TÜRKİYE elverişli iklimi, verimli toprakları, yeterli su kaynakları ve çalışkan insanları ile tarım ve hayvancılıkta dünya devler liginde olması gerekir. Ancak gerçekten daha önce dünya devler liginde iken maalesef şu anda mahalli kümede...
TÜRKİYE
elverişli iklimi, verimli toprakları, yeterli su kaynakları ve çalışkan insanları ile tarım ve hayvancılıkta dünya devler liginde olması gerekir. Ancak gerçekten daha önce dünya devler liginde iken maalesef şu anda mahalli kümede alt sıralarda. Son yıllarda uygulanan yanlış tarım ve hayvancılık politikası ile bu sektörümüzün içine düştüğü durum utanç denilecek bir durumdadır. Yukarıda anlattığımız olumlu şartlar Allah’ın bize bir lütfudur. Bu potansiyel inanınız 600 milyon insanı rahatlıkla besleyecek düzeydedir. Eğer ileri teknoloji uygulanırsa rahatlıkla 1 milyar insanı besler. Böyle şanslı bir ülkenin dünyada ikinci bir örneği yoktur. O halde neden acaba tarım ve hayvancılığımız perişan bir hale düştü.
Bir kere çiftçilerimizin belini büken pahalı mazot ve benzindir. Zira tohumun toprağa atılmasından hasadına kadar üretimin her safhasında petrol kullanılmaktadır. Bir kilo pamuğun maliyeti 2 liranın üzerinde iken ithal pamuğun maliyeti 1.5 liranın altındadır. Yani çiftçimiz pamuğu ektiği takdirde kilo başı zararı en az 50 kuruş civarındadır. Bu basit bir örnektir. Dışarıdan alınan gereksiz ürünler çiftçilerimizi perişan etmektedir. Acaba bu nereye kadar gidecektir. Daha önce biz dışarıya tarım ve hayvan ürünleri satarken bugün dışarıdan alıyoruz. Hem de hayvan ürünleri İslami esaslara göre kesim yapılmayan mundar yani haram etlerdir. Kabahat çiftçilerimizde değil bu yanlış politikayı uygulayanlardadır. Ha çiftçilerimizin bir kısmının şöyle suçu vardır, kendini bu hale düşürüp perişan edenlere seçimlerde oy vermesidir. Ülkemizde yetiştirilen muz yettiği halde dışarıdan muz getirmek büyük yanlıştır. Daha açık bir ifade ile eğer Türkiye’ de yetiştirilen bir ürün bu ülkeye yeterli ise bunu tutup yandaşlar köşe olsun mantığı ile dışarıdan getirmek cinayetle eş değerdir. Sorumsuzluk almış başını gidiyor. Seracılığın maliyeti her yıl katlanırken ürün fiyatları 7, 8 hatta 10 yıl önceki fiyatlardır. Uygulanan yanlış Suriye ve Ortadoğu politikası nedeni ile artık dışarıya tarım ürünleri ihracatımız nerede ise durmuş durumda, kaybımız çok büyük.
Her türlü imkanı bize veren ilahi gücün bahşettiği bu güzellikleri maalesef yeterince değerlendiremiyoruz. Yanlış demek hafif kalır, berbat demek daha doğru olan bu durumdan elbet çıkış yolları vardır. Burada görev başta ülkeyi yönetenlere düşmektedir. Kararlılık olursa, insanlarımıza imkanlar tanınırsa, tarım ve hayvancılıkla uğraşan bu insanlarımızın başaramayacağı hiçbir şey yoktur. Maalesef yanlış üstüne yanlış yapılmıştır. Bir gemi ile getirilen binlerce ton gereksiz ithal ürün aynı anda binlerce çiftçimizin iflasına neden olmuştur. Zira bu ithali yapanların nerdeyse tamamı yandaşlardır. Üretim yapsalar köşe olamazlar ama ithal ile bir anda köşe olurlar.
Tarım ve hayvancılığımızın içine düştüğü bu kötü durumdan bir an önce kurtulmamız gerekir. Tarım ve hayvancılıkla uğraşan üreticilerimize maliyetinin çok az üzerinde petrol verilmelidir. Destekleme yapılarak az düşük faizli krediler verilmelidir. Çiftçilerimizin ürünleri özellikle dış piyasalarda değerlendirilmelidir. Tarım ve hayvancılıkta milli seferberlik yapılmalıdır. Yanlış tarım ve hayvancılık politikasından derhal vazgeçilerek Türk tarım ve hayvancılığı layık olduğu yere yani yeniden dünya devler ligine çıkarılmalıdır.