7 Haziran sonrası seçimlerin tekrarlanması aslında iyi oldu. Zira 1 Kasım'da yapılacak seçimlerin sonuçlarına göre hiç alışık olmadığımız değişikliklerin olması kaçınılmazdır. Katılır veya katılmazsınız, orasını bilemem...

7 Haziran sonrası seçimlerin tekrarlanması aslında iyi oldu. Zira 1 Kasım’da yapılacak seçimlerin sonuçlarına göre hiç alışık olmadığımız değişikliklerin olması kaçınılmazdır. Katılır veya katılmazsınız, orasını bilemem ama bana göre artık bu değişikliklerin olması gerekir.

AKP 7 Haziran’da bu neticeyi beklemiyordu. Gecikmeli ve zoraki balkon konuşması aslında çok şey anlattı. Hatta bu şok günlerce sürdü. Şimdi AKP yeniden tek başına iktidar olmanın çabası içerisinde. O nedenledir her yolu denemesi. Eğer bu seçimlerde aradığını bulamazsa israf sarayından küçük bir üfleme ile Davutoğlu’nun Genel Başkanlık koltuğu devrilir. AKP’de beklenen ayrılıklar gerçekleşir.

Kılıçdaroğlu aslında her şeye evet demişti. AKP ile koalisyon kurmak için can atıyordu. Sebebi ise bu yıl sonunda yapılacak CHP büyük kongresinde koltuğunu korumak istemesidir. Bu konuda Kılıçdaroğlu'ndan ziyade şürekaları çok sabırsızlardı. Zira oraya tam musallat olmuşlar. Şimdi CHP’nin oy arttıracağından falan bahsediliyor. Acaba CHP nereden oy alıp da, oy arttıracak. AKP’den mi, yoksa MHP’den mi? Ya da HDP’ye kaptırdığı 1 bilemediniz 1.5 oranında oyların geri gelmesi mi? HDP’ye giden oylar gelmediği gibi eğer birazcık daha varsa onlar da gider. AKP ile MHP arasında oy geçişi olur ama CHP’nin AKP veya MHP’den oy alması mümkün değil. 7 Haziran’da 161 bin oy alan Vatan Partisi de seçime girdiğine göre CHP nereden oy alacak da oyları artacak? Emine Ülker Tarhan’ın partisi seçimlere girmiyor. Aldığı 21 bin oyun hepsi CHP’ye gitse de bir şey değişmez. CHP sadece sandığa gitmeyenler eğer giderse belki oradan oy alabilir. CHP mevcutlardan muhtemelem Aydın ve Ordu’yu MHP’ye, Ankara 2. Bölge'den ise HDP’ye kaybedecek. Belki Tunceli’den 1 tane HDP’den alabilir. Bu örnekleri neden veriyorum, CHP lideri ve şürekasının hedefi bir kaç milletvekilliği daha alıp durumu kurtarmak. Şimdi ben de buradan soruyorum. 2011 seçimlerinde 135 sandalye 7 Haziran 2015’te 132’ye düştü. Eğer 1 Kasım’da 130 hatta 125 altına düşerse, AKP de tek başına iktidara gelirse, koalisyon umutları da tükenirse Kılıçdaroğlu ve çoğu da yanlış isimlerden oluşan şürekaları orada oturabilirler mi? Onlar oturmasına oturur da acaba CHP’nin delegeleri oturtur mu? Ey Kılıçdaroğlu, korkunun ecele faydası yoktur. “Ön seçim yaptık” diyerek boşuna konuşma, kimlerin ön seçime katılmasını engellediğini çok iyi biliyorum, bunları ise seçimden sonraya bırakıyorum.

MHP 7 Haziran’a göre getirisi olacak bazı adımlar attı. Kocaeli, Iğdır ve Kars’tan muhtemelen HDP’den milletvekilliklerini alacak. Az oylarla AKP ve CHP’ye kaptırdıklarını da alabilir. Hatta Şanlıurfa’dan dahi 1 milletvekilliğini AKP’den alması muhtemeldir. Ama her şey beklenen gibi olmaz ise hiç temenni etmem ama MHP seçimlerden 4. parti olarak çıkarsa acaba Bahçeli artık o Genel Başkanlık koltuğunda oturabilir mi? Daha açıkçası MHP delegeleri oturtur mu? Ey Bahçeli, MHP’yi 20 puanın üzerine rahatlıkla taşıyacak adımları niye atmadınız? Dahası Sinan Ogan’a yapılanların neresini onaylayacağız?

HDP’yi ise legal görünümlü ilegal bir yapı olduğu için burada ele almayacağım. Önümüzdeki yazılarımda özellikle Kürt kardeşlerime anlatacaklarım var. Terörle arasına mesafe koymayan dahası koymak dahi istemeyenlere söylenecek çok sözlerim olacak. Selahaddin'in genel başkanlığına da İmralı veya Kandil'den bir "Üffff" denilse, tepe taklak gider. Onun için terörle aralarına mesafe koymuyor, koyamıyor. Zira oradan hep birlikte nemalanıyorlar. Hem de Kürt kardeşlerimizi istismar ederek.

Evet, 1 Kasım sonrası gidecekler olabilir. Bunu sonuçlar tayin edecektir. Gitmek istemeyebilirler, hatta mümkün olsa koltukları öbür tarafa da nakledecekler ama sonuçlar aleyhlerine çıkarsa bu defa durum öncekiler gibi değil, çok farklı. Benden şimdiden söylemesi.