Stratejik Düşünce Enstitüsü'nün 6-10 Eylül tarihleri arasında 12 ilde 2 bin 72 kişiyle gerçekleştirdiği kamuoyu yoklamasında,
Stratejik Düşünce Enstitüsü'nün 6-10 Eylül tarihleri arasında 12 ilde 2 bin 72 kişiyle gerçekleştirdiği kamuoyu yoklamasında, "Bugün seçim olsa hangi partiye oy vereceksiniz" sorusuna verilen cevapları 22 Eylül Perşembe günkü “KAMUOYU YOKLAMASININ DÜŞÜNDÜRDÜĞÜ” yazımda açıklamıştım. Okumamış olanlara hatırlatmak için, kısaca açıklamak istiyorum. Bu kamuoyu yoklamasında AKP yüzde 54.7, CHP yüzde 24.8, MHP yüzde 10.8 ve BDP yüzde 5 oy almışlar ki, bu 3 parti 12 Haziran'da aldıkları oylardan erozyona uğramışlar, iktidar partisi AKP ise oyunu yüzde 5 arttırmıştır. SDE bu yoklama da partilerin seçmenlerine, bu günkü ekonomik durumdan, gelişmelerden memnun musunuz diye sormuş alınan cevaplar da partilerin yöneticileri ile seçmenlerinin görüşlerinin örtüşmediği açıkça görülmektedir. Örneğin, CHP'nin ve MHP'nin seçmen ve sempatizanlarının yüzde 90'ının hayatından memnun olduğu, yüzde 46.1'nin kendini mutlu bulduğu, yüzde 40.1'inin kısmen mutlu olduğu ve ancak yüzde 13.8'inin mutsuz olduğu sonucu çıkmıştır. AKP'nin ise yüzde 90.1'inin kendilerini mutlu hissettikleri anlaşılmıştır. Bu sonucun nasıl değerlendirileceği hususuna gelince, şu gereği vurgulamakta yarar var. Dünya, ekonomik krizle çalkalanırken, Başbakan "Bu kriz bize teğet geçecektir" demiş, alınan tedbirlerle, krizin etkisi en asgariye indirilmiştir. Otoyollar, hızlı tren, hava meydanları, tünel, baraj inşaatları gibi dev yatırımlarla ekonominin önü açılmıştır. Bu yatırımların yanında özel sektör de kendi alanında gerekli inşaatları hayata geçirmiştir. Mesela, otomobil yapımı ve satışı rekor seviyeye çıkmıştır. Tüm bunların sonucunda halkımızın refah seviyesi de yükselişe geçmiş olmuyor mu?
Türkiye’nin kredi notu BB'den BBB'ye yükseltilmiş, İMF'ye borcumuz 3 milyar dolara indirilmiş, bütçe ise açık vereceğine fazla vermeye başlamıştır. Kemal Derviş bile ekonominin gidişatının çok iyi olduğunu önümüzdeki 10 yıl içinde daha da iyi olacağını beyan etmiştir. İşte halkımız bu gelişmeler karşısında mutlu olduğunu ifade ederek bazı görmeyen körlere inat “MUTLU VE MEMNUN OLDUĞUNU” söyleme erdemliğini göstermiştir.
İşte muhalefette olmalarına karşın eğer seçimde aldıkları oylarında düşüş oluyorsa öncelikle bunun nedenlerini araştırmaları, halk ile iyi bir diyalog kurarak halkın nabzını iyi tutmaları icap etmektedir. Artık, halka tepeden bakma devri kapanmıştır. Halkı iyi tanımak için, onun sofrasına oturup aynı tastan çorba içmek lazım gelmektedir. Dostlar alış verişte görsün kabilinde, medyayı yanına alarak bir, iki kişinin evini ziyaret etmekle halka inilmiş sayılmamaktadır. Muhalefetin görevi iktidarın her yaptığını kötülemek, her yasasını iptal ettirmek için yargıya götürmek değildir. Halkın karşısına, planla, proje ile çıkıp, ben daha iyisini yapacağım demek gerekmektedir. Yoksa, iktidara gelebilmek muhaldir.