KİMSE kentini sevmiyor; çünkü kimse kendini sevmiyor. İnsan kendisini sevebilirse sever her şeyi. Kentleri çepeçevre saran çirkinlik ve bir karabasan gibi kentlere çöken korku sevgisizliğimizin eseri. Yunus Emre: 'Aşk gelicek (gelince) cümle...
KİMSE
kentini sevmiyor; çünkü kimse kendini sevmiyor. İnsan kendisini sevebilirse sever her şeyi. Kentleri çepeçevre saran çirkinlik ve bir karabasan gibi kentlere çöken korku sevgisizliğimizin eseri.
Yunus Emre: “Aşk gelicek (gelince) cümle eksikler biter” diyor. Birini seversek onun için cennete çeviririz yeryüzünü; çirkinlikleri güzel, eksiklikleri tam eyleriz. Yuva sıcaktır, taş ve beton soğuk. Taş ve betonu yuvaya dönüştüren sevgidir. Ve sevgidir Adem’i adam eden.
İnsan, önce kendisini sevmekle başlamalı işe. Şeyh Galip gibi düşünmeli:
“Hoşça bak zatına kim züpte-i alemsin sen.”
Yani evrenin merkezisin demeli. Demeli ki, “Merkezinde sevdiğim yani ben varım. Dünya güzel olmalı.” Ancak o zaman insan; yaşadığı evi, yaşadığı sokağı, yaşadığı kenti güzelleştirmek sevdasına düşer. Kendini seven her şeyi sever; beladan uzak durur, çirkinliklere göz yummaz.
Kentlerimizde gördüğümüz kara gözlüklü, bıyıklarını buran adamlara bir bakın. Dudaklarında küçücük bir gülümseme bile yok. Gözlerini zaten gizliyorlar nefretlerini fark etmeyelim diye. Aynalara düşmanlar kendilerini sevmedikleri için. Ve bu kara gözlüklü adamlar kuruyor şimdilerde kentleri. Sevgisizliklerini taşa, çimentoya, demire; kocaman ve çirkin gökdelenlere dönüştürüyorlar. Oysa sardunyanın kırmızısında, fesleğenin kokusunda ve yaz akşamlarının şen kahkahalarla çınlayan sokaklarında sevgi vardır. Kendini ve kentini seven insanın sıcaklığıdır tüm bunların sebebi.
Kimse kentini sevmiyor; çünkü kimse kendini sevmiyor. Öyleyse kentlerimizi ve ülkemizi yeniden inşa etmeliyiz; ama önce yüreklerde başlamalıyız inşaya. Buldozerler geçirip bütün kötülüklerin üzerinden yeniden yeşertmeliyiz yüreklerde sevgiyi. Kendimizi sevmeli ve yeniden tanımlamalıyız, gerisi kolaydır.
Göreceksiniz, bu topraklarda sevebileceğimiz kentler boy verecek. Ve sevebileceğimiz insanlar dolduracak kentlerin sokaklarını. Yüzyıllar öncesinden seslenen Yunus’a kulak vermek yapmamız gereken tek şey:
“Elif okuduk ötürü
Pazar eyledik götürü
Yaradılmışı severiz
Yaradandan ötürü
O zaman ne duruyorsunuz? Aynalara koşun ve yeniden bakın kendinize, yeniden sevin kendinizi. Yüreklerinizde yaşayın bu sevgi devriminin coşkusunu.