MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu’nun Silivri Cezaevi’nde 12 Kasım 2011’de yaşamını yitirmesine ilişkin yeniden yürütülen soruşturmada dikkatler bu kez “Kurtlar Vadisi” dizisine çevrildi. Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında dizinin senaristleri Raci Şaşmaz, Bahadır Özdener ve Cüneyt Aysan’ın “bilgi sahibi” sıfatıyla ifadelerine başvurulması kararlaştırıldı. Senaristlerin ifadeye çağrılması, haklarında suç isnadı bulunduğu anlamına gelmezken, savcılığın dizideki bazı sahnelerin hazırlanma sürecini ve bunların Kozinoğlu’nun ölümüyle kurulan bağlantısına ilişkin iddiaları aydınlatmaya çalıştığı değerlendiriliyor.

15 YIL SONRA DOSYA YENİDEN İNCELENİYOR

Kaşif Kozinoğlu, Odatv soruşturması kapsamında tutuklu bulunduğu Silivri Cezaevi’nde hayatını kaybetmişti. Ölümün ardından Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen ilk soruşturmada Kozinoğlu’nun sağlık geçmişi incelenmiş, MİT’ten temin edilen sağlık dosyası da Adli Tıp Kurumu’na gönderilmişti. Adli Tıp değerlendirmesinde ölümün kalp rahatsızlığına bağlı doğal ölüm olduğu sonucuna varılması üzerine savcılık 2012’de kovuşturmaya yer olmadığına karar vermişti. Aradan geçen yılların ardından dosyanın yeniden ele alınmasıyla ölüm nedeni ve olayda üçüncü kişilerin müdahalesi bulunup bulunmadığı yeniden araştırılmaya başlandı.

CEZAEVİ GÖREVLİLERİ DE SORUŞTURMA DOSYASINDA

Yeni soruşturma yalnızca televizyon dizisine ilişkin iddialarla sınırlı değil. Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı, Kozinoğlu’nun öldüğü dönemde ceza infaz kurumunda görev yapan 11 kişi hakkında adli işlem başlattı. Şüphelilerden 10’u gözaltına alınırken bir kişinin yurt dışında bulunduğu tespit edildi. Ayrıca Kozinoğlu’nun kesin ölüm nedeninin ve üçüncü kişi müdahalesi olup olmadığının yeniden belirlenmesi amacıyla fethi kabir işlemi gündeme geldi. Adli tıp incelemesinde mezardan alınacak örneklerin yanı sıra cezaevi kamera kayıtları, sağlık belgeleri ve acil yardım kayıtlarının birlikte değerlendirilmesi öngörülüyor.

KURTLAR VADİSİ RAPORU YENİDEN GÜNDEMDE

Senaristlerin ifadeye çağrılması, Kozinoğlu’nun yıllar önce hazırladığı öne sürülen “Kurtlar Vadisi” başlıklı MİT raporunu da yeniden tartışmaya açtı. Dönemin basınına yansıyan raporda dizinin yapım süreci, karakterlerin esin kaynakları ve devlet-mafya-güvenlik bürokrasisi ilişkilerinin senaryoya nasıl aktarıldığı konusunda çeşitli iddialar bulunuyordu. Raporda Raci Şaşmaz ve Osman Sınav’ın yanı sıra Nuri Ergin, Mehmet Ağar ve Hasan Atilla Uğur gibi isimlere ilişkin değerlendirmelerin yer aldığı kamuoyuna yansımıştı. Ancak söz konusu rapordaki iddiaların tamamının yargı kararıyla doğrulanmış olgular olmadığı, bu nedenle soruşturma kapsamında iddia ve geçmiş dönem istihbarat değerlendirmeleri olarak ele alınması gerektiği önem taşıyor.

Antalya Varsak-Müze tramvay hattında kış tarifesi başladı
Antalya Varsak-Müze tramvay hattında kış tarifesi başladı
İçeriği Görüntüle

10 KASIM’DAKİ BÖLÜM NEDEN İNCELENİYOR?

Soruşturmanın öne çıkan başlıklarından biri “Kurtlar Vadisi Pusu”da yer alan “Kazım Kaşifoğlu” karakteri. Dizinin 10 Kasım 2011’de yayımlanan 136. bölümünde Kaşifoğlu karakterinin hücrede tutulduğu, Yaşar Ağa’ya teslim edildiği ve ölümle tehdit edildiği sahneler yer aldı. Kaşif Kozinoğlu ise bu yayından iki gün sonra, 12 Kasım 2011’de Silivri Cezaevi’nde yaşamını yitirdi. Karakter ile Kozinoğlu arasındaki isim benzerliği ve bölümün yayın tarihi nedeniyle ortaya çıkan tartışmalar, olayın hemen ardından da kamuoyuna yansımıştı. Yeni soruşturmayla birlikte savcılığın bu sahnelerin hangi süreçte, ne zaman ve hangi bilgiler doğrultusunda kaleme alındığını açıklığa kavuşturmaya çalışması bekleniyor.

