Eski Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Selçuk Mızraklı, yaklaşık 7 yıllık cezaevi sürecinin ardından Edirne Cezaevi’nden tahliye edildi. Cezasının infazının tamamlanmasının ardından cezaevinden çıkan Mızraklı’yı eşi Zeynep Mızraklı ile DEM Parti heyeti karşıladı. Heyette DEM Parti Grup Başkanvekilleri Sezai Temelli ve Gülistan Kılıç Koçyiğit, Antalya Milletvekili Saruhan Oluç, Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan ve Diyarbakır Milletvekili Cengiz Çandar da yer aldı. Mızraklı’nın tahliyesinin ardından ilk olarak İstanbul’a gitmesi bekleniyor.
CEZAEVİ ÇIKIŞINDA DEMİRTAŞ MESAJI
Mızraklı, tahliyesinin ardından cezaevi önünde yaptığı açıklamada uzun süredir aynı cezaevinde bulunduğu eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’a değindi. “Burada olması gereken benden önce, bu halkın sevgilisi sevgili Selahattin Demirtaş’tır” ifadelerini kullanan Mızraklı, açıklamasında demokrasi, barış ve çözüm vurgusu yaptı. Yaklaşık 7 yıldır cezaevinde bulunan Mızraklı, bu sürenin son 5 yılını Demirtaş ile aynı koğuşta geçirdi.
2019'DA SEÇİLDİ, AYNI YIL GÖREVDEN UZAKLAŞTIRILDI
Selçuk Mızraklı, 2019 yerel seçimlerinde HDP’den Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı seçildi. Ancak seçimlerin ardından başlayan idari ve adli süreç sonucunda İçişleri Bakanlığı tarafından 19 Ağustos 2019’da görevden uzaklaştırıldı ve belediyeye aynı gün kayyum görevlendirildi. Mızraklı daha sonra hakkında yürütülen soruşturma kapsamında tutuklandı ve “silahlı terör örgütüne üye olmak” suçlamasıyla yargılandı.

YARGILAMA SÜRECİ BİRDEN FAZLA AŞAMADAN GEÇTİ
Mızraklı hakkında ilk derece mahkemesince 9 yıl 4 ay 15 gün hapis cezası verildi. Dosyanın temyiz sürecinde Yargıtay, ilk hükmü eksik inceleme ve yetersiz gerekçe yönünden bozdu ancak tahliye talebini kabul etmedi. Yeniden yapılan yargılamada mahkeme aynı cezaya hükmetti. Dosyanın yeniden Yargıtay’a taşınmasının ardından bu kez mahkumiyet kararı onandı ve hüküm kesinleşti. Mızraklı’nın 8 Eylül 2026’daki tahliyesi ise cezasının infazının tamamlanmasının ardından gerçekleşti.
TAHLİYE SÜRECİ NASIL İŞLİYOR?
Kesinleşmiş hapis cezalarında cezaevinden çıkış tarihi, mahkemenin verdiği toplam ceza süresinin tek başına takvim hesabıyla değerlendirilmesiyle belirlenmiyor. Tutuklu geçirilen süre, infaz mevzuatındaki hükümler ve hükümlünün hukuki statüsü infaz hesabında dikkate alınıyor. Tahliye zamanı geldiğinde cezaevi idaresi ve infaz savcılığı tarafından gerekli işlemler tamamlanıyor. Mızraklı’nın tahliyesine ilişkin güncel haberlerde de çıkışın cezasının infazının tamamlanmasının ardından gerçekleştiği bildirildi.

KAYYUM GÖREVLENDİRMELERİNİN HUKUKİ ÇERÇEVESİ
Türkiye’de belediye başkanlarının görevden uzaklaştırılması, yerel yönetimlerle merkezi yönetim arasındaki idari vesayet mekanizmasının en çok tartışılan başlıkları arasında bulunuyor. Anayasa’nın mahalli idarelere ilişkin hükümleri, görevleriyle ilgili bir suç nedeniyle hakkında soruşturma veya kovuşturma açılan yerel yönetim organları veya üyelerinin İçişleri Bakanı tarafından geçici tedbir olarak görevden uzaklaştırılabilmesine imkan tanıyor. Mızraklı’nın görevden uzaklaştırıldığı 19 Ağustos 2019’da Diyarbakır’ın yanı sıra Mardin ve Van büyükşehir belediye başkanları için de benzer işlem uygulanmıştı.
DİYARBAKIR İÇİN YEREL YÖNETİMİN ÖNEMİ

Diyarbakır, bölgesel ölçekte önemli bir idari, ticari ve sosyal merkez olması nedeniyle büyükşehir belediyesinin aldığı kararların geniş bir alanda doğrudan etkili olduğu kentlerden biri. Ulaşım, altyapı, imar, çevre düzenlemeleri ve sosyal hizmetler gibi günlük yaşamı ilgilendiren birçok hizmet büyükşehir ve ilçe belediyeleri üzerinden yürütülüyor. Bu nedenle seçilmiş belediye yönetimlerinin görevden uzaklaştırılması ve yerlerine yeni yönetimlerin görevlendirilmesi, yalnızca siyasi bir tartışma olarak değil; hizmetlerin sürekliliği, belediye bütçelerinin kullanımı ve yerel karar alma mekanizmaları açısından da yakından takip ediliyor.
TAHLİYE SİYASİ GÜNDEMDE DE YANKI BULDU
Mızraklı’nın uzun cezaevi sürecinin sona ermesi, geçmiş yıllarda belediyelere yapılan kayyum görevlendirmeleri ve seçilmiş yerel yöneticiler hakkında yürütülen yargı süreçlerini yeniden gündeme taşıdı. Benzer dosyalarda adli süreç ile idari kararların birbirinden ayrı hukuki mekanizmalar üzerinden ilerlemesi önem taşıyor. Bir kişinin cezaevinden tahliye edilmesi, hakkında geçmişte verilmiş idari kararların kendiliğinden ortadan kalktığı anlamına gelmezken; siyasi haklar, seçilme yeterliliği ve diğer hukuki sonuçlar ilgili mevzuat ve kesinleşmiş yargı kararları çerçevesinde ayrıca değerlendiriliyor.




