Manifest grubunun ve Hypers ajansının kurucusu Tolga Akış hakkında yürütülen soruşturmada savcılık işlemleri tamamlandı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan Akış, savcılık ifadesinin ardından “müstehcenlik” suçundan tutuklanması talebiyle Sulh Ceza Hakimliği’ne sevk edildi. Akış hakkındaki nihai kararı hakimlik verecek.

SAVCILIK TUTUKLAMA TALEBİNDE BULUNDU

Soruşturma kapsamında Akış hakkında “müstehcenlik”, “uyuşturucu madde kullanma” ve “suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama” iddiaları üzerinde durulurken, savcılığın hakimliğe sevk talebinin “müstehcenlik” suçu üzerinden yapıldığı bildirildi. Sevk yazısına ilişkin basına yansıyan bilgilere göre savcılık, Manifest'in faaliyetleri kapsamında yayımlanan bazı içeriklerin geniş kitlelere ulaştığını ve çocukların bu içeriklere herhangi bir filtreleme mekanizması olmadan erişebildiğini değerlendirdi. Akış hakkındaki soruşturma devam ederken, henüz kesinleşmiş bir mahkumiyet kararı bulunmuyor.

Zayn Sofuoğlu şimdi de oyunculuğa adım attı!
Zayn Sofuoğlu şimdi de oyunculuğa adım attı!
İçeriği Görüntüle

AKIŞ İFADESİNDE İDDİALARA YANIT VERDİ

Savcılık ifadesinde Manifest'in kurucusu olduğunu belirten Tolga Akış, grup üyelerinin Big Five Türkiye isimli yarışma kapsamında seçildiğini söyledi. Yurt dışından gelen para hareketlerine ilişkin sorulara da yanıt veren Akış, gelirlerin YouTube ile Spotify ve Apple gibi dijital müzik servislerinden kaynaklandığını savundu. Akış'ın savcılıkta aylık gelirini 350 bin TL olarak beyan ettiği de basına yansıdı.

Akış, Manifest üyelerinin gelir paylaşımına ilişkin kamuoyuna yansıyan iddiaları da reddetti. Kendi anlatımına göre, Manifest projesindeki gelir paylaşımının yüzde 60'lık bölümü grup üyelerine eşit şekilde dağıtılıyor, yüzde 40'lık bölüm ise şirket tarafından projenin giderlerine ayrılıyor. Akış, grup üyelerinin başka kişilerle görüşmelerinin yasaklandığı yönündeki iddiaların da doğru olmadığını savundu.

SOSYAL MEDYA VE REKLAM PAYLAŞIMLARINA İLİŞKİN AÇIKLAMA

Grup üyelerinin kişisel sosyal medya hesaplarından bağımsız şekilde reklam paylaşamadığı yönündeki iddialara da değinen Akış, bu iddianın kısmen doğru olduğunu söyledi. Müzik sektöründe grup veya sanatçı yönetiminde reklam, sponsorluk ve marka işbirliklerinin sözleşmelerle düzenlenmesi yaygın bir uygulama olarak öne çıkıyor. Bu tür ilişkilerde tarafların hak ve yükümlülükleri, gelir paylaşımından reklam anlaşmalarına ve içerik kullanımına kadar sözleşme hükümleri üzerinden belirleniyor. Somut uyuşmazlıklarda ise belirleyici olan taraflar arasında imzalanan sözleşmeler ve bunların uygulanma biçimi oluyor.

MESUT ADLİN'İN İDDİALARINA KARŞI SAVUNMA

Tolga Akış ifadesinde fotoğrafçı Mesut Adlin'i yaklaşık bir yıl önce bazı projelerde birlikte çalışmaları nedeniyle tanıdığını anlattı. Adlin ile daha sonra yollarını ayırdıklarını belirten Akış, sosyal medyada yayımlanan bazı yazışmaların ise bağlamından koparıldığını savundu. Akış, eşi ile Zeynep Sürmeli ve Mesut Adlin arasındaki yazışmaların “mizah amaçlı” olduğunu ve gerçeği yansıtmadığını öne sürdü. Mesut Adlin'in söz konusu içerikleri kendisini ve Manifest'i itibarsızlaştırmak amacıyla kullandığını iddia etti.

Adlin daha önce yayımladığı videoda Manifest'in çalışma düzeni, grup üyelerinin sözleşmeleri, gelir paylaşımı ve üyelerin özel hayatlarına müdahale edildiği yönünde çeşitli iddialarda bulunmuştu. Bu iddialar üzerine Tolga Akış'ın avukatı aracılığıyla suç duyurusunda bulunulduğu açıklanmış, Adlin de gözaltına alınarak ifadesinin ardından serbest bırakılmıştı. Adlin'in ileri sürdüğü iddiaların önemli bir bölümü Akış tarafından reddediliyor ve bunların doğruluğuna ilişkin kesinleşmiş bir yargı kararı bulunmuyor.

KÜÇÜKÇİFTLİK PARK DOSYASINA DA DEĞİNDİ

Akış, 6 Eylül 2025'te KüçükÇiftlik Park'ta gerçekleştirilen ve daha sonra Manifest üyelerinin yargılandığı olayla ilgili dosyada kendisinin şüpheli olmadığını da ifade etti. Sahnedeki dans figürlerinin kendi yönetiminde gerçekleşmediğini savunan Akış, bu nedenle herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını ileri sürdü. Akış'ın tutuklanması yönündeki savcılık talebinin ardından dosyadaki mevcut delilleri ve savunmayı değerlendirecek Sulh Ceza Hakimliği; tutuklama, adli kontrol veya serbest bırakma yönünde karar verebilecek.

ADLİ SÜREÇ NASIL İŞLEYECEK?

Ceza soruşturmalarında savcılığın tutuklama istemi, şüphelinin otomatik olarak tutuklandığı anlamına gelmiyor. Tutuklama, soruşturma aşamasında başvurulabilen bir koruma tedbiri niteliğinde bulunuyor ve karar verme yetkisi Sulh Ceza Hakimliği'ne ait. Hakimlik; dosyadaki delilleri, savcılığın talebini ve şüphelinin savunmasını değerlendirerek kararını veriyor. Bu nedenle Tolga Akış hakkındaki hukuki durum, hakimlik işlemlerinin tamamlanmasının ardından netleşecek.

Kaynak: Haber Merkezi