Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) uzmanları, vatandaşın neden resmi rakamlardan çok daha yüksek bir enflasyon hissettiğine dair çarpıcı bir analiz yayımladı. Halil İbrahim Korkmaz, Ahmet Bilal Kurtoğlu ve Furkan Höçük tarafından hazırlanan raporda, hanehalkının enflasyon algısının piyasa oyuncularından neden bu denli ayrıştığı bilimsel verilerle ortaya kondu. 30 Ocak 2026 tarihli bu analiz, ekonomik kararların sadece rakamlarla değil, vatandaşın cüzdanındaki gerçeklerle şekillendiğini doğruladı.
ENFLASYON TEK HANEYKEN BİLE FARK 10 PUAN
Analizdeki en dikkat çekici bulgu, son 10 yıllık süreçte hanehalkının enflasyon beklentisinin her zaman gerçekleşen rakamın üzerinde olması. Verilere göre enflasyonun tek haneli olduğu dönemlerde dahi vatandaş, gelecekteki fiyat artışlarını resmi rakamlardan ortalama 10 puan daha yüksek tahmin etti. Bu durum, piyasa katılımcılarının iyimser tahminlerine karşın halkın fiyat artışlarına karşı çok daha tetikte ve endişeli olduğunu gösteriyor.
VATANDAŞI KİRA VE GIDA VURUYOR
Merkez Bankası uzmanları, bu büyük ayrışmanın ana nedenini "hissedilen enflasyon" olarak tanımladı. Alanya gibi kira artışlarının ve gıda maliyetlerinin hayatın merkezinde olduğu bölgeleri de yakından ilgilendiren analizde şu tespitlere yer verildi:
-
Hanehalkı, genel enflasyon sepetine değil, her gün satın aldığı ürünlerin fiyatına bakıyor.
-
Türkiye'de beklentileri en çok gıda fiyatları ve kontrol edilemeyen kira artışları bozuyor.
-
Kira enflasyonu, uzun süredir manşet enflasyonun üzerinde seyrederek vatandaşın gelecek algısını karartıyor.
SOSYAL MEDYA VE BİLGİ KİRLİLİĞİ ETKİSİ
Haber kaynaklarının da incelendiği analizde, Türkiye'de hanehalkının ekonomik bilgiyi en çok televizyon, radyo ve sosyal medyadan aldığı belirtildi. Sosyal medyanın beklentiler üzerindeki hızlı ve bazen yanıltıcı etkisi, Merkez Bankası'nın iletişim stratejilerini daha etkin kılması gerektiği sonucunu doğurdu.
DEZENFLASYON İÇİN SIKI DURUŞ MESAJI
Merkez Bankası, hissedilen yüksek enflasyona rağmen sıkı para politikası duruşunun sürdürülmesiyle beklentilerin kademeli olarak iyileşeceğini öngörüyor. Analizin sonuç bölümünde, toplumun tüm kesimleriyle kurulacak doğru iletişimin, enflasyonla mücadelede kilit rol oynayacağı vurgulandı.




