Orta Afrika Cumhuriyeti’nin batısında, Kamerun sınırına yakın Zamboye köyü çevresinde geleneksel yöntemlerle işletilen altın madeninde meydana gelen büyük göçük, bölgede onlarca ailenin hayatını altüst etti. Toprağın büyük kütleler halinde maden sahasına doğru kaymasıyla çalışan çok sayıda kişi göçük altında kaldı. Olay anına ait cep telefonu görüntülerinde, maden sahasındaki insanların kaçmaya çalıştığı sırada toprak kütlesinin hızla ilerlediği ve geniş bir alanı kapladığı görülüyor. Bölge sakinleri ile kurtarma ekipleri, göçük altında kalanlara ulaşabilmek için çalışmalarını sürdürüyor.

Faciaya ilişkin ilk saatlerde açıklanan can kaybı sayısı daha düşükken, arama çalışmalarının ilerlemesiyle bilanço ağırlaştı. Uluslararası haber ajanslarının bölgedeki yardım görevlileri ve yerel yetkililere dayandırdığı bilgilere göre ölü sayısı 100’ün üzerine çıktı. Kaynakta aktarılan son bilançoda ise 107 işçinin cansız bedenine ulaşıldığı belirtiliyor. Kayıp kişilerin bulunmasına yönelik çalışmalar devam ettiği için nihai can kaybının ancak arama faaliyetleri tamamlandıktan ve kimlik tespitleri yapıldıktan sonra kesinleşmesi bekleniyor.

GELENEKSEL MADENCİLİK NEDEN BU KADAR TEHLİKELİ?

Olay, Orta Afrika Cumhuriyeti’nde yaygın olan geleneksel ve küçük ölçekli madenciliğin taşıdığı riskleri bir kez daha gündeme getirdi. Bu tür sahalarda altına ulaşabilmek için toprak elle veya sınırlı mekanik ekipmanlarla kazılabiliyor; kuyular ve galeriler ise büyük endüstriyel madenlerde kullanılan mühendislik hesapları, tahkimat sistemleri, sürekli zemin takibi ve profesyonel iş güvenliği uygulamalarından yoksun kalabiliyor. Derinleşen kazılar, gevşeyen zemin, su birikmesi ve yetersiz destekleme bir araya geldiğinde ani göçük ve heyelan riski ciddi biçimde artıyor.

Özellikle kayıt dışı veya yeterince denetlenmeyen sahalarda risk yalnızca göçükle sınırlı değil. İşçilerin koruyucu ekipman kullanmaması, acil çıkış güzergâhlarının bulunmaması, sahada kaç kişinin çalıştığının düzenli biçimde kaydedilmemesi ve profesyonel kurtarma ekipmanına erişimin sınırlı olması, bir kazanın sonuçlarını ağırlaştırabiliyor. Bu nedenle benzer facialarda ilk sorunlardan biri, göçük altında tam olarak kaç kişinin bulunduğunun belirlenmesi oluyor. Kurtarma çalışmalarının elle ve sınırlı ekipmanla yürütülmesi de zamana karşı verilen mücadeleyi zorlaştırabiliyor.

SINIR BÖLGESİNDE ALTIN EKONOMİSİ

Zamboye’nin bulunduğu batı kesimi, Kamerun sınırına açılan güzergâhlara yakınlığı nedeniyle ekonomik ve güvenlik açısından hassas bir bölge konumunda. Orta Afrika Cumhuriyeti, önemli maden kaynaklarına sahip olmasına rağmen uzun yıllardır kayıt dışı üretim, kaçakçılık, sınırlı devlet kapasitesi ve silahlı grupların doğal kaynaklar üzerindeki etkisi gibi sorunlarla mücadele ediyor. Birleşmiş Milletler uzmanlarının daha önce yayımladığı raporlarda da Zamboye çevresindeki yasa dışı madencilik ve altın ticareti faaliyetlerine özellikle dikkat çekilmişti.