139. BÖLÜMDEKİ ÖLÜM SAHNESİ DE DOSYADA

Kozinoğlu’nun ölümünden sonra ekrana gelen bölümler de incelemenin bir başka boyutunu oluşturuyor. 8 Aralık 2011’de yayımlanan 139. bölümde Kazım Kaşifoğlu karakterinin spor yaptıktan sonra nabzının yükseldiğinden söz ettiği, ardından duş aldığı ve daha sonra “Kara” karakterinin müdahalesiyle öldüğü bir kurgu işlendi. Kozinoğlu’nun cezaevinde fenalaşmasından önce spor yaptığına ilişkin dönemin resmi açıklamalarıyla dizideki kurgu arasında benzerlik bulunduğu iddiası uzun süredir tartışılıyordu. Ancak dizideki bir sahne ile gerçek ölüm arasındaki benzerlik tek başına nedensellik ya da önceden bilgi sahibi olunduğunu kanıtlamıyor; soruşturmanın temel amacı da bu benzerliklerin tesadüf mü yoksa başka bir bilgi akışının sonucu mu olduğunu somut deliller üzerinden belirlemek.

ADLİ TIP İNCELEMESİ BELİRLEYİCİ OLACAK

Dosyanın bundan sonraki aşamasında adli tıp bulguları büyük önem taşıyor. Yıllar sonra yeniden incelenen ölüm vakalarında mezardan alınabilen biyolojik ve kimyasal örnekler, önceki otopsi ve sağlık kayıtlarıyla birlikte değerlendirilebiliyor. Kozinoğlu dosyasında da yeni incelemelerin 2011’deki sağlık belgeleri, cezaevi kayıtları ve önceki Adli Tıp raporuyla karşılaştırılması bekleniyor. Böylece ilk soruşturmada ulaşılan “kalp damar rahatsızlığına bağlı doğal ölüm” sonucunu değiştirecek bilimsel bir bulgu bulunup bulunmadığı araştırılacak.

SENARİSTLERİN İFADESİNDE HANGİ SORULAR ÖNE ÇIKABİLİR?

Raci Şaşmaz, Bahadır Özdener ve Cüneyt Aysan’ın “bilgi sahibi” olarak dinlenecek olması nedeniyle soruşturmanın televizyon yapım sürecine ilişkin bölümü ayrıca önem taşıyor. Senaryoların hangi tarihlerde yazıldığı, Kaşifoğlu karakterinin hangi kaynaklardan esinlenerek oluşturulduğu, ilgili sahnelerin Kozinoğlu’nun ölümünden önce mi yoksa sonra mı kaleme alındığı ve yapım ekibine dışarıdan herhangi bir bilgi ulaşıp ulaşmadığı gibi hususlar soruşturmanın açıklığa kavuşturabileceği başlıklar arasında bulunuyor. İfadelerden elde edilecek bilgiler ancak diğer delillerle birlikte değerlendirilerek hukuki anlam kazanabilecek.

“ERDOĞAN” MEZAR TAŞI İDDİASI DA TARTIŞILIYOR

Soruşturmanın yeniden gündeme gelmesiyle birlikte dizinin farklı bölümlerindeki sembolik ayrıntılara ilişkin geçmişte ortaya atılan iddialar da yeniden dolaşıma girdi. Bunlar arasında bir mezar taşında “Erdoğan” isminin görülmesi gibi sahneler de bulunuyor. Ancak bu tür görsel ayrıntıların belirli bir kişiye yönelik mesaj veya önceden hazırlanmış bir planın parçası olduğu yönündeki yorumlar, somut delille desteklenmedikçe iddia niteliğini taşıyor. Bu nedenle soruşturma açısından belirleyici olan, dizideki kurgu ile gerçek olaylar arasındaki benzerliğin kendisinden çok, sahnelerin hazırlanmasına ilişkin doğrulanabilir kayıtlar ve kişiler arasındaki olası bilgi akışının ortaya konulması olacak.

NİHAİ DEĞERLENDİRME SAVCILIK VE ADLİ TIP SONRASI

Kaşif Kozinoğlu’nun ölümü hakkındaki yeni soruşturma, 2012’de verilen kovuşturmaya yer olmadığı kararından farklı olarak olayın hem adli tıp hem cezaevi görevlileri hem de dönemin bazı medya içerikleri açısından yeniden değerlendirilmesini beraberinde getirdi. Senaristlerden alınacak ifadeler soruşturmanın yalnızca bir bölümünü oluştururken, ölümün niteliği konusunda en kritik aşamalardan biri yeni bilimsel incelemeler olacak. Savcılığın elde edeceği deliller sonucunda üçüncü kişi müdahalesine ilişkin yeterli şüphe bulunup bulunmadığı ve geçmişte verilen doğal ölüm değerlendirmesinin değişip değişmeyeceği netleşecek.

Kaynak: Haber Merkezi