ALANYA’DA geleneksel Türk okçuluğunun gelişimi için önemli bir misyon üstlenen Alanya Geleneksel Okçuluk Spor Kulübü, kurulduğu günden bu yana gençleri spora kazandırarak hem bölgesel hem de ulusal arenada önemli başarılar elde etti. 6 yıldır faaliyet gösteren kulüp, yaklaşık 200 öğrenciyi yetiştirirken, aktif olarak 80’e yakın sporcusuyla çalışmalarına devam ediyor. Kulüp Başkanı Fatih Kaftancı’nın öncülüğünde yürütülen çalışmalar, sadece sportif anlamda başarılarla sınırlı kalmayıp, atalarımızdan miras kalan kültürel değerlerin yaşatılması ve yeni nesillere aktarılması hedefini de gerçekleştiriyor. Alanya ve Antalya bölgesinde geleneksel Türk okçuluğu branşında ilk madalyayı kazanan kulüp, elde ettiği derecelerle gençlere örnek oluyor. Kulüp, spora ve kültüre yaptığı katkılarla Alanya’nın sportif yaşamına yeni bir soluk getirirken, geleneksel sporun yaygınlaşması için de yoğun çaba harcıyor.

‘ALANYA VE ANTALYA’YA İLK MADALYAYI BİZ GETİRDİK’

Kulüp Başkanı Fatih Kaftancı, 6 yıldır sürdürdükleri çalışmalarla bugüne kadar yaklaşık 200 öğrenci yetiştirdiklerini belirterek, “6 yıldır bu spora devam ediyoruz ve bu süreçte yaklaşık 200 öğrenci yetiştirdik. Şu an aktif olarak 80’e yakın sporcumuz çalışmalarını sürdürüyor. Yarışmalara katılmaya devam ediyor, güzel dereceler almaya başlıyoruz. Alanya ve Antalya’ya Geleneksel Türk Okçuluğu branşında ilk madalyayı biz getirdik, bununla gurur duyuyoruz. Son yıllarda artık kürsülere abone olduk diyebilirim. Bu başarıda yalnız değilim, biz büyük bir aileyiz. Kazandığımızda da hazırlanırken de hep birlikte oluyoruz. Bu birlikteliğin gücünü hissetmek çok güzel. Ailelere ve antrenör arkadaşlarıma da ayrıca teşekkür ediyorum” dedi.

‘ATA MİRASIMIZ OLAN KÜLTÜRÜ YAŞATMAYA ÇALIŞIYORUZ’

Kaftancı, ilk zamanlarda bireysel çabalarının fazla olduğunu ancak zamanla kurdukları aile ortamının hem başarı hem de memnuniyet anlamında kendilerini ileriye taşıdığını söyledi. Kaftancı, “Çocukların hayatına dokunuyoruz. Amacımız, gençlerimizin hem sporda hem hayatta başarılı bireyler olması. Gökbel Şenliği’ne gittiğimizde yüzlerce insan bizi ziyaret etti. 8-10 yaşındaki sporcularımız 40-50 yaşındaki yetişkinlere profesyonel şekilde eğitim verdi. Bu beni hem gururlandırdı hem de gelişimlerini görmek büyük mutluluk verdi. Biz sadece ok atmayı öğretmiyoruz, ata mirasımız olan kültürü de yaşatmaya çalışıyoruz. Yüzyıllardır var olan bu sporun, savaş aleti olmaktan çıkarak kültürel bir değere dönüşmesini önemsiyoruz” şeklinde konuştu.

‘HEDEFİM, HER ÇOCUĞUN BU SPORU YAPABİLMESİ’

Türkiye Geleneksel Türk Okçuluk Federasyonu bünyesinde 3. kademe antrenör olan Kaftancı, eşi ve alanında uzman antrenörler ile birlikte çalıştıklarını belirtti. Kaftancı, “Son üç yıldır dereceler elde ediyoruz. Öncesinde 6.’lık, 8.’lik, 9.’luk gibi sıralamalarımız vardı. Belediyemiz bize alan ve motivasyon desteği sağladı. Kaymakamımız ve yerel yöneticilerimiz bizi ziyaret etti, bu da doğru yolda olduğumuzu gösteriyor. Ayrıca ben yay ustasıyım, 6 yıldır bu alanda çalışıyorum. Son 2-3 yıldır profesyonel sporcular yaylarımı kullanıyor. Çocuklarımızın yarışlarda kullanacağı tüm ekipmanları kendi atölyemde üretiyorum. Hedefim, her ekonomik seviyedeki çocuğun bu sporu yapabilmesi.”

‘ATLI OKÇULUK VE MODERN OKÇULUĞU HAYATA GEÇİRECEĞİZ’

Kaftancı, kulüp olarak sadece spor değil kültürel etkinlikler de yaptıklarını vurguladı. Kaftancı, “Geçen Ramazan ayında meddah, Kavuklu-Pişekâr, Aşık ile Maşuk ve Hacivat-Karagöz gösterileri sahneledik. Önümüzdeki yıllarda atlı okçuluk ve modern okçuluğu da faaliyete geçirmeyi, yöresel çocuk oyunlarını canlandırmayı planlıyoruz” dedi.

‘ÖĞRENCİLERİMİZ İLE BİRLİKTE BÜYÜK BİR AİLE OLDUK’

Okçuluk sporuna başlama süreciyle ilgili konuşan antrenör Merve Melek Kalay, “Okçuluk hep içimde olan bir spordu. Üniversitede KYK yurdundaki imkanlarla başladım. Yarışmalarda derece alınca antrenörlük yapabileceğim söylendi ve bu şekilde antrenör oldum. Alanya’da Fatih Hoca ile tanışıp usta-çırak ilişkisiyle kendimi geliştirdim. Öğrencilerimiz ile birlikte büyük bir aile olduk. Bizi destekleyen herkese teşekkür ederim” ifadelerini kullandı.

‘GELENEKSEL SPORUMUZU ÖĞRENMEK İSTEDİM’

Öğrenci Kaan Sayın, “Binicilik ilgimi çeken bir spordu. Geleneksel sporumuz olduğu için okçuluğu da eklemek istedim. Sürekli tek bir şeyle ilerleyemezdim, bu yüzden iki sporu birleştirmek istiyorum. Atlı okçuluk başladığında katkı sunmak istiyorum. İsteyerek yapan herkesin başarılı olacağına inanıyorum” dedi.

‘DİKKAT DAĞINIKLIĞIM İÇİN BAŞLADIM AMA ARTIK ÇOK SEVİYORUM’

Öğrenci Zülal Nergiz, “Dikkat dağınıklığım olduğu için başladım ama artık amacım bu değil. Severek geliyorum, hem eğleniyorum hem de kendimi geliştiriyorum” diye konuştu.

‘AZİM VE BAŞARI İLE YAPILABİLECEK BİR SPOR’

Öğrenci Duru Nisa Çabuk, “Okçuluğa başlamak isteyen varsa hemen başlasın. Çok eğlenirler, iyi arkadaşlar edinirler. Azim ve başarı ile yapılabilecek bir spor” ifadelerini kullandı. (Şerife ÇOBAN)

Kaynak: Haber Merkezi