Antalya’nın Akseki ilçesinde Toros Dağları’nın arasında yer alan tarihi Sarıhacılar Köyü, geleneksel mimarisi, tarihi yolları ve kültürel mirasıyla bölgenin alternatif turizm rotalarından biri olmayı sürdürüyor. Sadece 25 hanenin bulunduğu ve 55 kişinin yaşadığı köyde yaklaşık 300-350 yıllık düğmeli evler, tarihi İpek Yolu ve kervan yolu güzergahı ile yaklaşık 600 yıllık cami ziyaretçilerin başlıca duraklarını oluşturuyor. Geçtiğimiz yıl yaklaşık 200 bin ziyaretçinin geldiği Sarıhacılar’ı 2026 yılının ilk 8 ayında 100 binden fazla yerli ve yabancı turist ziyaret etti. Böylece köy, bu dönemde nüfusunun yaklaşık bin 800 katı ziyaretçi ağırladı.
ANTALYA TURİZMİNİN TOROSLAR’DAKİ FARKLI YÜZÜ
Deniz, kum ve güneş turizmiyle dünya çapında bilinen Antalya’da son yıllarda kırsal ve kültürel rotalar da tur programlarında daha fazla yer buluyor. Toroslar’ın iç kesimlerindeki Sarıhacılar, Ormana ve çevresindeki tarihi yerleşimler; geleneksel mimariyi, doğa yürüyüşlerini ve yerel yaşam kültürünü aynı rotada buluşturuyor. Kültür turlarında Sarıhacılar’ın yanı sıra Ormana, Altınbeşik Mağarası ve Manastır Kanyonu gibi noktaların ziyaret edilmesi, kıyı turizmine gelen ziyaretçilerin iç kesimlere yönlendirilmesine de imkan sağlıyor.
Kültür turizmi rehberi Zeynep Ocak, Antalya’nın yalnızca sahilleriyle değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, “Antalya insanların zihninde hep deniz, kum, güneş ve sahil şehri olarak düşünülüyor. Ancak Antalya bundan çok daha fazlası. Özellikle Toros Dağları'nın güzelliği, doğal güzellikleri ve kültürel değerleri Antalya'nın turizm açısından farklı bir yüzünü ortaya koyuyor. Biz turistlerimizle haftada en az 2-3 gün Sarıhacılar başta olmak üzere düğmeli evleri görmek için buraya geliyoruz. Ormana'ya, Altınbeşik Mağarası'na ve yol üzerinde Manastır Kanyonu'na uğruyoruz” dedi.

TARİHİ YOL KÖYÜN KİMLİĞİNİN BİR PARÇASI
Sarıhacılar’ın turizm açısından öne çıkan değerlerinden biri de tarihi yol ağı. Bölgede günümüze ulaşan güzergahların Roma döneminden başlayarak sonraki dönemlerde de kullanıldığı, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde kervan ve göç yolu işlevini sürdürdüğü biliniyor. Akseki ile Sarıhacılar arasındaki tarihi yolun bazı bölümleri geçmiş yıllarda alternatif turizmin geliştirilmesi amacıyla yürüyüş rotası olarak ele alındı. Yol üzerindeki tarihi dokunun korunması ve güzergahın yürüyüş turizmine kazandırılması için kamu kurumlarının desteklediği çalışmalar da gerçekleştirildi.

Zeynep Ocak, Sarıhacılar’ın tarihi yolun çevresinde şekillenmesinin yerleşime ayrı bir özellik kazandırdığını ifade ederek, “Selçuklu açısından çok önemli bir mevkideyiz. Liman ile başkent arasındaki bağlantıyı kuran bir yolun üzerindeyiz. Köyün en önemli özelliklerinden biri de yolun sonradan köyün yanından geçmesi değil, köyün tarihi İpek Yolu'nun etrafında şekillenmiş olmasıdır. Geçmişte ticari açıdan çok önemli bir köy olmuş” diye konuştu.
DÜĞMELİ EVLER GELENEKSEL MİMARİYİ YAŞATIYOR
Köyün en karakteristik yapıları ise “düğmeli evler” olarak bilinen geleneksel konutlar. Taş duvarların arasına yerleştirilen ahşap hatıllarla oluşturulan bu yapılarda yığma taş ile yörede “katran ağacı” olarak adlandırılan sedir ağacı birlikte kullanılıyor. Ahşap parçaların duvar yüzeyinden dışarı uzanan bölümleri yapılara kendine özgü görünüm kazandırıyor. Sarıhacılar ile birlikte Akseki ve İbradı çevresindeki bazı yerleşimlerde görülen bu yapı tekniği, Toroslar’ın geleneksel sivil mimarisinin önemli örnekleri arasında gösteriliyor.

