Türkiye 1983 tarihinden itibaren PKK terör örgütü ile mücadele etmektedir. Bu arada her iki taraf binlerce şehit ve ölü verdi. Binlerce köy boşaltıldı, yüz binlerce dolar harcama yapıldı. Doğu ve Güneydoğu illerinde yatırım yapılamadı....
Türkiye 1983 tarihinden itibaren PKK terör örgütü ile mücadele etmektedir. Bu arada her iki taraf binlerce şehit ve ölü verdi. Binlerce köy boşaltıldı, yüz binlerce dolar harcama yapıldı. Doğu ve Güneydoğu illerinde yatırım yapılamadı. Okullar yakıldı, öğretmenler şehit edildi ve terör halkı evine kapadı. Seçimler de terör örgütü her türlü baskı yaptı ve halkın özgür oy kullanmasını engelledi. Şu gerçeğin herkesçe bilinmesi gerekir. Bu tarihe kadar TSK’miz her türlü zor şartlar altında terörü önlemek için çalıştı, çarpıştı. Ne var ki, bir türlü örgütün eylemlerine mani olunamadı. 30 yıldır örgüt profesyonelleştiği, inisiyatifi ele geçirdiği halde, TSK’miz bir türlü etkin bir strateji geliştiremedi. Hâlâ, klasik uygulamalarla gariban Mehmetçik ateş hattına sürülmektedir. Şu anda, askerin lüzum gördüğü her türlü, silah, cephane, araç, gereç, uçak, helikopter mevcuttur. Gece görüntülü dürbün ve termal kameralarla yerdeki karıncaların görülmesi dahi mümkündür. Ancak, bu ekipmanların en doğru bir şekilde kullanılması da esastır. Teröristlerin koyun sanılması ve ona göre önlem alınmaması sonucunda kaç baskın yapıldı ve kaç Anadolu’nun kınalı başlı yiğitleri şehit edildi.
TSK, dünyada mevcut ordular arasında saygın bir yeri olan ordudur. Halen, Kara Kuvvetleri’nde 9 Orgeneral, 20 Korgeneral., 44 Tümgeneral., 96 Tuğgeneral; Deniz Kuvvetlerinde 2 Oramiral., 5 Koramiral, 12 Tümamiral, 28 Tuğamiral.; Hava Kuvvetleri’nde 2 Orgeneral., 8 Korgeneral, 16 Tümgeneral, 32 Tuğgeneral ve Jandarma Komutanlığında 3 Korgeneral, 6 Tümgeneral., 18 Tuğgeneral vardır. Ayrıca TSK’lerinde 6175 Albay görev yapmaktadır. Ankara Garnizonu’nda 180 general görevlidir. Bildiğiniz üzere, 1993 yılında terör bitme noktasına gelmişti. Başbakan Tansu Çiller, Genelkurmay Başkanı ise Org. Doğan Güreş’tir. Güneydoğu’ya üst düzey komutan gönderilmesi elzemdir. Nedense hiç bir paşa gitmemekte direnir ve istifa etmekle tehdit etmektedirler. Emekli General Osman Pamukoğlu anlatıyor; Genelkurmay Başkanı Doğan Güreş, Albay Osman Pamukoğlu’nu makamına çağırır. Güreş Paşa son derece kızgındır: “Bunların hepsini emekli edeceksin, hatta sosyal haklardan da mahrum edeceksin” der. Çünkü Generaller Güneydoğu’ya gitmemek için direnmektedirler. Albay Pamukoğlu’na “Seni Tümgeneral yapıyorum, git” der. O zaman karargâhta 80 Tuğg. var ama hiç biri Güneydoğu’ya gitmiyor. Gönderilerse istifa edecekleri tehdidinde bulunuyorlar. O tarihlerde polis özel hareket birimleri de görevlendirilmişti. Ve çok iyi netice alınmakta idi. Lakin, 28 Şubat post-modern darbecileri, bu birimi Güneydoğu’dan aldılar, hatta miktarlarını dahi minimuma indirdiler. Hükümet yeni karar alarak polis özel hareket birimini yeni bir yapılanma ile terörle mücadele için Güneydoğuya gönderecek. Asker ile beraber çalışacaklar. Çünkü, yukarıda da yazdım, PKK terör örgütü 30 yıldır sürdürdüğü mücadelesinde tamamen profesyonel kimliğe bürünmüştür. Onun karşısında ise ancak onun kadar profesyonel bir gücün olması doğru bir yaklaşım değil mi? Muhalefet partilerinin de bu bilinç içinde olarak olayı başka türlü yorumlamamaları gerekmez mi?