Sosyal Medya ve Dijital Güvenlik Eğitim Araştırma Merkezi (SODİMER) Başkanı Prof. Dr. Levent Eraslan, sosyal medyadaki mikro içeriklerin Z ve Alpha kuşağı üzerindeki olumsuz etkilerine dair uyarılarda bulundu. Sabah'ın aktardığına göre, platformlardaki sürekli kaydırma alışkanlığı çocuklarda zihinsel bulanıklık ve kronik yorgunluk yaratıyor.

Sosyal medyada 15 yaş altına yasak ve e-Devlet şartı
Sosyal medyada 15 yaş altına yasak ve e-Devlet şartı
İçeriği Görüntüle

TikTok, Instagram Reels ve YouTube Shorts gibi platformlarda sunulan 15-30 saniyelik videolar, genç beyinlerde sürekli ve hızlı bir dopamin salgısına yol açıyor. Bu hızlı tüketim döngüsü, gençlerin uzun metinleri okuma veya ders dinleme gibi derinlemesine odaklanma gerektiren eylemlerde zorlanmasına zemin hazırlıyor.

BEYİN SİSİ VE DİJİTAL YORGUNLUK BELİRTİLERİ NELERDİR?

Zihnin sürekli yeni uyaran araması, bir süre sonra dijital yorgunluk olarak tanımlanan tükenmişlik haline dönüşüyor. Prof. Dr. Eraslan, bu tablonun en belirgin sonucunun beyin sisi olduğunu bildirdi. Unutkanlık, dikkat dağınıklığı, kararsızlık ve zihinsel netlik kaybı ile kendini gösteren bu durum, gençlerin günlük yaşam kalitesini ve akademik başarılarını doğrudan düşürüyor.

Ayrıca gece geç saatlere kadar sürdürülen ekran kullanımı uyku kalitesini bozarak, beynin dinlenmesini engelliyor. Gençler sabahları dinlenmemiş bir zihinle güne başlarken, en basit bilgileri bile hatırlamakta güçlük çekebiliyor.

AİLELER DİJİTAL TUZAĞA KARŞI HANGİ ÖNLEMLERİ ALABİLİR?

Ekran süresinin yaşa uygun şekilde sınırlandırılması ve uyku saatinden belirli bir süre önce dijital cihazlardan uzaklaşılması, beyin sisini önlemede etkili yöntemler olarak öne çıkıyor. Zihinsel yorgunluğun önüne geçebilmek için çocukların kısa video tüketimi yerine, odaklanma süresini uzatacak fiziksel aktiviteler ve okuma alışkanlıklarına yönlendirilmesi büyük önem taşıyor.

Muhabir: Haber Merkezi