Ocak, “Düğmeli evler Sarıhacılar ve Ormana'da çok sık rastladığımız, çok özel bir mimari yapı. Katran ağacı olarak adlandırılan sedir ağacı ve yığma taş kullanılarak yapılıyor. Başka herhangi bir harç veya tutkal kullanılmıyor. Bu yönüyle gerçekten eşsiz bir yapı” sözleriyle geleneksel yapım tekniğini anlattı. Köydeki tarihi yapıların korunarak turizme kazandırılması için geçmiş yıllarda restorasyon çalışmaları yürütülürken, Kültür ve Turizm Bakanlığı da bölgedeki geleneksel yapıların aslına uygun biçimde restore edilmesine yönelik desteklerin önemine vurgu yaptı.
TARİHİ CAMİ DE TURİSTLERİN UĞRAK NOKTASI
Sarıhacılar’da ziyaretçilerin ilgi gösterdiği yapılardan biri de yaklaşık 600 yıllık olduğu belirtilen tarihi cami. Sedir ağacı ile taşın birlikte kullanıldığı yapıda duvarların bazı bölümlerde yaklaşık bir metre kalınlığa ulaştığı ifade ediliyor. Caminin iç mekanındaki geleneksel ahşap işçiliği ve dönemin imkanlarıyla akustiği güçlendirmek amacıyla kullanılan mimari uygulamalar da yapının özgün unsurları arasında yer alıyor.

KORUMA İLE TURİZMİN BİRLİKTE YÜRÜTÜLMESİ ÖNEM TAŞIYOR
Sarıhacılar gibi küçük nüfuslu tarihi yerleşimlerde ziyaretçi sayısının artması, kırsal ekonomiye yeni gelir imkanları yaratırken kültürel mirasın korunmasını da daha önemli hale getiriyor. Geleneksel yapıların özgün malzeme ve tekniklere uygun biçimde onarılması, tarihi yolların zarar görmeden kullanılması, ziyaretçi hareketinin kontrollü yürütülmesi ve turizm gelirinin yerel halka ulaşması sürdürülebilir turizm açısından öne çıkan başlıklar arasında bulunuyor. Geçmiş yıllarda Sarıhacılar’daki tarihi han ve yol güzergahında gerçekleştirilen restorasyon çalışmaları da kültürel mirasın korunmasıyla turizm faaliyetlerinin birlikte yürütülmesine yönelik adımlar arasında yer aldı.

KIRSAL TURİZM YEREL EKONOMİYE KATKI SAĞLAYABİLİR
Toroslar’daki kültür rotalarının güçlenmesi, Antalya’da turizm hareketinin kıyı şeridinin dışına taşınması açısından da önem taşıyor. Sarıhacılar, Ormana ve çevredeki doğal ve tarihi noktaların birbirini tamamlayan bir rota halinde değerlendirilmesi; rehberlik, yeme-içme, konaklama, yerel ürünler ve ulaşım gibi alanlarda ekonomik hareketlilik oluşturabilecek bir model sunuyor. Bunun sürdürülebilir hale gelmesi için tarihi dokunun korunması, restorasyonların özgün mimariye uygun yapılması ve bölgenin taşıma kapasitesini gözeten bir ziyaretçi yönetiminin benimsenmesi gerekiyor. Sarıhacılar’ın giderek artan ziyaretçi ilgisi ise Antalya turizminin sahillerin ötesinde güçlü bir kültür ve doğa potansiyeline sahip olduğunu ortaya koyuyor.




