ÜMMET tabanlı ülkelerde mezhep ayrımı vardır. Bu ayırım çoğunlukla şiddete dönüşür. Ülkemizde de geçmişte bunları yaşadık. Hem Osmanlı döneminde hem de Cumhuriyette. Halen dahi bir takım tartışmalar mevcut. Yıllardır cemevlerinin...

ÜMMET

tabanlı ülkelerde mezhep ayrımı vardır.
Bu ayırım çoğunlukla şiddete dönüşür.
Ülkemizde de geçmişte bunları yaşadık.
Hem Osmanlı döneminde hem de Cumhuriyette.
Halen dahi bir takım tartışmalar mevcut.
Yıllardır cemevlerinin ibadethaneliği tartışılıyor.
Bu konuda bile bir anlaşmaya varamıyoruz.
Diğer ayrıntıları saymaya kalkmamız yersiz olur.
Ancak, ümmet anlayışı bu tartışmaları alevlendirir.

****
Ümmet anlayışının diğer zayıf yönü hukuktur.
Modern hukuk sistemi yerine şeri hukuk uygulanır.
Yani dinsel yaptırımlar zorunlu hale gelir.
Günlük yaşam dinsel kararlarla yürütülür.
Ticaretten, evliliğe kadar her şey dine tabi olur.
Misal, İran ve Suudi Arabistan ümmet temellidir.
Biri Cumhuriyet ile diğeri monarşi ile yönetilir.
Fakat hangisi olursa olsun devlet dine dayanır.
Ve dini lider o ülkenin lideri konumuna gelir.
Hacı, hoca ve imam gibi ünvanlar halkı yönetir.

****
Ümmet devletlerin bir sakıncası da özgürlüktür.
Kişisel hak ve hürriyetlerin kısıtlanmasıdır.
Bu kısıtlama kadın haklarında daha çoktur.
Çünkü kadınlar ikinci sınıf vatandaş sayılırlar.
Ve bütün insanların yaşam şeklini devlet belirler.
Yenilikçi düşüncelere kapalıdırlar.
İcat ve buluşları dine karşı gibi algılarlar.
Modern anlayışlar şeytan işi olarak düşünülür.
Bu nedenle ümmet devletler gelişmeyi engeller.
Çağdaş ve uygar yapılara düşman kesilirler.
Gerici, yobaz ve ilkel yaşamı seçerler.

****
Günümüzdeki ümmet devletlere bakalım.
Aynı Allah'a ve dine inananlar birbirini öldürüyor.
Aynı kitaba ve peygambere inananlar katlediliyor.
Paylaştıkları şehirleri yerle bir ediyorlar.
Biri diğerinin camisini yakıyor, diğeri de öbürünün.
İki taraf da "Allahü ekber" nidalarıyla saldırıyor.
Çocuklar, yaşlılar ve kadınlar öldürülüyor.
İnsanlar topraklarından kaçıyorlar.
Perişan bir halde başka topraklara sığınıyorlar.
Bunların çoğunluğu Arap milletinden.
Yani millet anlayışları tamamen yok olmuş.
Kendi ırklarını yok etmekten çekinmiyorlar.
Başka dinlere ise hiç hoşgörüleri yok.
Kalan da perişan halde, göç edip giden de.
Ortaçağ'da Avrupa devletleri bunu yaşayarak gördü.
Bugün ise biz Müslümanlar yaşayarak görüyoruz.

- DEVAM EDECEK -