ALANYA’da bir manavdan alınan domates örneğinde 9 farklı pestisit tespit edildi. Bunlardan ikisinin yasal sınırın çok üzerinde olduğu, özellikle Malathion adlı maddenin güvenli limitin 17 katına çıktığı bildirildi. Yeni Alanya’da manşet olan ve kamuoyunda büyük yankı uyandıran pestisitli domates skandalı Alanya dostu duayen turizmci Hüseyin Baraner’in de tepkisini çekti. Baraner, Alanya’da ortaya çıkan zehirli domates skandalına sert tepki gösterdi. Baraner, yüksek miktarda pestisit içeren ürünlerin yalnızca halk sağlığını tehdit etmediğini, aynı zamanda Türkiye turizmine belaltı olduğunu söyledi.
BARANER PESTİSİT SKANDALINI KÖŞESİNE TAŞIDI
Yeni Alanya’nın manşetini köşesine taşıyan Baraner konuya ilişkin şu ifadeleri kullandı:
“Bu sezon yaşadığımız sıkıntıların, ekonomik çevre sorunlarına, siyasetten afelere kadar birçok içsel kaynaktan ve hatalardan kaynaklandığını ve bizleri nedenli tedirgin edip üzdüğünü, hatta kızdırdığını hepimiz biliyoruz. Bu konulara denizlerimize girmek istemiyorum, sektörümüz hiç de edilgen başka bir önemli soruna dikkat çekmek istiyorum. Ortabaş ederek ne güvenli turizm olur ne de sürdürülebilir bir sektör gelişir. Sektörümüzde boş konuşmak artık cansık basında daha fazla öne çıkan bir konu oldu. Türkiye’de tüketilen sağlıksız gıda maddeleri. Bu durum, özellikle bugüne kadar övünerek sunduğumuz yüksek fiyatla pazarladığımız müstesna büfelerimize gölge düşürmekte. İnandırıcı önlemler alınmazsa ileride başımıza büyük sorunlar açacağı kesin olan bir tehlike.
Yeni Alanya yayımlanan habere bu konudaki endişelerimizi daha da derinleştiriyor. Habere göre, Alanya’da bir manavdan alınan domateste 9 farklı pestisit tespit edildiği öne sürüldü. Uzmanlar, bu kalıntıların bazı türlerinin yasal sınırın tam 17 katına ulaştığını vurgulayarak, bu domatesin halk sağlığı açısından ciddi bir risk oluşturduğunu dikkat çektiler. Bu tür durumlar, halk sağlığının da tehdit edilmesine neden oluyor ve dolayısıyla doğrudan turizm sektörünü etkileyerek sonuçlar haline geliyor. Tükettiğimiz gıdaların güvenliği konusunda daha da bilinçli olmamız gerekiyor açıkçası.”
İNSANLARI ZEHİRLEMEYE AND İÇMİŞLER
Ziraat Mühendisi Cem Başoğlu, açıklamasında pestisitlerin kanser, kalp krizi, Alzheimer, Parkinson, otizm, kısırlık, endokrin bozuklukları, karaciğer ve böbrek hasarları gibi ciddi hastalığa yol açabileceğini vurguladı. Başoğlu, “Ne yazık ki bazı üreticilerimiz ve mühendislerimiz adeta insan zehirlemeye and içmişler. Bilinçsiz üreticilerimiz ve paradan başka bir şey düşünmeyen ihracatçılarımız da bu firmaların dümenine hizmetkâr olmuş durumdalar. Bu kişiler maalesef bilinci bir şekilde üretim yapanları tabii ki tenzih ediyoruz. Fakat 280 kat kalıntıyı da kabullenmek mümkün değil. AB ülkelerine gönderilen mahsullerde bile defalarca kalıntı tespiti ediliyorsa, market ve pazar ürünleri ne düşünün. 20 yıldır yaşanmış kimyasal bir etken ile kanser olan hastane vakalarındaki kalp krizi, Alzheimer, Parkinson ve ülke genelindeki otizmli yavrularımızın artışına sebep gösterilebilecek faktörlerden biri de pestisit kalıntıları diyebiliriz.
Kısırlık, endokrin sistem bozukluğu, böbrek ve karaciğer hasarları gibi birçok hastalığın sebeplerinden biri ne yazık ki pestisitlerdir. Dünyada beş büyük firmanın ismi üzerinde geçiyor, adeta insanları zehirlemeye and içmişler. Bizim ağzı açık mühendislerimiz, bilinçsiz üreticilerimiz ve paradan başka bir şey düşünmeyen ihracatçılarımız da bu firmaların dümenine hizmetkâr olmuş durumdalar. Bu kişiler maalesef bilinci bir şekilde üretim yapanları tabii ki tenzih ediyoruz. Fakat 280 kat kalıntıyı da kabullenmek mümkün değil. AB ülkelerine gönderilen mahsullerde bile defalarca kalıntı tespiti ediliyorsa, market ve pazardaki ürünleri düşünün. 20 yıldır yaşanmış kimyasal bir etken ile kanser olan hastane vakalarındaki kalp krizi, Alzheimer, Parkinson gibi hastalıkların artışında da pestisitlerin payı vardır” diye konuştu.
‘TARIM POLİSİ GEREK’
Sosyal medya platformu Facebook’ta Türkiye Çiftçi Birliği grubunda aleni bir şekilde koli bazında satış vardır diye reklam yapıyor” dedi.
Haber böyle devam ediyor. Bu konuda devamlı olarak kamuoyunu bilinçlendiren Alanya Mango’nun sahibi Mustafa Ezici ile telefonda görüştüm. O da bana çok vahim şeyler anlattı ve haberin doğruluğunu teyit etti. Neden 80 milyonun halk sağlığı ile oynanıyor? Aşırı ilaçlama uyuşturucudan bin kat daha tehlikeli. Zehirleniyoruz her gün, her etti. Artık yeter! Denetimler yetersiz! Tarım ve Orman Bakanlığı ciddi anlamda harekete geçmek zorundadır. Öyle bir durumda değil ki artık Türkiye’de tarım polisi lazım. Yani, büyük bir sıklıkla denetim yapan ekiplerin sayısının artırılması ve bu işlerin tamamen şeffaf olarak izlenebilir hale gelmesi lazım.”
Fatih Altaylı, Youtube kanalında açıkladı: "Türkiye'de yasak Alanya'da zibil gibi satılıyor" Devamını Oku




