Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen iki ayrı soruşturma kapsamında kamuoyunca tanınan isimlerin de aralarında bulunduğu toplam 24 kişi hakkında gözaltı kararı verildi, 21 şüpheli yakalandı. Başsavcılığın ilk dosyaya ilişkin açıklamasında; uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanıldığı, kullanımın kolaylaştırıldığı ya da yer temin edildiği yönünde “makul şüpheyi destekleyen delillere” ulaşıldığı bildirildi. İstanbul İl Jandarma Komutanlığı ekiplerince yürütülen işlemlerin ardından şüpheliler sağlık kontrolü ve biyolojik inceleme amacıyla Adli Tıp Kurumuna götürüldü.

İstanbul'da ambulansa yol vermeyen sürücü kamerada
İstanbul'da ambulansa yol vermeyen sürücü kamerada
İçeriği Görüntüle

İKİ AYRI SORUŞTURMA DOSYASI YÜRÜTÜLÜYOR

İlk soruşturmada 18 kişi hakkında gözaltı kararı verilirken bunlardan 15'i gözaltına alındı. Bu grupta oyuncu Aras Bulut İynemli, Melis Sezen ve Nilperi Şahinkaya, şarkıcı Seyfullah Sağır (Sefo), eski milli futbolcu Hasan Şaş, Melis İşiten ve gazeteci Yağız Sabuncuoğlu gibi kamuoyunca tanınan isimler de yer aldı. Adli Tıp Kurumundaki işlemlerin ardından bu dosyadaki 10 kişi adliyeye sevk edilmeksizin serbest bırakılırken Nilperi Şahinkaya, Hasan Şaş, Sayat Zurnacı, Aytaç Kart ve Muhammet Kahyaoğlu'nun adliyeye gönderilmesine karar verildi.

Başsavcılık tarafından aynı süreçte yürütülen ikinci dosyada ise Volkan Akçıray, Zeynep Akçıray, Eda Güzelcik, Sezer Çakır, Hazal Filiz Küçükköse ve Yeliz Tuba Yasa gözaltına alındı. Bu soruşturmanın uyuşturucu madde kullanımı ve temininin yanı sıra fuhşa aracılık, şantaj ve özel hayatın gizliliğini ihlal iddialarını da kapsadığı aktarıldı. Altı şüphelinin Adli Tıp Kurumuna sevk edildiği ve gözaltı sürelerinin uzatıldığı bildirildi. Söz konusu suçlamalar soruşturma aşamasındaki iddialar niteliğinde olup şüpheliler hakkında kesinleşmiş bir mahkûmiyet hükmü bulunmadığı dikkate alınmalı.

İKİ ŞÜPHELİ TUTUKLANDI

Savcılık ifadeleri tamamlanan beş şüpheliden Sayat Zurnacı, Aytaç Kart ve Muhammet Kahyaoğlu tutuklama talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edildi. Nilperi Şahinkaya ile Hasan Şaş hakkında ise adli kontrol uygulanması talep edildi. Hakimlik değerlendirmesinin ardından Zurnacı ve Kart'ın tutuklanmasına karar verildi; Şahinkaya, Şaş ve Kahyaoğlu ise adli kontrol hükümleri uygulanarak serbest bırakıldı.

GÖZALTI, ADLİ KONTROL VE TUTUKLAMA AYNI ANLAMA GELMİYOR

Ceza soruşturmalarında gözaltına alınmak veya adliyeye sevk edilmek, kişinin suçlu olduğuna karar verildiği anlamına gelmiyor. Kolluk işlemlerinin ardından Cumhuriyet savcısı mevcut delilleri, ifadeleri ve inceleme sonuçlarını değerlendirerek şüphelinin serbest bırakılmasına, adli kontrol ya da tutuklama talebiyle hakimliğe gönderilmesine karar verebiliyor. Ceza Muhakemesi Kanunu'na göre tutuklama için kuvvetli suç şüphesini gösteren somut delillerin yanında bir tutuklama nedeninin bulunması ve uygulanacak tedbirin ölçülü olması gerekiyor.

Adli kontrol ise tutuklamaya alternatif bir koruma tedbiri olarak uygulanabiliyor. Hakim; dosyanın niteliğine göre yurt dışına çıkış yasağı, belirlenen yerlere düzenli başvurma veya kanunda düzenlenen başka yükümlülüklerden birine ya da birkaçına hükmedebiliyor. Bu nedenle aynı soruşturma kapsamında bazı şüphelilerin tutuklanması, bazılarının adli kontrolle serbest bırakılması; şüphelilerin dosyadaki hukuki durumlarının ayrı ayrı değerlendirildiğini gösteriyor.

UYUŞTURUCU DOSYALARINDA SUÇUN NİTELİĞİ ÖNEM TAŞIYOR

Türk Ceza Kanunu, kişisel kullanım kapsamında değerlendirilen uyuşturucu fiilleri ile başkasının uyuşturucu kullanmasını kolaylaştırmaya yönelik eylemleri birbirinden ayrı düzenliyor. Kullanım amacıyla uyuşturucu bulundurma veya kullanma iddialarında tedavi ve denetimli serbestlik mekanizmaları gündeme gelebilirken; özel yer, donanım ya da malzeme sağlamak veya kullanımın ortaya çıkarılmasını zorlaştıracak önlemler almak gibi eylemler “uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma” kapsamında ayrı bir suç olarak ele alınıyor. Bu nedenle biyolojik inceleme sonuçlarının yanında telefon kayıtları, dijital materyaller, tanık anlatımları ve diğer delillerin dosyanın bütünlüğü içinde değerlendirilmesi soruşturmanın ilerleyen aşamalarında önem taşıyor.

TEDAVİ VE DENETİMLİ SERBESTLİK SÜRECİ

Kişisel kullanıma ilişkin dosyalarda mevzuat yalnızca cezalandırmaya değil, uyuşturucu kullanımının tekrarlanmasını önlemeye yönelik tedavi ve denetimli serbestlik uygulamalarına da yer veriyor. Adalet Bakanlığı düzenlemelerine göre bu kapsamdaki kişiler belirlenen yükümlülüklere tabi tutulabiliyor, gerektiğinde sağlık kuruluşlarında tedavi programlarına yönlendirilebiliyor ve uyuşturucu kullanıp kullanmadıklarının belirlenmesi amacıyla kontrol süreçlerinden geçirilebiliyor. Yükümlülüklere uyulmaması veya yeniden kullanım tespit edilmesi halinde ise dosyanın hukuki seyri değişebiliyor.

SORUŞTURMADA YENİ DELİLLER BELİRLEYİCİ OLACAK

Sanat, spor, medya ve iş dünyasından tanınan kişilerin soruşturmalarda yer alması dosyalara yüksek kamuoyu ilgisi getirse de ceza muhakemesinde değerlendirme kişilerin şöhretinden bağımsız olarak deliller üzerinden yürütülüyor. Bundan sonraki süreçte Adli Tıp incelemeleri, dijital materyaller ve savcılığın elde edeceği diğer bulguların dosyalara nasıl yansıyacağı önem taşıyacak. Tutuklama ve adli kontrol kararları ise soruşturma aşamasındaki koruma tedbirleri olduğundan, şüpheliler hakkındaki nihai hukuki durum ancak soruşturma ve varsa kovuşturma sürecinin ilerlemesiyle netleşecek.

Kaynak: Haber Merkezi