Rusya'da sosyalizm neden iflas etti? Mevcut üretim güçleriyle ortaya konulmuş değerler paylaştırılırken, tasarruf yani artı değer ortaya konulamadığı için, teknoloji yönelinemediği gibi, teknoloji eskirken, nüfus da arttığı için,...
Rusya’da sosyalizm neden iflas etti?
Mevcut üretim güçleriyle ortaya konulmuş değerler paylaştırılırken, tasarruf yani artı değer ortaya konulamadığı için, teknoloji yönelinemediği gibi, teknoloji eskirken, nüfus da arttığı için, toplum giderek yoksullaşmış, eşitlik yoksullukta sağlanma noktasına gelinmişti.
İşin çok daha komik yanı ise, toplumun refahına dönük yatırımlar yerine, harp sanayisine büyük paralar harcanmış, küresel rekabet üretimde değil, savaş sanayisine kaydırılmıştı.
Geri kalmış ya da gelişmekte olan ülkelerde, kalkınma sanayileşmekten geçmekte.
Türk solu, üstyapıda yani şekilcilikte, çağdaş yaklaşımlar sergileyerek, giyim kuşam, inançlar ve kültürel konulara evrensel bir bakış açısıyla yaklaşırken, altyapıya yani ekonomiye uzak durma saçmalığı içinde bir sol öğreti çizgisine yönelme aymazlığı içine girdi.
“Kimsenin kimseyi ezmediği, kimsenin kimseyi sömürmediği, insanın insanca yaşadığı, sınırsız ve sınıfsız bir dünya toplumu” ütopyasında, artık sınıfların da olabileceğini kabul etmek zorunluluğu var.
Türk solcuları, özellikle Marksist öğretiyi özümlemiş beyinlerin bugün CHP’den çok AK Parti’ye daha yakın durmalarının nedeni, toplumun temel gereksinmesinin ekonomiye dayanması yanı sıra, demokratik açılımların önemsenmesi, ittihatçı ve darbeci yaklaşımlardan uzak durulması ve salt laik cumhuriyete odaklanmak yerine, hukukun üstünlüğüne dayalı laik, demokrasiyle taçlanmış bir cumhuriyeti benimsemelerinden ve çok daha önemlisi, etnik ve dinsel kimliklere dayalı kutuplaşmaları sahiplenme yerine, dünyalı ve insan olmaya odaklandıkları içindir ki, bugünkü CHP’yi sol bir siyasi yapı olarak değerlendirmiyorlar.
1980 öncesinde, kafatasçılığa yakın bir milliyetçilik çizgisine odaklanan MHP, bugün CHP’den çok daha fazla demokratik tavırlar sergileyebilmekte.
Aslında, AK Parti CHP kıyaslamasını yaparken, CHP’yi sol bir siyasi yapı olarak değerlendirmek pek gerçekçi olmaz!
Darbeleri savunan, darbe girişiminde bulunmakla suçlanan ve de yargılananları bağrına basan bir siyasi yapının solcu olması düşünülebilir mi?
Demek ki, bugünün gerçek solcularına, bir sağcı partiye oy verdikleri için dönek deme yerine, gerçekçi olarak görmemiz gerekebilir!
Bize göre, AK Parti sol çizgiye çok daha yakın politikalar üretiyor.
BDP’nin açmazı, Kürt milliyetçiliğini öne çıkararak, PKK terör örgütüyle olan bağlarını sürdürmesi.
MHP ve BDP etnik söylemleriyle kutuplaşmayı körüklerlerken, birbirlerini de beslemekteler.
Buna, bir etkinin bir başka tepkiyi tetiklemesi de diyebiliriz.
Dünyalı ve insan olmaya odaklı bir kimliğe odaklanıp, etnik, dinsel ve mezhepsel kimliklerimizi kişiye özgü tercihler şeklinde ele alsak, ne dünyada ne de ülkemizde kutuplaşma diye bir şey kalmazdı.
Hızla sanayileşen ve kalkınan bir Türkiye’de, üstyapıyla ilgili tüm doğmaların ve de tabuların hatta sözde korkularımızın ve de bu bağlamdaki tüm tehlikelerin zaman içinde ortadan kalkacağını sol öğreti bize göstermekte.
Sahil şeridinde yaşayan insanlarımızın siyasi tercihleri belli korku ve kaygılarına saygı göstersek de, onların bu tutumlarını belli bir genelleme içinde, aydın duruşu olarak tanımlamak mümkün değil.
Bence bunların önemli bir bölümü, kendilerini solcu ve çağdaş olarak gören ama solla hiçbir ilgisi olmayan, solu da bilmeyen, sadece lafını eden, tuzu kuru, küçük burjuva unsurlar!