Pensilvanya'da Uçak Polis Helikopteriyle Çarpıştı: 1 Ölü
Pensilvanya'da Uçak Polis Helikopteriyle Çarpıştı: 1 Ölü
İçeriği Görüntüle

Geleneksel altın madenciliği aynı zamanda bölgede yaşayan çok sayıda insan açısından önemli bir geçim kapısı. Düzenli istihdam seçeneklerinin sınırlı olduğu yerlerde insanlar, yüksek risklere rağmen küçük ölçekli madenlere yöneliyor. Çıkarılan altın ise yerel aracılar ve ticaret ağları üzerinden el değiştirerek sınır bölgelerindeki merkezlere ulaşabiliyor. Böyle bir ekonomik yapı, madencilik faaliyetlerinin tamamen durdurulmasından ziyade kayıt altına alınması, güvenlik standartlarının yükseltilmesi ve çalışanların daha sıkı biçimde korunması gerektiği yönündeki tartışmaları öne çıkarıyor.

FACİANIN ARDINDAN RESMİ SÜREÇ NASIL İŞLİYOR?

Büyük çaplı bir maden göçüğünün ardından öncelik, hayatta kalanlara ulaşılması ve göçük alanının yeni çökmelere karşı güvenli hale getirilmesi. Bunun ardından kayıp listesinin oluşturulması, çıkarılan cenazelerin kimliklerinin belirlenmesi ve ailelere teslim edilmesi gerekiyor. Zamboye’deki olayla ilgili olarak da kazanın nedeninin ve madenin işletilme koşullarının belirlenmesine yönelik soruşturma süreci gündemde. İncelemenin, göçüğün doğal zemin hareketlerinden mı, kazı yöntemlerinden mi, yetersiz tahkimattan mı veya birden fazla risk unsurunun birleşmesinden mi kaynaklandığını ortaya koyması bekleniyor.

Bu süreç aynı zamanda madenin kimler tarafından işletildiğinin, faaliyetlerin hangi hukuki statü altında yürütüldüğünün ve gerekli güvenlik yükümlülüklerinin yerine getirilip getirilmediğinin araştırılmasını gerektiriyor. Olası ihmal veya mevzuata aykırılıkların tespit edilmesi halinde sorumlulukların belirlenmesi de soruşturmanın önemli başlıklarından biri olacak. Hükümet Sözcüsü Evariste Ngamana, hayatını kaybedenlerin ailelerine başsağlığı dilerken devletin faciadan etkilenen vatandaşlara yardım sağlamak amacıyla çalışmalar yürüttüğünü açıkladı.

BENZER FACİALARIN ÖNLENMESİ İÇİN NE YAPILMALI?

Uzmanların küçük ölçekli madencilik açısından üzerinde durduğu temel önlemler arasında kazı alanlarının jeolojik açıdan değerlendirilmesi, kuyu ve galerilerin uygun şekilde desteklenmesi, yağış ve yeraltı suyunun düzenli takip edilmesi, çalışan sayısının kayıt altına alınması ve acil durum planlarının hazırlanması bulunuyor. İşçilerin temel iş güvenliği eğitimi alması, koruyucu ekipmana erişebilmesi ve tehlikeli olduğu belirlenen sahalarda üretimin durdurulabilmesi de can kayıplarını azaltabilecek uygulamalar arasında yer alıyor.

Ancak Orta Afrika Cumhuriyeti gibi kayıt dışı madenciliğin geniş bir geçim ekonomisine dönüştüğü ülkelerde yalnızca yasaklama ve saha kapatma kararlarının kalıcı çözüm üretmesi güç görülüyor. Denetimin güçlendirilmesiyle birlikte küçük madencilerin ruhsatlı kooperatifler veya kayıtlı işletmeler altında çalışmasının teşvik edilmesi, altının kaynağının izlenebilmesi ve yerel topluluklara alternatif gelir imkânları oluşturulması gerekiyor. Zamboye’de yaşanan facia, altın üretiminin ekonomik değerinin yanında, denetimsiz madenciliğin işçiler ve aileleri açısından ne kadar ağır bir insani bedele dönüşebildiğini bir kez daha ortaya koydu.

Kaynak: Haber Merkezi