Pazartesi Sohbeti’nin bu haftaki konuğu Alanya’dan dünyaya açılan, dövme ve piercing markası Cleopatra Ink’in Yönetim Kurulu Üyesi ve Finans Direktörü Selma Karadere oldu.
2014 yılında kurulan Cleopatra Ink markasının kurucusu Halil İbrahim Karadere’nin kardeşi olan ve kendisiyle gurur duyan İş İnsanı Selma Karadere, Cleopatra Ink'in kuruluş hikayesini, sektördeki başarısını, dünya genelinde nasıl markalaştıklarını Yeni Alanya’ya özel anlattı. Onlarca ödülle onurlandırılan ve ünlülerinde de tercih ettiği, Türkiye ve Dünyada Franchising veren ilk dövme ve piercing markası olan Cleopatra Ink bünyesinde yüzlerce kişiyi istihdam ederek ülke ekonomisine katkıda bulunuyor.
Yeni dövme sanatçılarını eğitmek için kurdukları Cleopatra Ink Academy ile gençlere ciddi getiriler sunan bir meslek edinmelerini de sağlayan Karadere, Genel Yayın Yönetmeni Engin Anak’ın olduğu ve Türkiye’de 900 noktada satış yapan Inkjection dergisinin, büyük ses getirdiğini de vurguladı.

İşte Selma Karadere ile gerçekleşen röportajımızdan öne çıkan başlıklar:
- Selma Hanım, Pazartesi Sohbeti’ne hoş geldiniz. Kendinizden ve Cleopatra İNK’in çalışmalarınızdan bahseder misiniz?
Hoş buldum. Ben Selma Karadere, Cleopatra Ink markasının 4 yıldır Yönetim Kurulu Üyesi ve Finans Direktörüyüm.
Cleopatra Ink Tattoo & Piercing 2014 yılında Halil İbrahim Karadere tarafından Alanya Hükümet Meydanı, Atatürk Anıtı’nın karşısında tek şube olarak kuruldu. Bugün size hem yönetim kurulu üyesi hem de kardeşi ile gurur duyan bir abla olarak yanıt veriyorum.
6 yıl önce bir merkezli olarak kurulan dövme ve piercing stüdyomuz, Franchising ile geçtiğimiz zaman zarfında 50 yurt içinde; 20 de yurt dışında olmak üzere şubeleşti. Kurduğumuz akademi ile yüzlerce dövme sanatçısı yetiştirdik ve yetileri doğrultusunda onları iş sahibi yaparak gerek yurtiçinde gerek de yurt dışındaki stüdylarımızda iş sahibi yaptık. Yakın zaman önce dövme sanatçıları ve dövmeye ilgisi olanlar tarafından büyük ilgi görülen İnkjection dergisi kurduk.
Ödüllü sanatçılarımız, bölge müdürlerimiz, süpervizörlerimiz, tasarımcılarımız, grafikerimiz, analistlerimiz, sosyal medya uzmanlarımız, dijital pazarlama personellerimiz, kameramanlarımız, fotoğrafçılarımız, editörlerimiz, satış danışmanlarımız ve dergimizin güçlü ekibiyle hem aile hem kurumsal bir marka olarak çalışıyoruz.
‘KURUCUMUZ İBRAHİM BEYİN PLANLARI TEK TEK HAYAT BULUYOR’
-Alanya’dan dünyaya kocaman bir kapı açtınız, olmayanı gerçekleştirdiniz ve bugün adınız her yerde. Markanızın kuruluş hikayesini anlatır mısınız?
Kurucumuz Halil İbrahim Karadere, üniversiteden mezun olduktan sonra turizm sektöründe bir süre çalıştı. Bu zaman zarfında da dövme sektöründeki olumsuzlukları, profesyonellikten uzak çalışmaları fark etmiş. Kendisi dövme sanatçısı değil ancak, sektörü iyi gözlemleyen, açıkları ve yanlışları fark edebilen, dünyayı gezerek olması gerekenleri, müşterilerin beklentilerini dinleyen ve algılayan harika bir beyin.

