"
TURİZM
kötü, tarımsal ürünler para etmiyor, inşaat ve emlak piyasası bitik, Alanya'da işler umulduğu gitmiyor" derken, imdadımıza Alanyaspor yetişti.
Futbolla ilgilensin ya da ilgilenmesin, tüm şehir olarak Alanyaspor'un PTT 1. Lig'i 2. sırada bitirip Süper Lig'e çıkmasının hayallerini kuruyoruz.
Otelci de istiyor bunu, simitçi de.
Çünkü...
Şehrin güzide bir spor kulübünün ülkenin devler liginde, yani Süper Lig'de yer alması hem manevi olarak bizleri motive edecek, hem de şehre turizm ve tanıtım manasında hatırı sayılır bir ekonomik girdi sağlayacak.
1948'de kurulan Alanyaspor'un birkaç yıl öncesine dek iddiasız bir kulüp olarak 3. ligin orta sıralarında yer alması, şampiyonluk iddiasının bulunmaması, bir avuç futbol sevdalısı insanla işin kotarılması, şehirde öyle ahım şahım bir heyecan yaratmıyor, aksine, başta Alanya Belediyesi olmak üzere otelciden, restorancıdan ve küçük esnaftan "ayakta kalmak", "küme düşmemek" için para talep edilmesi, buna mukabil futbol adına hiçbir varlık gösterememesi, şehirde hem kulübe içten içe bir antipati yaratıyordu, hem de "Ne gerek var böyle vasat bir kulübe bu kadar para harcanmasına. Bu para ve enerji daha farklı projelere kanalize edilebilir" görüşünün egemen olmasına yol açıyordu.
Ancak...
Kulübün başına, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'nun işadamı ağabeyi Hasan Çavuşoğlu'nun geçmesi, peş peşe alınan başarılı sonuçlar, buna paralel olarak ülke medyasında "Alanya" isminin daha sık yazılır olması, hem Alanyaspor'a olan güveni artırdı, hem de 90'lı yılların ortalarında başlayıp yine 90'lı yılların sonunda bitirilen ve tanıtım için büyük umutlar bağlanan Dünya Plaj Voleybolu Şampiyonası'ndan sonra şehrin tüm dinamiklerine "tanıtım eşittir para" konusunda büyük bir ümit vermeye başladı.
Meşhur klişedir.
Bu işin uzmanları, "Futbol sadece futbol değildir" derler.
Evet, günümüzde futbol sadece futbol değildir.
Futbol bir spor oyunu olmasının yanı sıra, diğer spor dalları arasından sıyrılarak dev bir endüstri haline gelmiştir.
Tribün gelirinden ziyade şifreli kanallardan temin edilen televizyon yayın hakları, bahis şirketlerinden alınan paylar, forma satışları ve elbette işin bizi en çok ilgilendiren kısmı, futbol endüstrisinin yarattığı ekonomik gelirdir, son yıllarda futbola olan bu dev ilginin başlıca sebepleri.
İç Anadolu kentlerinin "bir askeri kışlamız, bir de üniversitemiz olsun, asker ve öğrenciden gelecek para şehri belki kalkındırmaz ama öldürmez de" anlayışına artık "Süper Lig'de bir takımımız olsun, yeter" görüşü de eklenmiştir.
Turizm can çekişiyor, tarımdan zaten para kazanan yok.
Ama Alanya'nın güzide spor kulübünün Süper Lig'de yer alması, Alanya'ya çok büyük artılar katacaktır.
Birincisi...
Deplasman maçlarını listeden çıkaracak olursak, iki haftada bir ülkenin ünlü takımlarından biri, dolayısıyla o takımın taraftarları 15 bin kişilik Oba Stadyumu'nda maç izlemek için şehre gelecek, yemek yiyecek, konaklayacak, alışveriş yapacak, böylece küçük esnafa ufak da olsa bir katkı sağlayacaktır.
İkincisi...
Alanya'nın ismi her hafta ulusal gazetelerin spor sayfalarında, ulusal televizyonların spor programlarında yer alacak, tatile çıkmak isteyen insanların bilinçaltına "Alanya" ismi kazınacak, taraftarı olduğu veya olmadığı ünlü bir takımın maçını da izleme seçeneği tatile çıkmak isteyen futbolsever bir ailede artı olacaktır.
Uzun lafın kısası...
Alanya'nın önünde çok büyük bir fırsat var.
Kalan maçları kazanması için Alanyaspor'un da Alanya halkının manevi desteğine ihtiyacı var.
İnanıyorum ki, başta bu şehrin makam koltuklarında oturan tüm siyasiler, tüm bürokratlar, tüm turizmciler, şehri seven tüm kesimler Giresun'a gidip takımını destekleyecektir.
Çünkü; futbol sadece futbol değildir.
Alanyaspor'un bu maçı kazanması, dolayısıyla Süper Lig'e çıkması, turizm ve tarımda zaten can çekişen Alanya'nın da büyük ölçüde can simidi olacaktır.