ALANYASPOR Süper Lig'e çıktıktan sonra her köşede iki konu gündemi oluşturdu ve sezon başlayıncaya kadar da bu iki konu gündemden düşmeyecektir. Bunlar, yapılacak transferler ve taraftardan yeni sezonda beklentiler üzerinedir. Transfer...

ALANYASPOR

Süper Lig’e çıktıktan sonra her köşede iki konu gündemi oluşturdu ve sezon başlayıncaya kadar da bu iki konu gündemden düşmeyecektir. Bunlar, yapılacak transferler ve taraftardan yeni sezonda beklentiler üzerinedir. Transfer konusunda profesyonellerin çalışmasına müdahale etmemiz veya yönlendirmeye çalışmamız söz konusu olmaz. Ancak yapılan transferlerden sonra fikrimizi beyan ederiz. Taraftar konusu ise süregelen bir değişim olduğu için herkes gibi beni de tedirgin etmektedir. Yazacaklarımız normal taraftar hariç bazılarının canını sıkabilir. Tabi ki hangi pencereden bakacakları ve egolara kapılmadan ders çıkarılması da bir alternatiftir. Uyarılarıma karşı bir açıklama olmadığı sürece detaylara inmeden sorunları ve çözümleri kamuoyu ile paylaşmak istiyorum. İnsanların beklentisi bu yönde olduğu için temennim, hatalardan ders alınarak Alanya’ya yakışır tribünler olmasıdır.
Alanyaspor tribünlerinde gruplar çoğalmaya başladığından bu yana farklı yönlere evrilmelerini hep birlikte izliyoruz. Gruplar arası sevgi bağı kalmaması bir yana, birbirlerine tahammülsüzlük sınırı çoktan aşıldı. Tribün liderleri birleştirici değil de kutuplaştırıcı olursa yanlarında olanlar da aynı yolu izliyor ve izleyecektir. Arka planı bilmeyen normal taraftarlar ne kadar ‘birleşme olsun’ dese de hepimiz iyi biliyoruz ki, bunu kendileri hiçbir zaman yapmayacak. Üst liglere çıktıkça sponsorların çoğalması ve bu süreci farklı evrimlere götüren zihniyet tek yerden yönetilmeyi kabul etmez. Hayatını sosyal medyada beğeniler üzerine kurarak güç olduğunu savunanlar, patlayıcı, meşale gibi tehlikeli maddeleri sosyal medyada meşru hale getirip gençleri bu yola sürükleyenler, mola yerlerinde, şenliklerde patlayıcılarla insanları korkutanlar, çoğalmanın insanları kucaklamakla olduğunun farkına varmadan ‘başka formalılar gelmesin’ diyenler, yanındaki insanlara güvenerek işyerlerini tehdit edip sevimsiz olanlar, grubuna maddi yardım yapmadı diye STK’ları tehdit edenler, alkol almadan maça girmeyenler, takımın galibiyetini bile kendi grubuna bağlayanlar, karşılıklı tezahüratı bile yapamayanlar, bunlardan geriye adım atmadığı sürece tribünlerde kargaşa bitmez ve en çok yorulanlar da yönetimler olur. Ben ders alınması için madalyonun bir yüzünü paylaştım. Diğer yüzünü belki düzelirler diye saklı tutuyorum. Ne yazık ki Süper Lig’e çıktığımızı daha idrak edemeyenler var. Gruplar başka takım taraftarlarına bakmak yerine önce Alanya ve konumunu iyi idrak etmesi lazım. Bizim sorumluluğumuz Alanya halkına ve sporseverleredir. Gruplara şirin gözükmek, övmek en kolayıdır ve senden iyisi olmaz. Önemli olan yanlışlarını söylemek ve eleştirileri göğüslemektir. Nasıl bir tepki verecekleri de kendi sınavları olacaktır. En azından arkalarındaki insanları kendi egoları yüzünden kutuplaşmalara itmemeleri, sorumlu davranmaları gerekir.
Çözüme gelince, bunu yapacak olan Alanyaspor Başkanı ve yönetim kuruludur. Alt liglerde yerel basın ve kısmen TRT bunları irdelerken, şimdi tüm Türkiye gözlemleyecek. Son yıllarda aldığımız cezaları tarihimiz boyunca almadık ve bu cezalar şimdi katlanacaktır. Artık tek tribün devri başlamalıdır. Gerekirse istemeyenler uzaklaştırılacak ama geleceğimiz için radikal kararlar almanın zamanıdır. Süper Lig’de evimizdeki ve dışarıdaki iki maçta cezalıyız. Kutuplaşmayı sıradan bir sorun olarak gördüğümüz için ve ceza uygulanmadığı için sorunlar yumağı büyüyerek bugünlere gelindi. Eğer biz bu durumdan ‘memnunuz’ denilirse bu da bir tercihtir ve yansımalarını bize zaman gösterecektir. Endişelerim zaman içinde hep çıksa da umarım bir kez yanılırım ve grupların, cezaların konuşulmadığı bir sezon geçiririz.