ALANYASPOR kaybettiği zaman bırakın yazmayı, metabolizmam bozuluyor ama görevimiz gereği okuyucularımızla görüşlerimizi paylaşmak durumundayız. İlk yarının sonlarına geldiğimiz haftalarda çıkışına ara veren Alanyaspor, son 3 maçta...
ALANYASPOR
kaybettiği zaman bırakın yazmayı, metabolizmam bozuluyor ama görevimiz gereği okuyucularımızla görüşlerimizi paylaşmak durumundayız. İlk yarının sonlarına geldiğimiz haftalarda çıkışına ara veren Alanyaspor, son 3 maçta 1 puan alarak hayal kırıklığı yarattı ve çöküş sürecine girdi.
30 yılı aşkın camianın içindeyim ve sayısız maçlar kazanıp kaybettik. Her dönemin kendi içindeki durumuna göre sevinçlerimiz ve hüzünlerimiz oldu. Futbolda her sonuca katlanmak ve önümüze bakmanın gereğini bana yıllar öğretti. Ama son yıllarda kazanma alışkanlığımızdan mı, yoksa iyi bir jenerasyon yakaladığımız için mi bilemiyorum, yenilgileri kabul etmekte zorlanıyorum. Son 3 yılda birçok futbolcu geldi veya gitti ama değişmeyen tek şey takım oyunu ve futbol oynamaya çalışan bir ekip olmamız oldu. O kadar çok kazanmaya alıştık ki kaybedince iç dünyamdaki fırtınalar artıyor ve suçlu aramaya çalışıyorum. Ama bunun sebebi, özellikle bu sezon hazırlık kampından beri defalarca uyarılarımıza rağmen yanlışlarda ısrar edilmesinden dolayıdır. Haftalardır kazanırken dahi yazıyoruz ama umursamaz tavırlar ve inadına yapar gibi hatalarda ısrar edilmesi bizim de umutlarımızı kırıyor. Biz gördüğümüz yanlışları yazıyoruz ve yaptığımız her eleştiri daha iyisi olması içindir. Ama yapılan eleştiriler karşısında yapılan hataları savunmak, hata yapana prim vermekten öteye geçmez. Bu sezon moda deyimler olan "Şehir destek vermiyor", "Ne kadar ekmek, o kadar köfte", "Kötü gün dostu" gibi söylemlerin, insanların tepkisiz kalmasına ve rahatlığa sebep olduğunu gün gelir anlarız. Arka arkaya alınan iki mağlubiyeti eleştirenin düşman, kabullenen uyuşturulmuş insanların ise "Gerçek Alanyasporlu" olduğu söylenen bir yerde her geçen gün umudum da sönüyor. Son maçta mağlubiyeti bile sanki maçı seyirci oynuyormuş gibi gelmeyen seyirciye bağlayanlar olduğu sürece daha çok inişli çıkışlı grafikler çizeriz. Alanyaspor'un 1'inci Lig'e çıktığımız sezonda ve geçen sezonun ilk yarısında, bu sezonki gibi alternatifli kadroları yoktu. Buna rağmen Samsun maçını ayırarak yaptığımız suni çıkışın çöküşü de umarım suni kalır. Çünkü bu kadro yapısı bunu hak etmiyor. Belki futbolculara fazla güveniyorum. Takviye de gerekebilir ama kadroyu maksimum ve adaletli kullanırsak başarılı bir sezon geçirebiliriz.
Adana maçına hiç değinmedim. Zira attığımız gol sonrası biraz üstün bir oyundan başka bir şey göremedim. Bu hafta tadım olmadığı için inanın yazımı bile mecburiyetten yazıyorum. Sosyal medyada sorulması gereken soruları sorarak analizlerimi yaptım. Tekrar etmenin de manası yoktur. Her ne kadar futbolculara güvensem de bazı dengelerin bozulduğunu ve neşter vurulmazsa hiç istemediğim çöküşün devam edeceğini düşünüyorum. Umarım tünelin ucunda sönen ışık tekrar yanar ve huzurumuz yerine gelir.