ABD Merkez Bankası'nın (Fed) para politikasında yeniden sıkılaşmaya yönelmesi, değerli metaller piyasasında kısa vadeli baskı ihtimalini artırırken Goldman Sachs altına ilişkin uzun vadeli beklentisini değiştirmedi. Uluslararası yatırım bankası, 2027 sonu için ons altın tahminini 5 bin 400 dolar seviyesinde korurken, faizlerin yüksek seyrettiği dönemde fiyatlarda belirgin dalgalanmalar görülebileceğine işaret etti.

FED ÜÇ YILI AŞKIN SÜRE SONRA FAİZ ARTIRDI

Fed, 15-16 Eylül toplantısında politika faizini 25 baz puan artırarak yüzde 3,75-4,00 aralığına çıkardı. Fed'in resmi kayıtlarına göre bu karar, Temmuz 2023'ten bu yana gerçekleştirilen ilk faiz artırımı oldu. Federal Açık Piyasa Komitesi kararını oy birliğiyle alırken, açıklamada ekonomik faaliyetin sağlam hızda genişlediği, iç talebin dirençli kaldığı ve enflasyonun hâlâ yüksek seyrettiği belirtildi. Fed, faiz artırımının enflasyonu yüzde 2 hedefine daha zamanında döndürme amacı taşıdığını bildirdi.

Karadeniz'de ikinci faz başlıyor: İlk gaz yıl sonu yanacak
Karadeniz'de ikinci faz başlıyor: İlk gaz yıl sonu yanacak
İçeriği Görüntüle

GOLDMAN SACHS 5 BİN 400 DOLAR TAHMİNİNİ KORUDU

Faiz artırımının ardından altının geleceğine ilişkin beklentiler yeniden değerlendirilirken Goldman Sachs, 2027 sonu için 5 bin 400 dolarlık ons altın tahminini değiştirmedi. Bankanın değerlendirmesinde, kısa vadede daha yüksek faiz ve reel tahvil getirilerinin değerli metal üzerinde baskı yaratabileceği ancak merkez bankalarının rezerv çeşitlendirme amacıyla gerçekleştirdiği altın alımlarının uzun vadeli görünümü desteklemeye devam ettiği belirtildi. Goldman Sachs ayrıca altına ilişkin risklerin yukarı yönlü kalmayı sürdürdüğünü, bununla birlikte fiyat hareketlerinin her iki yönde de sertleşebileceğini değerlendiriyor.

KISA VADEDE 4 BİN 70 DOLAR RİSKİ

Goldman Sachs'ın görünümü, uzun vadeli yükseliş beklentisinin kesintisiz bir fiyat artışı anlamına gelmediğini de ortaya koyuyor. Banka, kısa vadede ons altında 4 bin 70 dolar seviyesine kadar geri çekilme ihtimaline işaret ederken, 2026 sonu için 4 bin 200 dolarlık bir seviye öngörüyor. Bu beklenti, mevcut yüksek fiyatların ardından altının faiz ve tahvil piyasalarındaki gelişmelere bağlı olarak düzeltme yaşayabileceği, daha uzun vadede ise yeniden güç kazanabileceği senaryosuna dayanıyor.

FAİZ ARTIŞI ALTINI NEDEN BASKILIYOR?

Altın faiz veya temettü gibi düzenli bir getiri sağlamadığı için ABD faizleri ile değerli metal arasında önemli bir ilişki bulunuyor. Faizler ve özellikle enflasyondan arındırılmış reel tahvil getirileri yükseldiğinde, faiz getirisi sunan varlıkların altına karşı cazibesi artabiliyor. Buna karşılık tahvil getirilerinin gerilemesi veya doların zayıflaması altını destekleyebiliyor. Bu nedenle yatırımcılar yalnızca Fed'in politika faizine değil, ABD tahvil faizleri, dolar endeksi ve enflasyon beklentilerindeki değişime de odaklanıyor.

DOLAR VE PETROL ALTINA DESTEK VERDİ

Fed'in faiz artırımının ardından oluşan baskıya rağmen dolar ve tahvil getirilerindeki geri çekilme altının yeniden güç kazanmasına yardımcı oldu. Haftanın son işlem gününde uluslararası piyasalarda ons altın 4 bin 400 dolar çevresindeki seviyeleri test ederken, petrol fiyatlarındaki gerileme de enflasyon endişelerini kısmen hafifletti. Petrolün düşmesi, enerji kaynaklı fiyat baskılarının azalabileceği beklentisini güçlendirdiği için gelecekteki Fed kararlarına yönelik beklentileri de etkileyebiliyor.

MERKEZ BANKALARI UZUN VADELİ GÖRÜNÜMDE ÖNEMLİ

Altının son yıllardaki performansında yalnızca bireysel ve kurumsal yatırımcıların talebi değil, merkez bankalarının rezerv politikaları da önemli rol oynuyor. Ülkelerin döviz rezervlerini çeşitlendirmek amacıyla altına yönelmesi, küresel piyasada yapısal bir talep kaynağı oluşturuyor. Goldman Sachs da merkez bankalarının rezerv çeşitlendirme eğilimini uzun vadeli altın beklentisini destekleyen temel unsurlardan biri olarak değerlendiriyor. Jeopolitik belirsizlikler ve finansal piyasalardaki riskten kaçış eğilimi de dönem dönem bu talebi güçlendirebiliyor.

FED'İN SONRAKİ ADIMLARI YAKINDAN İZLENECEK

Piyasaların bundan sonraki odağında Fed'in faiz artışlarının devam edip etmeyeceği bulunuyor. Fed'in takvimine göre bir sonraki olağan FOMC toplantısı 27-28 Ekim'de, yılın son toplantısı ise 8-9 Aralık'ta gerçekleştirilecek. Para politikasının yönü belirlenirken enflasyon göstergeleri, istihdam piyasası, ekonomik büyüme ve enerji fiyatları başta olmak üzere gelecek veriler önem taşıyacak. Bu nedenle altın fiyatlarında Fed toplantılarının yanı sıra ABD'den açıklanan kritik makroekonomik verilerin ardından da oynaklığın artması mümkün.

GRAM ALTINDA DOLAR/TL DE BELİRLEYİCİ

Türkiye'deki yatırımcı açısından ise küresel ons fiyatı tek başına yeterli gösterge değil. Gram altının yönünde ons altının yanı sıra dolar/TL kuru da doğrudan etkili oluyor. Bu nedenle uluslararası piyasalarda ons altında yaşanabilecek bir gerileme, kurdaki yükselişle kısmen dengelenebilir; tersine ons yükselirken kurun seyri gram altındaki hareketin büyüklüğünü değiştirebilir. Yatırımcıların küresel altın fiyatlarıyla birlikte Fed'in faiz patikasını, ABD tahvil getirilerini ve döviz piyasasındaki gelişmeleri birlikte takip etmesi gerekiyor.

Kaynak: Haber Merkezi