Türkiye genelinde gayrimenkul satışlarında vergi kaçağını önlemek adına başlatılan "Sıkı Takip ve Yapay Zeka Destekli Değerleme" dönemi, tapu dairelerindeki işlemleri mercek altına aldı. Bakanlığın yeni sistemi, vatandaşın beyanını ve banka dekontlarını bir kenara bırakarak, bölgedeki emsal değerleri yapay zeka algoritmalarıyla hesaplamaya başladı. Bu uygulamanın en çarpıcı ve mağduriyet yaratan örneği ise Sinop’ta yaşandı; olay, Alanya’daki gayrimenkul yatırımcıları ve ev almayı düşünenler için de kritik bir uyarı niteliği taşıyor.

PAZARLIK YAPIP UCUZA ALMAK ARTIK SUÇ MU?

Sinop’ta ikamet eden Hüseyin Öztürk isimli vatandaş, tayini çıkan bir memurdan kelepir fiyata bulduğu 1+1 daireyi satın aldı. Pazarlık masasında el sıkışan taraflar, evin satış bedeli olan 2 milyon 700 bin TL üzerinden anlaştı. Tapu dairesinde gerçek satış bedelini beyan eden ve buna tekabül eden 108 bin TL’lik tapu harcını kuruşu kuruşuna ödeyen Öztürk, işlemin yasal ve sorunsuz olduğunu düşünüyordu. Ancak tapu devrinden sadece bir ay sonra Gelir İdaresi Başkanlığı’ndan gelen tebligat, ev sevincini kursağında bıraktı.

Gece yarısı tabelalar değişti! Araç sahiplerine soğuk duş
Gece yarısı tabelalar değişti! Araç sahiplerine soğuk duş
İçeriği Görüntüle

ANKARA’DAKİ YAPAY ZEKA: "O EVİN DEĞERİ DAHA FAZLA"

Posta kutusuna düşen resmi yazıyla sarsılan Öztürk, aldığı evin değerinin bakanlık sisteminde çok daha yüksek göründüğünü öğrendi. Vatandaşın 2.7 milyon TL’ye aldığı mülk için yapay zeka, "Bu evin gerçek değeri 4.5 ile 5.5 milyon TL arasındadır" hükmünü verdi. Duruma itiraz etmek için vergi dairesinin yolunu tutan mağdur vatandaşa verilen cevap ise sistemin ne kadar katı işlediğini gözler önüne serdi: "Ankara'dan yapay zeka hesaplamayı böyle yaptı, ödeme buna göre alınacak."

SİSTEMİN HATASI BİLE CEZAYI SIFIRLAMADI

Yapılan incelemede yapay zekanın sadece fiyatta değil, evin fiziksel özelliklerinde de hata yaptığı ortaya çıktı. 1+1 daireyi sistemin 85 metrekare olarak hatalı algıladığını kanıtlayan Öztürk, yoğun itirazları sonucu evin sistemdeki değerini 3 milyon 950 bin TL’ye düşürtebildi. Ancak bu düzeltme bile cezadan kaçmasına yetmedi. Devlet, vatandaşın "Ben bu parayı ödedim, banka kayıtlarım var" savunmasına rağmen, algoritmanın belirlediği yeni rakam üzerinden 26 bin TL fark ödenmesine hükmetti.

"BANKA DEKONTUNA DEĞİL ALGORİTMAYA BAKIYORLAR"

Yaşadığı durumu "zulüm" olarak nitelendiren Öztürk, serbest piyasa koşullarının ve pazarlık hakkının devlet nezdinde yok sayıldığını savundu. Banka hareketlerinin açık ve net olduğunu vurgulayan öfkeli vatandaş, "İnsanların paraya ihtiyacı olur, fiyat kırar, pazarlık yapılır. Devlet artık 'Senin kaça aldığın beni ilgilendirmez, yapay zeka ne derse onun vergisini vereceksin' diyor. Açıktan para vermedim, her şey resmi ama yine de ceza yiyorum" sözleriyle isyan etti. Emsal teşkil eden bu olay, benzer durumdaki binlerce ev sahibi için yargı yolunu işaret ederken, gayrimenkul sektöründe "sanal rayiç" tedirginliği giderek büyüyor.

Kaynak: Karar