‘ÖNCEDEN MERDİVEN ALTI DÖVMECİLER VARDI’
Bir stüdyo ile kurulan Cleopatra Ink markası, henüz kurulduğunda İbrahim bey, Cleopatra’nın büyük bir marka olacağını her zaman söyler, başlangıç noktasından zirveye çıkacağımızı her daim dillendirdi. Nitekim öyle de oldu. Cleopatra’nın öncesinde, dövme stüdyoları karanlık işler yapılan bir iş alanı olarak görünür, bazı kişiler tarafından merdiven altı dövmecilik yapılırdı. Dövme sanatçılarına dövmeci denir, bunun bir sanat oluşu, olabileceği pek düşünülemezdi. Biz bu algıyı kırdık. Hayatınız boyunca bedeninizde taşıyacağınız dövmeyi, gerçek bir sanat olarak parlattık. Lüks bir stüdyo kurarak, bu işin hijyenik ortamda ve kaliteli malzemelerle yapılabileceğini, dövmenin tasarımlarla bedene işlenen bir sanat olduğunu insanlara gösterdik. Dünyanın en iyi dövme sanatçılarını merkezimize getirdik. Dünya genelinde katıldığımız yarışmalarda ödüller alarak onurlandırıldık. Zaman içinde baktık ki dünyadan ve Türkiye’den pek çok kişi, sırf dövme yaptırmak için stüdyomuza geliyor. Ardından İbrahim beyin planları tek tek gerçekleşmeye başladı. Franchise talepleri o kadar çok geldi ki taleplere yetişmekte zorlandık. Gelen her talebi kabul etmemekle birlikte, kurduğumuz markayı koruyacak girişimcilerle şubeleşmelerimiz gerçekleşti. Sürecin bize gösterdiği diğer unsur, kaliteli dövme sanatçılarının yeterli sayıda olmaması oldu. Stüdyolarımızda da çalıştırmak üzere İbrahim beyin diğer planı olan akademimiz hayat buldu. Markayı kurduğu ilk gün aklında ne varsa bir bir hayata geçiriyor. Bizler de yönetim kurulu toplantılarımızda planlarını hayranlıkla dinliyoruz.

‘İBRAHİM BEYİN OLDUĞU HER YERDE, DÜŞLER GERÇEK OLUR’
- Markayı kurarken bu kadar büyüyeceğinizi düşünmüş müydünüz? Hayalleriniz neydi?
Kesinlikle evet! Dövmecilik ve kurumsallık birbiri ile bu zamana kadar hiç bağdaşmamıştı, markamız ile bunu başardık. İbrahim bey, işin her zaman başında. Dünyadaki ve Türkiye’deki tüm stüdyolarımızı tek tek gezer. Gezilerinde daima markamıza değer katabilecek unsurlar arar, gözlem yapar. Fakat bunu da övünerek söyleyebilirim ki biz artık gözlenen değil, gözlemlenen ve taklit edilen bir noktaya ulaştık.
Hayaller, tek tek planlandı ve gerçek oldu. Atılan her adımda profesyonel olmak altın çizgimiz. Yapılan her işte parmakla gösterilmek, ödüller almak, takdir edilmek, iyi çalışmaların ardındaki isim olmak, kişileri eğitmek, ülke ekonomisini katkı sunmak. Her biri bizi daha çok çalışmaya ve en iyi olmaya doğru büyük bir motivasyon. Biz, İbrahim beyin önderliğinde daima iyiye çevirdik yönümüzü, “Nasıl daha da iyi oluruz, nasıl gençlere de, sektöre de fayda sağlarız?” sorusu ile çalışıyoruz hiç durmadan bu motivasyonla da çalışmaya devam edeceğiz. İbrahim bey dediğim gibi çok farklı bir beyne sahip o nedenle onun kafasındaki hayalleri dillendirmek olanaksız. İbrahim beyin kafasında 250 stüdyo var ama ben bu rakamı geçeceğimize eminim.
‘ALANYA AŞIĞI, YÜZLERCE STÜDYOMUZ DA OLSA GENEL MERKEZİMİZ ALANYA’MIZ KALACAK’
-Elbette burada kurulmuş olmanız ve Alanya’da olmanız çok kıymetli ama merkezinizi büyük şehre taşımayı düşünüyor musunuz?
