MHP'ye yönelik kaset operasyonları tartışılırken, önemli bir nokta gözden kaçırılıyor. MHP'ye yapılan operasyon 12 Eylül 2010 referandumundan önce başladı, genel seçimler öncesi ivme kazandırılıp, uygulanıyor. Referandum öncesi...

MHP’ye yönelik kaset operasyonları tartışılırken, önemli bir nokta gözden kaçırılıyor. MHP’ye yapılan operasyon 12 Eylül 2010 referandumundan önce başladı, genel seçimler öncesi ivme kazandırılıp, uygulanıyor. Referandum öncesi “küskünler” diye adlandırılan eski MHP yöneticileri “evet” çıkması için çalıştılar. MHP tabanından büyük bir kesim, partilerinin “hayır” kampanyasına rağmen “evet” oyu kullandı. 21 Eylül 2010 tarihinde, MHP lideri Devlet Bahçeli bazı gazete ve televizyonların Ankara temsilcileriyle buluşmuştu. Bahçeli o buluşmada “Genel seçimler sonrası iki partili TBMM oluşturmak istiyorlar” demişti.
“AKP İKTİDARI DEVAM ETTİRİLMEK İSTENİYOR”
MHP Genel Sekreteri Cihan Paçacı da konuyla ilgili o günlerde bir demeç vermiş, Baykal’a yönelik kaset skandalının benzerinin MHP’ye yönelebileceğini işaret etmişti. Paçacı, şöyle konuşmuştu:
“Anlaşılıyor ki AKP, tek parti iktidarını bırakmak istemiyor. Türkiye’de rejimi, milletin değer yargılarını dönüştürme projesi tamamlanana kadar iki partili bir TBMM aritmetiği isteniyor.”
Sonuç olarak gelinen son aşamada “Kasetleri çekip yayınlayanlar mı yoksa kasetler üzerinden yürütülen plan mı önemlidir?” diye sormak isterim. Kasetler sonucunda ortaya çıkan, halen de yürütülen planı bozmak gerekir. Çünkü kasetler aracılığıyla seçimi kazanmak hedef alındığı gibi, şimdiden partiler esir alınıyor, plana uyumlu hale getiriliyor. Yarın da, seçimlerde çıkan sonuç ne olursa olsun, hükümet baskı altında tutulup kararlarına etki edilecektir.
KASETLER ORGANİZE ŞEBEKE İŞİ Mİ?
İnternette yayınlanan görüntüleri inceleyen hukukçulara göre, görüntüler son derece profesyonel, organize bir şebeke tarafından kayda alınmış. MHP'ye yapılan kaset komplosuyla ilgili soruşturmada henüz faillere ulaşılamadı. Savcılık kaynaklarından edinilen bilgiye göre de, yerleştirilen kameralar ve kuruluş düzeneğinin uzman ekip izlenimi yarattığı iddia ediliyor. MHP’de 10 parti yöneticisinin istifasına neden olan görüntülerle ilgili iddiaların ardından, partinin avukatları suç duyurusunda bulundu, görüntüleri çekenlerin ve servis edenlerin yakalanmasını istedi. Aynı evin içinde farklı odalara yerleştirilen kameralar ve kayıt düzeneği, uzman bir ekip tarafından kurulduğu iddiasını daha da güçlendiriyor.
Harekete duyarlı ve üzerinde batarya bulunan kameraların yerleştirilmesinin zor bir işlem olduğunu belirten uzmanlar, evin sahibinin bilgisi olmadan bunun gerçekleşmeyeceği görüşünde. Uzman hukukçulara göre, önce görüntülerde yer alan kadınlar tespit edilmeye çalışılacak. Kimliklerinin belirlenmesinin ardından ifadeleri alınacak. “Kasetten siyaset” cephesinde son gelişme de şu. Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı (TİB), 21 Mayıs 2011 tarihinde 10 MHP'li milletvekilinin istifa etmesine neden olan görüntüleri yayınlayan internet sitesine erişimi yasakladı.
YALÇINBAYIR AKP’Yİ UYARDI
AKP eski Genel Sekreteri Ertuğrul Yalçınbayır, "Hiçbir AKP'linin kasetinin çıkmaması, o kasetlerin olmadığı anlamına gelmez. Röntgenciliğe giren bu tutum ve davranışlar insana yakışmaz. Kaldı ki insanın özel hayatının hem gizliliği, hem kişisel verilerinin korunması, Anayasa ile güvence altına alınmıştır. İdareye (hükümet) düşen büyük görevler var. Bunların bugünkü teknolojiyi göz önüne alırsak bulunmaması, bunlara ulaşılmaması mümkün değildir. Bu telefon dinlemeleri, insanların gözetlenmesi insanlıkla bağdaşmayan, apaçık insan hakları ihlalleridir. Kamuoyunun bu yapılanları dikkate almaması gerekir" dedi.