Adalet Bakanı Akın Gürlek, İstanbul’daki adliyelerde görev yapan yargı muhabirlerini Ankara’daki Adalet Bakanlığında kabul ederek devam eden soruşturmalar, yasa dışı bahis, uyuşturucuyla mücadele ve kamuoyunun yakından takip ettiği adli dosyalara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Görüşmede Menzil Cemaati’ne yönelik operasyon yapılacağı iddiaları da gündeme gelirken Gürlek, herhangi bir cemaat, dini oluşum veya sivil toplum kuruluşuna yönelik özel bir çalışma bulunmadığını söyledi.

MENZİL CEMAATİ İDDİALARINA YANIT

Gürlek, cemaatlerin Türkiye’nin toplumsal gerçekliğinin bir parçası olduğunu belirterek adli makamların bir yapının adı veya niteliğinden değil, somut suç şüphesinden hareket etmesi gerektiğini vurguladı. Bir yapının din kisvesi altında devleti ele geçirmeye yönelik faaliyet yürütmesi veya suç teşkil eden yöntemlerle maddi menfaat sağlaması durumunda yetkili savcılıkların deliller çerçevesinde harekete geçeceğini ifade eden Gürlek, Menzil Cemaati özelinde ise şu anda yürütülen özel bir çalışma olmadığını kaydetti.

Ceza soruşturmalarında temel süreç, suç işlendiğine ilişkin ihbar, şikâyet veya başka yollarla edinilen şüphenin Cumhuriyet savcılıklarınca değerlendirilmesiyle başlıyor. Savcılıklar yeterli şüphe oluşturabilecek delillerin bulunup bulunmadığını araştırırken kolluk birimleri de savcılık talimatları doğrultusunda işlem yapabiliyor. Soruşturmanın kişilerin veya yapıların toplumdaki konumundan bağımsız biçimde somut fiil ve deliller üzerinden yürütülmesi, hukuk devletinin temel ilkeleri arasında bulunuyor.

İMAMOĞLU DOSYASINDA YENİ İNCELEMELER SÜRÜYOR

Gürlek’in açıklamalarında kamuoyunda “İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü” olarak anılan dosya da yer aldı. Dosyanın yargılamaya intikal eden bölümünde karar verme yetkisinin mahkemeye ait olduğunu belirten Gürlek, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen başka soruşturma süreçlerinin de bulunduğunu söyledi. Ek iddianame ihtimaline ilişkin olarak yeni deliller, raporlar ve hukuki değerlendirmeler üzerinde çalışmaların devam ettiğini, bazı yeni ihale raporlarının da inceleme konusu olduğunu ifade etti.

Bir soruşturmanın devam eden bölümünde yeni deliller ortaya çıkması halinde savcılık bunları mevcut dosya kapsamında değerlendirebileceği gibi hukuki şartların oluşması durumunda yeni veya ek bir iddianame süreci de gündeme gelebiliyor. İddianamenin hazırlanması ise doğrudan mahkûmiyet anlamına gelmiyor; iddiaların ve delillerin yargılama aşamasında mahkeme tarafından değerlendirilmesi gerekiyor.

UYUŞTURUCUYLA MÜCADELEDE YENİ SORUŞTURMALAR GÜNDEME GELEBİLİR

Uyuşturucuyla mücadele konusunda taviz vermeyeceklerini belirten Gürlek, özellikle kamuoyunca tanınan kişiler ve sanat dünyasına ilişkin soruşturmaların caydırıcı etkisi bulunduğunu savundu. Önümüzdeki süreçte uyuşturucuyla mücadelenin farklı alanlarında da adli soruşturmaların gündeme gelebileceğini söyledi. Gürlek daha önceki açıklamalarında da uyuşturucuyla mücadelenin yalnızca adli yaptırımlarla sınırlı tutulmaması, bağımlılığın önlenmesi ve hükümlülerin topluma yeniden kazandırılmasına yönelik çalışmaların da sürecin parçası olması gerektiğini vurgulamıştı.

BAHİS VE ŞİKE İNCELEMELERİ FUTBOLLA SINIRLI DEĞİL

Yasa dışı bahis ve şike soruşturmalarının devam ettiğini açıklayan Gürlek, incelemelerin yalnızca futbolla sınırlı olmadığını belirtti. Basketbol dahil farklı spor dallarındaki yasa dışı bahis ve şike iddialarının da değerlendirilebileceğini, somut suç şüphesinin ortaya çıkması durumunda yeni soruşturmaların yürütülebileceğini kaydetti. Bakanlık daha önce de yasa dışı bahis ve sanal kumarla mücadele kapsamında Cumhuriyet başsavcılıkları ile kolluk birimleri arasındaki koordinasyonun güçlendirilmesine yönelik çalışmalar yürütüldüğünü açıklamıştı.

Kepez'de kadınlar için halk oyunları seçmeleri başlıyor
Kepez'de kadınlar için halk oyunları seçmeleri başlıyor
İçeriği Görüntüle

Yasa dışı bahis soruşturmalarında yalnızca bahis oynatan veya aracılık eden yapılar değil, para transferleri ve suçtan elde edildiği değerlendirilen gelirlerin dolaşımı da inceleme konusu olabiliyor. Bu nedenle adli soruşturmalar; banka hareketleri, ödeme sistemleri, dijital kayıtlar ve bağlantılı mali işlemlerin incelenmesiyle genişleyebiliyor. Somut suç şüphesinin bulunması halinde ilgili kişiler hakkında adli süreç işletiliyor.

GIDA FİYATLARINDA SUÇ ŞÜPHESİ VARSA ADLİ SÜREÇ DEVREYE GİRİYOR

Gürlek’in gündeme getirdiği bir diğer alan ise gıda fiyatları oldu. Beyaz et ve şeker sektörlerine yönelik çalışmaları hatırlatan Gürlek, ürünün üreticiden tüketiciye ulaşmasına kadar geçen zincirde fiyatların kötü niyetli yöntemlerle artırılıp artırılmadığının incelenebileceğini söyledi. Bir ürünün üretim veya ilk satış değeri ile pazardaki fiyatı arasında oluşan yüksek farkın tek başına suç anlamına gelmediği, ancak bu farkın arkasında suç teşkil eden anlaşmalar veya başka hukuka aykırı mekanizmalar bulunduğuna ilişkin şüphe oluşması halinde adli makamların devreye girebileceği değerlendiriliyor.

Gıda fiyatlarının oluşumunda üretim maliyetleri, enerji ve nakliye giderleri, depolama, işçilik, aracılık zinciri, arz-talep dengesi ve perakende giderleri gibi çok sayıda ekonomik unsur etkili olabiliyor. Bu nedenle yüksek fiyat ile suç teşkil eden fiyat müdahalesinin birbirinden ayrılması gerekiyor. Adli süreç açısından belirleyici nokta, fiyat artışının ekonomik koşullardan mı kaynaklandığı yoksa suç oluşturabilecek örgütlü veya hileli bir mekanizmayla mı gerçekleştirildiğinin somut deliller üzerinden ortaya konulması oluyor.

Kaynak: Haber Merkezi