Antalya Ekspres'te yayımlanan habere göre, soğuk havalar ve mevsim geçişleriyle birlikte artan burun tıkanıklığı şikayetleri, hastaları hızlı çözüm sunan spreylere yönlendiriyor. Ancak burun açıcı spreylerin önerilen süreden fazla kullanılması, geçici rahatlamanın ardından kalıcı ve daha şiddetli tıkanıklıklara zemin hazırlıyor. Bu durum uyku, çalışma performansı, fiziksel aktivite ve genel günlük konforu olumsuz yönde etkileyerek yaşam kalitesini ciddi şekilde düşürüyor.

Ticaret Bakanlığı'ndan DTÖ tazminat iddialarına yalanlama
Ticaret Bakanlığı'ndan DTÖ tazminat iddialarına yalanlama
İçeriği Görüntüle

Dekonjestan özellikli burun spreyleri, burun içindeki damarları daraltarak dokulardaki şişliği hızla indiriyor. İlacın etkisi geçtiğinde ise damarlar eskisinden daha fazla genişliyor ve dokulardaki şişlik yeniden ortaya çıkıyor. Nefes almakta zorlanan kişi çareyi tekrar spreye sarılmakta buluyor ve kullanım sıklığı giderek artıyor. Bu döngü, tıp dilinde ilaç kaynaklı burun tıkanıklığı olarak bilinen tabloyu ortaya çıkarıyor.

SÜREKLİ TIKANIKLIĞIN TEK NEDENİ SPREY Mİ?

Aylar süren veya giderek kötüleşen tıkanıklıkların arkasında sadece yanlış sprey kullanımı yatmayabiliyor. Burun kemiği eğrilikleri, et büyümeleri, alerjik hastalıklar, kronik sinüzit veya polipler de nefes almayı zorlaştıran temel faktörler arasında bulunuyor. Geceleri ağızdan nefes almak zorunda kalmak; ağız kuruluğu, sabahları boğazda rahatsızlık hissi ve kalitesiz uyku gibi ek sorunları beraberinde getiriyor.

SPREY BAĞIMLILIĞINDAN NASIL KURTULUNUR?

Tuzlu su içeren okyanus suları ile damar daraltıcı ilaçların birbirinden tamamen farklı etkilere sahip olduğu vurgulanıyor. Uzun süredir dekonjestan sprey kullanan kişilerin, ilacı aniden bırakması şiddetli tıkanıklık krizlerine yol açabiliyor. Bu nedenle sprey kullanımını sonlandırmak isteyen hastaların, kendi başlarına hareket etmek yerine mutlaka bir Kulak Burun Boğaz (KBB) uzmanına başvurmaları gerekiyor. Hekim kontrolünde oluşturulacak kademeli bırakma planı ve altta yatan asıl sorunun tedavisi, kalıcı iyileşmenin anahtarını oluşturuyor.

Kaynak: Haber Merkezi