedenle Yavaş, herhangi bir partiye üye olmadan Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı sıfatıyla görevini sürdürebiliyor. Parti değiştirmek veya bağımsız kalmak ise belediye meclisindeki siyasi dengeler ve karar alma süreçleri açısından ayrı bir siyasi boyut oluşturuyor.
BAĞIMSIZ CUMHURBAŞKANI ADAYLIĞI NASIL OLUYOR?
Türkiye’de cumhurbaşkanı adaylığı yalnızca bir siyasi partiye üye kişilerle sınırlı değil. Anayasa ve seçim mevzuatı, gerekli koşulları karşılayan kişilerin siyasi partiler tarafından veya seçmen desteği yoluyla aday gösterilmesine imkân tanıyor. Dolayısıyla Yavaş’ın CHP’den ayrılmış olması tek başına olası bir cumhurbaşkanlığı adaylığının önünde hukuki engel oluşturmuyor. Bununla birlikte adaylığın hangi yöntemle gündeme geleceği, siyasi partilerle bir iş birliği kurulup kurulmayacağı ve Yavaş’ın adaylık konusunda nihai karar verip vermeyeceği henüz açıklığa kavuşmuş değil.
SİSTEM DEĞİŞİKLİĞİ İÇİN ANAYASA SÜRECİ GEREKİYOR

Kulislerde dile getirilen parlamenter veya yarı başkanlık sistemine geçiş ise yalnızca cumhurbaşkanının siyasi tercihiyle gerçekleştirilebilecek bir değişiklik değil. Türkiye’nin mevcut yönetim modelinin temel hükümleri Anayasa’da düzenlendiği için kapsamlı bir sistem değişikliği anayasa değişikliği sürecini gerektiriyor. Böyle bir süreçte TBMM’de anayasal çoğunlukların sağlanması ve ortaya çıkacak modele göre halkoylaması mekanizmasının gündeme gelmesi mümkün. Bu nedenle herhangi bir adayın sistem değişikliği hedefi, seçim kampanyasının yanı sıra Meclis aritmetiğini ve siyasi partiler arasında uzlaşma arayışını da doğrudan ilgilendiriyor.
YAVAŞ'IN YOL HARİTASI HENÜZ NETLEŞMEDİ
Yavaş’ın CHP’den ayrılması sonrasında cumhurbaşkanlığı adaylığına ilişkin tartışmalar yoğunlaşsa da kendisinden yeni ve kesin bir adaylık açıklaması gelmiş değil. Kamuoyuna yansıyan bilgiler, Yavaş’ın daha önce adaylık ihtimalini dışlamadığını ve seçim dönemindeki şartlara işaret ettiğini gösteriyor. Hukukçu ekiple hazırlık yaptığına ilişkin bilgiler ise basına yansıyan kulis aktarımlarına dayanıyor. Bu nedenle önümüzdeki dönemde Yavaş’ın bağımsız siyasi çizgisini nasıl şekillendireceği, olası adaylık için hangi yöntemi tercih edeceği ve yönetim sistemi konusunda hazırlanan çalışmaların kamuoyuna açıklanıp açıklanmayacağı siyasi gündemin izlenen başlıkları arasında yer alacak.




