ABD, Grönland güvenliği için Danimarka ile anlaştı
ABD, Grönland güvenliği için Danimarka ile anlaştı
İçeriği Görüntüle

ABD Başkanı Donald Trump, İran ile devam eden çatışmalara ilişkin değerlendirmesinde savaşın yakın zamanda sona ereceğini savundu. Trump, çatışmaların bitmesinin enerji piyasalarındaki baskıyı azaltacağını öne sürerek benzin fiyatlarının savaş öncesindeki seviyelere, hatta daha aşağıya gerileyebileceğini söyledi. İran'daki askeri sürece ilişkin olarak da ABD'nin sahada üstün durumda olduğunu ileri süren Trump'ın açıklamaları, savaşın seyri kadar çatışmanın Amerikan ekonomisine yansıyan enerji maliyetlerinin de Washington yönetiminin gündeminde olduğunu ortaya koydu. Trump'ın savaşın yakında biteceği ve akaryakıt fiyatlarının düşeceği yönündeki ifadeleri güncel açıklamalarıyla da örtüşüyor.

PETROL FİYATLARINDA JEOPOLİTİK RİSK ETKİSİ

İran ve çevresindeki askeri gerilim, enerji piyasaları açısından yalnızca bölgesel bir güvenlik meselesi olarak görülmüyor. Orta Doğu, dünya petrol üretimi ve ticaretinde kritik bir konumda bulunurken özellikle Basra Körfezi ile Hürmüz Boğazı çevresindeki güvenlik gelişmeleri petrolün uluslararası piyasalara ulaştırılma maliyetini doğrudan etkileyebiliyor. Çatışmanın büyümesi, tanker taşımacılığına ilişkin riskleri ve sigorta maliyetlerini artırabildiği gibi piyasalarda gelecekte arzın kesintiye uğrayabileceği endişesiyle petrol fiyatlarının yükselmesine de neden olabiliyor. Son dönemde bölgede yaşanan arz ve sevkiyat sorunlarının petrol piyasasında fiyat baskısı oluşturduğu belirtiliyor.

Bu nedenle Trump'ın savaşın sona ermesiyle benzin fiyatlarının hızla gerileyeceği yönündeki değerlendirmesi piyasanın yalnızca bir bölümüne dayanıyor. Çatışmaların durması jeopolitik risk primini azaltabilir ancak tüketicinin ödediği akaryakıt fiyatı yalnızca savaşın devam edip etmemesine bağlı değil. Ham petrol fiyatlarının yanı sıra rafineri kapasitesi, stok seviyesi, nakliye maliyetleri, mevsimsel talep ve dağıtım zincirindeki gelişmeler de pompa fiyatlarını belirliyor. Bu nedenle petrol fiyatlarında yaşanabilecek bir düşüşün benzin ve motorin fiyatlarına aynı hızda ve aynı oranda yansıması garanti edilmiyor.

ENERJİ MALİYETLERİ EKONOMİNİN GENELİNE YAYILIYOR

Petrol ve akaryakıt fiyatlarındaki yükselişin etkisi yalnızca araç sahiplerinin yaptığı harcamalarla sınırlı kalmıyor. Dizel yakıt başta olmak üzere enerji maliyetlerinin yükselmesi; kara taşımacılığı, tarım, üretim ve lojistik sektörlerinde maliyetleri artırabiliyor. Şirketlerin yükselen taşıma ve üretim giderlerini ürün fiyatlarına yansıtması halinde enerji kaynaklı baskı zamanla gıda ve tüketim malları dahil ekonominin farklı alanlarına taşınabiliyor. ABD'de de İran çatışmasının enerji ve özellikle taşımacılık maliyetleri üzerindeki etkileri ekonomi gündeminin önemli başlıklarından biri haline gelmiş durumda.

Çatışmanın sona ermesi durumunda ise piyasaların ilk izleyeceği başlıklardan biri enerji altyapısının ve deniz ticaret yollarının ne ölçüde normale döneceği olacak. Petrol tankerlerinin güvenli geçişinin sağlanması, üretim ve sevkiyat üzerindeki risklerin azalması ve piyasanın arz konusunda yeniden güven kazanması fiyatlardaki risk primini aşağı çekebilir. Buna karşılık siyasi veya askeri gerilimin devam etmesi halinde resmi bir ateşkes ya da çatışmaların yoğunluğunun azalması tek başına fiyatlarda kalıcı düşüş için yeterli olmayabilir.

TRUMP'TAN MEDYA VE ANKET ŞİRKETLERİNE ELEŞTİRİ

Trump açıklamalarında Amerikan medyasını da hedef aldı. Washington Post için sert ifadeler kullanan ABD Başkanı, Fox tarafından yayımlanan anketlerden de memnun olmadığını belirterek anket çalışmalarını eleştirdi. Trump'ın medya kuruluşlarıyla yaşadığı gerilim yeni değil; Başkan son açıklamalarında bazı kuruluşları "sahte haber" yapmakla suçlarken Washington Post'a yönelik eleştirilerini de yineledi. Basın kuruluşları ve meslek örgütleri ise Beyaz Saray'a erişimin habercilik faaliyetleri açısından önem taşıdığını savunuyor.

POLONYA VE RUSYA-UKRAYNA MESAJLARI

ABD Başkanı dış politika değerlendirmelerinde Polonya yönetimine ilişkin olumlu ifadeler kullanırken, Polonya Cumhurbaşkanı'nın siyasi yükselişinde kendi desteğine de vurgu yaptı. Trump'ın bu sözleri ABD'nin Avrupa'daki müttefikleriyle ilişkilerini değerlendirdiği açıklamaların bir parçası olarak öne çıktı. Rusya-Ukrayna savaşı konusunda ise Trump, Rusya'nın Ukrayna'nın müttefiklerine yönelik saldırılarda bulunduğunu ileri sürdü ve bunun yaklaşık beş yıldır devam ettiğini savundu. Bu ifade Trump'ın değerlendirmesi niteliğinde olup Rusya'nın NATO ülkelerine veya Ukrayna'nın diğer müttefiklerine doğrudan askeri saldırıda bulunduğu şeklinde bağımsız bir tespit olarak değerlendirilmemeli. Trump'ın sözleri kamuya yansıyan açıklamalarında da aynı şekilde yer aldı.

GÖZLER SAVAŞIN SEYRİ VE ENERJİ PİYASALARINDA

Trump'ın açıklamalarının ardından önümüzdeki süreçte iki başlık yakından izlenecek: İran ile çatışmaların gerçekten sona ermesine yönelik diplomatik veya askeri bir sürecin ortaya çıkıp çıkmayacağı ve bölgedeki gelişmelerin petrol piyasalarına nasıl yansıyacağı. Trump savaşın yakın zamanda biteceği konusunda iyimser bir tablo çizerken, güncel gelişmeler çatışmanın ve bölgesel gerilimin sürdüğünü gösteriyor. Bu nedenle enerji fiyatlarının yönü konusunda kesin bir takvim vermek mümkün değil; petrol piyasasında arz güvenliği, sevkiyat güzergâhları ve çatışmanın geleceğine ilişkin beklentiler belirleyici olmaya devam edecek.

Kaynak: Haber Merkezi