Rozasea; yüzde tekrarlayan veya kalıcı kızarıklık, sıcaklık hissi, yanma, batma, kaşıntı ve hassasiyetle seyreden kronik bir deri hastalığı. Bazı kişilerde kılcal damarlar belirginleşirken, akneye benzeyen iltihaplı kabarıklıklar da görülebiliyor. Dr. Gül Şekerlisoy Tatar, hastalığın gelişiminde bağışıklık sistemi, cilt bariyeri, damar yapıları ve çevresel faktörlerin birlikte rol oynayabildiğini söyledi. İnsan cildinde doğal olarak bulunabilen Demodex isimli mikroskobik akarlar da bazı rozasea hastalarında daha yoğun görülebiliyor. Dr. Tatar, Demodex yoğunluğundaki artışın cilt bariyerini ve bağışıklık yanıtını etkileyerek kızarıklık, yanma, batma ve kaşıntı gibi şikâyetlerin artmasına katkıda bulunabileceğini belirtti. Ancak Demodex’in tek başına rozaseanın nedeni olmadığı özellikle vurgulanıyor. Rozasea yalnızca yüz derisini etkilemeyebiliyor. Demodex kirpik köklerinde de bulunabildiği için bazı kişilerde kirpik diplerinde kepeklenme, göz kapağında kaşıntı, gözde kuruluk, yanma ve batma gibi şikâyetler ortaya çıkabiliyor. Bu belirtiler zaman zaman alerjik göz hastalıklarıyla karıştırılabildiğinden uzun süre devam eden yakınmaların değerlendirilmesi önem taşıyor. Rozasea belirtileri kişiden kişiye değişmekle birlikte güneş ışığı, sıcak hava ve ani sıcaklık değişimleri yaygın tetikleyiciler arasında yer alabiliyor. Alkol, acılı yiyecekler ve bazı fermente ürünler de kimi kişilerde kızarıklık ve yanma şikâyetlerini artırabiliyor. Uzmanlar, herkese aynı besin kısıtlamalarının uygulanması yerine kişinin kendi tetikleyicilerini gözlemlemesini öneriyor. Rozaseada günlük cilt bakımı tedavinin önemli parçalarından biri. Yüzü sert sabunlarla yıkamak, kese veya lif kullanmak ve yoğun peeling uygulamak cilt bariyerini daha da hassas hale getirebiliyor. Nazik temizleyiciler, uygun nemlendiriciler ve düzenli güneş koruyucu kullanımı ise cildin korunmasına yardımcı olabiliyor.
Rozasea tanısı çoğunlukla dermatolojik muayeneyle konuluyor. Gerektiğinde dermoskopi veya farklı inceleme yöntemlerinden yararlanılabiliyor. Tedavi; kızarıklık, kılcal damar görünümü, iltihaplı kabarıklıklar ve Demodex yoğunluğu gibi bulgulara göre kişiye özel planlanıyor. Bazı hastalarda ilaç tedavileri tercih edilirken, belirgin kılcal damar ve kalıcı kızarıklıkta lazer veya ışık temelli uygulamalardan yararlanılabiliyor. Dr. Gül Şekerlisoy Tatar, yüzde sürekli tekrarlayan kızarıklık, yanma, batma, hassasiyet veya kirpik diplerinde kepeklenme gibi belirtilerin göz ardı edilmemesi gerektiğini belirtti. Erken tanı ve kişiye özel tedaviyle rozaseanın kontrol altına alınması ve şikâyetlerin azaltılması mümkün olabiliyor.
Yüzdeki kızarıklığı hafife almayın: ‘Gül hastalığı’nın işareti olabilir
YAZ sonunda yüzde artan kızarıklık, yanma, batma ve hassasiyet her zaman yalnızca güneşten ya da hassas ciltten kaynaklanmayabilir. Dermatoloji Uzmanı Dr. Gül Şekerlisoy Tatar, tekrarlayan yüz kızarıklığı ve belirginleşen kılcal damarların halk arasında “gül hastalığı” olarak bilinen rozaseanın işareti olabileceğini belirtti.
Kaynak: CNN Türk
Yorumlar
Trend Haberler
Dev vize vurgunu: İşte Alanya'da yakalanan 28 kişi
Fenerbahçe - Sturm Graz maçı saat kaçta, hangi kanalda?
Perseid meteor yağmuru Antalya’da en iyi nereden izlenir?
Marella Discovery bu sezon dördüncü kez Alanya limanında
12 Ağustos 2026 Güneş tutulması saat kaçta?
Askere gidecekler dikkat! Herkese aynı mesaj gitti...