Aslında bu şirketin olması gereken yer İstanbul. Alanya Marina’da bulunan genel 2 idari binamıza 3 buçuk milyon lira yatırım yapıldı. Biz bunu İstanbul’da da yapabilirdik ama İbrahim Beyin Alanya’ya karşı başka bir sevdası var. Zaten bu yüzden markamızın adı Alanya'nın dünyaca ünlü plajı Kleopatra Plajı'ndan esinlenerek Cleopatra Ink olarak belirledi. Biz burada profesyonel çalışma arkadaşları bulmakta da zorlanıyoruz. Ceo’muz, Halkla ilişkiler müdürümüz, kalite müdürümüz, mali müşavirimiz, avukatımız İstanbul’dan geliyor.
İbrahim beyin buraya çok büyük bir bağlılığı var, Alanyaspor gibi önemli kent dinamiklerine sponsorluklar veriyor. Bunu da bir karşılık beklediği için yapmıyor. “Alanya’da çalıştım, buradan ekmek yedim, buraya değer katacağım” diyor.
‘DÜNYAYI GEZİP ÖDÜLLÜ DÖVME SANATÇILARINI TRANSFER ETTİ’
-Hem Türkiye’de hem de dünyanın önemli kentlerinde stüdyolarınız var. Katıldığınız yarışmalardan ödüllerle dönüyorsunuz, bu kadar başarılı sanatçıyı bir araya nasıl getirdiniz?
İbrahim bey, akademi kurulmadan önce dünya turuna çıkar, dövme sanatçılarının katıldığı yarışmaları takip eder, ödüllü sanatçıları buraya transfer ederdi. Örneğin bir dövme sanatçısı kendisine, transferi için 7 odalı, 2 havuzu olan bir ev tahsis edilmesi şartıyla Alanya’ya geleceğini söylemişti. Nitekim oldu da kendisini Alanya’ya getirdik ve beraberinde pek çok ödüle de sahip olduk. İbrahim beyin dövmesini de o sanatçı yapmıştı. Çok gezdi, en iyileri getirdi. Mevcut dövme sanatçılarımızı yarışmalara göndererek ödüllere sahip olmamızı sağladı ancak artık transfer ile dövme sanatçısı getirmemize gerek kalmadı çünkü artık Cleopatra Ink Academy var.8
‘GENÇLERİ MESLEK SAHİBİ YAPIYORUZ’
-Cleopatra Ink Academy nasıl başladı? Çizim yeteneğine sahip herkes dövme sanatçısı olabilir mi?
Kalifiye personel sorunu turizmde çok yaşanıyor biliyorsunuz. Aynı sorun bizde de vardı. Mevcut ve yeni hizmete girecek stüdyolarımızda dövme sanatçısı ile tasarımcı bulmamız gerekiyordu. Sektör yeni, bizim de beklentimiz yüksek olduğundan adımıza yakışır bir hizmet içi eğitim programı başlatmaya karar verdik.
İstanbul, Ankara, İzmir, Antalya, Alanya, Adana ve Bodrum’da dövme sanatını şirket içinde öğrettiğimiz birimimiz bulunuyor. Bu süreç 2 ay sürüyor. Süreç kısa gibi görünse de karakalem çizimden reklendirme çalışmalarına, dövme tarihçesinden malzeme temini ve kullanım detaylarına, dövme türlerinden tarzlarına kadar hizmet içi eğitimler veriyoruz. Teknik eğitim tamamlandıktan sonra suni deri ve gerçek deri üzerinde çalışmalar başlıyor. Çizim yeteneği elbette çok önemlidir ama hiç eline kalem almayan ve harika işler çıkaran arkadaşlarımız oldu. Bizden eğitim alan ve bu işi meslek olarak yapmak isteyenleri de başarılı olmaları halinde bünyemizde istihdam ediyor. Ayrıca bizden aldıkları hizmet içi eğitimi ardından edindikleri belgeler ile daha sonra iş yeri açma hakkına da sahip oluyorlar.
‘KISA ZAMANDA YOĞUN TALEP’
- Peki franchise verme girişiminiz nasıl başladı? Dünyanın ilk franchise dövme markası oldunuz, sizden sonra franchise veren dövme markaları oldu mu?
