Antalya'da uzak doğu menşeli düşük maliyetli ürünlerin piyasaya hakim olması, geleneksel ayakkabı tamirciliğini durma noktasına getirdi. Sektör temsilcilerinin aktardığına göre, meslekte 50 yıldır hizmet veren Mahmut Zengin, zanaatın tarihinin en zorlu süreçlerinden birinden geçtiğini belirterek hem müşteri kaybına hem de çırak krizine dikkat çekti.
Geçmişte kaliteli ayakkabıların uzun yıllar kullanıldığını ve onarılarak yeniden değerlendirildiğini hatırlatan Zengin, günümüzde tüketim alışkanlıklarının tamamen değiştiğini ifade etti. Semt pazarlarında 200-300 TL bandında satılan ithal spor ayakkabıların sektöre darbe vurduğunu vurgulayan deneyimli usta, bu ürünlerin yıprandığında onarım yerine doğrudan çöpe atıldığını kaydetti.
EKONOMİK KOŞULLAR TÜKETİCİ TERCİHİNİ DEĞİŞTİRDİ
Vatandaşların alım gücündeki daralmanın tamir sektörüne yansımaları giderek belirginleşiyor. Kaliteli ve uzun ömürlü ayakkabı fiyatlarındaki artışın tüketiciyi mecburi olarak ucuz alternatiflere yönlendirdiği, düşük kaliteli ürünlerin kısa sürede deforme olmasına rağmen yenisiyle değiştirildiği bildirildi.
Özellikle son 10 yılda çok sayıda tamirci esnafının artan işletme maliyetleri ve düşen iş hacmi sebebiyle kepenk kapatmak zorunda kaldığı belirtiliyor. Ayakta kalmaya çalışan mevcut işletmeler ise azalan talep karşısında zorlu bir ekonomik sınav veriyor.
ZANAATIN DEVAMI İÇİN HANGİ ADIMLAR ATILMALI?
Sektördeki en kritik sorunların başında yeni neslin mesleğe ilgi göstermemesi geliyor. Geçmişte usta-çırak ilişkisiyle büyüyen atölyelerde bugün çalışacak genç bulunamadığına işaret eden esnaf, mesleğin yalnızca bir geçim kaynağı değil, korunması gereken kültürel bir zanaat olduğunun altını çiziyor.
Antalya genelinde yaşanan bu usta-çırak krizi ve artan maliyet baskısı, Alanya'daki geleneksel zanaatkarlar tarafından da yakından takip ediliyor. Bölgedeki sektör temsilcileri, hem ekonomik israfın önüne geçilmesi hem de yerel zanaatların yaşatılması için meslek liseleri ile çıraklık eğitim merkezlerine yönelik teşvik programlarının acilen hayata geçirilmesi gerektiğini savunuyor.




