Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Merkezi'ne polis eşliğinde girilmesi, parti içerisinde Kemal Kılıçdaroğlu'na yakınlığıyla bilinen isimler arasında da ciddi rahatsızlıklara neden oldu. Yaşanan krizin ardından Kahramanmaraş Milletvekili Ali Öztunç ile Elazığ Milletvekili Gürsel Erol, yeni yönetim kadrosunda görev almayı reddetti.
Halktv.com.tr yazarı İsmail Saymaz'ın aktardığı bilgilere göre, Kemal Kılıçdaroğlu eski Parti Meclisi üyelerinden oluşan yeni bir Merkez Yönetim Kurulu (MYK) kurma hazırlığına girdi. Bu süreçte yakın çalışma ekibinde yer alacakları bilgisi kendilerine ulaşan Öztunç ve Erol, duruma itiraz etti. Her iki milletvekilinin de Kılıçdaroğlu'nun özel kalem müdürlüğünü arayarak, oluşturulacak yeni MYK listesinden isimlerinin çıkarılmasını talep ettikleri bildirildi.
ÖZTUNÇ'TAN 'KİŞİLER DEĞİL PARTİ ÖNEMLİ' VURGUSU
Gelişmelerin ardından İsmail Saymaz'a açıklamalarda bulunan Ali Öztunç, emniyet güçlerinin parti binasına girmesinin hiçbir şekilde kabul edilemeyeceğini vurguladı. Parti içindeki birlikteliği sağlamak ve iktidar yürüyüşünü beraber sürdürmek için büyük çaba harcadıklarını belirten Öztunç, bu hedefin gerçekleşemediğini gördüklerini ifade etti. Çocukluğundan bu yana CHP'nin çeşitli kademelerinde, özellikle gençlik kollarında görev aldığını hatırlatan Öztunç, kendisi için asıl önemli olanın kişiler değil, partinin kurumsal kimliği olduğunun altını çizdi.
POLİS MÜDAHALESİ KURULTAY ÇAĞRISINI TETİKLEDİ
CHP
Genel Merkezi'nde yaşanan idari anlaşmazlıkların emniyet müdahalesine dönüşmesi, parti içindeki ayrışmayı derinleştirdi. Polis zoruyla binaya girilmesinin hemen ardından, aralarında Gürsel Erol ve Ali Öztunç'un da bulunduğu altı milletvekili ortak bir bildiri yayımladı.
Söz konusu açıklamada, Ankara Emniyeti'ne yazı yazılarak parti merkezine polis sokulmasının demokratik teamüllerle bağdaşmadığı ve kamu vicdanını yaraladığı ifade edildi. Partililerin karşı karşıya getirilmesinden duyulan rahatsızlık dile getirilirken, mevcut kırılmanın daha fazla büyümemesi adına en kısa sürede kurultaya gidilmesi gerektiği çağrısı yapıldı.