İbrahim beyin planlarında franchise vermek vardı ama bu kadar kısa sürede miydi bilmiyorum inanın. Kısa zaman içinde o kadar çok talep geldi ki… Dediğim gibi planımız da olduğundan gerekli çalışmalara hazırdık. Nasıl bir marka markete ya da gıda firmasına gittiğinizde aynı düzen, aynı renkler, aynı atmosfer oluyorsa Cleopatra Ink’de de aynı sistem yürüyor. Girişimci ile anlaşmalarımız tamamlandığında emlak uzmanımız, mühendislerimiz, mimarlarımız, marka yöneticilerimiz gerekli olan tüm kurulumu sağlıyor ve anahtar teslim şekilde şubeleşme kısa zamanda gerçekleşiyor. Fakat bağlarımız markanın ismini verdikten sonra kopmuyor. Sanatçı temininden dekorasyon farklılıklarına kadar her şeyi takip ediyoruz. Biraz önce Çanakkale’ye söz verdik. Bu röportaj yayınlana kadar belkide şube sayımız artar.
‘İNKJECTİON, TÜRKİYE’DE 900 NOKTADA SATILIYOR’
- Kısa zaman önce de dergi çıkarmaya başladınız. Dergi çıkarma fikri nasıl ortaya çıktı ve ne kadar zamanda bu fikri hayata geçirdiniz?
Dergimiz İnkjection, büyük bir vizyonla kuruldu. Cleopatra çatısı altında olsak da direkt olarak organik bir bağımız yok. İbrahim beyin dergiyi çıkarma amacı, sektörü düzeltmek, sektörün itibarını güçlendirmek, bunun bir sanat olduğunu anlatmaktı. Cleopatra Ink olarak bir itibar sorunumuz olmasa da sektörde büyük bir zayıflık var ama ne yazık ki herkes aynı tutulabiliyor. Bu nedenle dövme sektörünü kapsayan dergimizde, dünyadan ve Türkiye’den pek çok sanatçının haberlerini yapıyor, dövme sanatıyla uğraşan ve dövmeye ilgisi olan herkesin ilgisini çekecek unsurlar ile sunuyoruz. Pandemi sürecinde çıkardık dergiyi, büyük bir dergi markası Türkiye’den çekilmişken Genel Yayın Yönetmenimiz Engin Anak, büyük bir başarı elde etti.
Türkiye’de 900 noktada satılan dergimiz, direkt devler liginde yerini aldı. Sektörde uzun yıllardır yer edinen dergileri istatiklere bakarak söylüyorum ki geçmeye başladı. Dergimiz 2 dilde çıkıyor. Pandemiden dolayı yalnızca ilk sayımızı Avrupa’da çıkarabildik, insanların yoğun ilgisine de sahip olduk ancak pandemi bizi gölgeledi. Bu nedenle Avrupa satışlarımızı, İbrahim beyin talimatıyla pandemi bitene ya da yavaşlayana kadar ara verme kararı aldık.
‘BİR BEBEK BÜYÜTÜR GİBİ BÜYÜTÜYORUZ MARKAMIZI, ÇOK ZOR AMA ÇOK GÜZEL’
- Pazartesi sohbetine katıldığınız için teşekkür ederiz. Son olarak nasıl bir his sektöre yön vermek, sanatla evrenselleşmiş bir markayı tüm alanlarıyla yönetmek?
Biz teşekkür ederiz.
Sektöre yön vermek müthiş bir his fakat çok zor. Halihazırda dövme sektörü dahi kendi başına zorken işin akademik kısmı var. Saatler süren toplantılar yapıyor, tüm departmanlarımızla toplantılar yapıyoruz. Bizim için gezen bölge müdürümüz, şehir şehir şubelerimizi geziyor denetimler yapıyor. Bizim yaptığımız her şey ilk ve yegane. Durum böyle olunca da oldukça zorlayan süreçlerden geçiyoruz. İbrahim beyi burada bulmak daha da zor, çok yoruluyor işin her alanıyla ilgileniyor. Bizim tek derdimiz markamız, parayı hiç önemsemiyoruz. Bir çocuk büyütür gibi ilgileniyoruz markamızla. Bizim bir de showroomumuz var, pandemiden dolayı durdurduk ama yakın zamanda yeniden hayata geçecek. (Pazartesi Sohbeti - Ebru Akarpat Yahşi)

.jpg)