Kamuoyu yoklamaları ile iş adamları çalışmalarının durumunu, siyasi partiler de halkın kendilerine verdikleri notu öğrenmek isterler. Böylece, iktidarda iseler yaptıklarının halk üzerindeki artı, eksi neticesini öğrenerek bundan sonra atacakları...

Kamuoyu yoklamaları ile iş adamları çalışmalarının durumunu, siyasi partiler de halkın kendilerine verdikleri notu öğrenmek isterler. Böylece, iktidarda iseler yaptıklarının halk üzerindeki artı, eksi neticesini öğrenerek bundan sonra atacakları adımı belirlemeye çalışırlar. Muhalefette iseler, iktidar partisi ile olan ilişkilerinin seçmen üzerinde nasıl bir etki bıraktığını görerek yeni bir yol haritası çizmeye gayret ederler. Bu şekilde davranmaları da kaçınılmazdır. Onun için kamuoyu yoklamaları, iktidar partileri için de, muhalefet partileri için de iyi bir yol göstericidir. Bu izahattan sonra aşağıda son yapılan kamuoyu yoklamasını gösterdikten sonra, 12 Haziran 2011 seçiminde alınan oy oranları üzerinde değerlendirme yapacağım. Bu değerlendirmeden isteyen istediği gibi bir sonuç çıkarabilir. Örneğin, 2012 haziran içinde Genar şirketinin 16 ilde 2.210 kişi ile görüşerek aldığı sonuçlar şöyledir: AKP %51.1, CHP %24.5, MHP %12.4, BDP %6.6 oy alıyorlar. Bu dört partinin 12 Haziran 2011 seçiminde aldıkları oy şöyledir: AKP %49.95, CHP %25.94, MHP %12.98 ve BDP %6.58 oy almış bulunuyorlar. Aradan bir yıl geçmiştir. AKP'nin oyu %1.15 artmış, CHP'nin oyu %1.44, MHP'nin oyu %0.48 oranında azalmış BDP ise yerinde saymıştır. AKP 10 yıldır iktidardadır, 2 milletvekili seçiminde oyunu arttırmıştır. Muhalefet partilerimiz ise aksi bir durum sergileyerek bir türlü iyi bir performans gösteremiyorlar. Neden? İşte bütün sorun budur. Muhalefet partilerimiz bu nedenin, nedenini araştırarak kendilerine çeki düzen vermeleri gerekir. Düşünebiliyor musunuz? CHP Genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, terör sorununu görüşmek üzere Başbakan R.Tayyip Erdoğan’ı ziyaret ederek terörün bitirilmesi için el birliğinden söz etti. Kamuoyunda, bu husus CHP için çok güzel gelişme yaratmıştı. Ancak, aradan 24 saat geçmeden, başkan yardımcısı bir kişi öyle bir laf etti ki, şişen balon anında sönüverdi. MHP ise, her yapılanın karşısında bir tavır sergiliyor. Diyarbakır bağımsız milletvekili Leyla Zana, "Terörü bu iktidar bitirir" dedi ve başbakanla görüşmek istediğini beyan etti. Geçenlerde başbakanla Leyla Zana, bir araya geldiler. Bu görüşmenin kanayan yarayı hemen iyi etmesi elbette mümkün değildir ama dünün muhalefetinin baş aktörünün bu şekilde bir iyi niyet göstermesi elbette hayra alamet sayılması iktiza etmez mi? Ama, MHP Grup Başkan Vekili Oktay Vural, alaylı bir şekilde, "Leyle ile Mecnun buluştular" diyerek partisinin görüşünü böyle açıklamış oldu. İşte aldıkları oyları da ibret alınacak şekilde millet böyle değerlendiriyor. Genar şirketi, "2014'de yapılacak seçimde Cumhurbaşkanlığına kimi layık görüyorsunuz" diye bir soru sormuş: %40.7 oy ile R.Tayyip Erdoğan'ı görmek istediklerini beyan etmişler. Bu oylamada Kılıçdaroğlu %6.4, Deniz Baykal %5.5, Devlet Bahçeli %4 oy almışlar. Demek ki Türk milleti lafa değil esere bakıyor ve ona göre kararını veriyor. Ziya Paşa bu hususu şöyle formüle etmiş: "Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz, şahsın görünür rütbe-i aklı eserinde" diyor. Halk ne kör, ne sağır yapılanları görüyor, yollarda yürüyor, barajlar da yüzüyor ve dünya devletleri arasındaki kredibilitemizi görüyor, ona göre durum değerlendirmesi yapıyor. Halkımız iktidara yürüyen her partinin lafına değil, iktidar olduğu takdirde yapacaklarına bakıyor, ona göre kararını veriyor. Halkımız, 50 sene evvelki halk değil, daha bilinçli, daha istikrarlı, daha akıllı hareket ederek oy’unu kullanıyor. Aksini kimse düşünmesin.