RİVAYET odur ki, Milli Eğitim Bakanlığı Özel Eğitim Kurumları Genel Müdürlüğü'nce hazırlanan yeni yönetmeliğin taslağında pek çok tartışmalı düzenleme yer alıyormuş. Örneğin… İddiaya göre… Özel okulların amaçları...
RİVAYET odur ki, Milli Eğitim Bakanlığı Özel Eğitim Kurumları Genel Müdürlüğü’nce hazırlanan yeni yönetmeliğin taslağında pek çok tartışmalı düzenleme yer alıyormuş.Örneğin…İddiaya göre…Özel okulların amaçları arasında yer alan, “Öğrencileri Atatürk inkılâp ve ilkelerine ve anayasada ifadesini bulan Atatürk milliyetçiliğine bağlı, Türk milletinin milli, ahlaki, insani, manevi ve kültürel değerlerini benimseyen, koruyan ve geliştiren, ailesini, vatanını, milletini seven ve daima yüceltmeye çalışan ve bunları davranış haline getirmiş yurttaşlar olarak yetiştirmektir” ifadesi çıkarılıyormuş.(Yerine ne koyacaklar, merak ediyorum doğrusu.)Bir başka rivayete göre ise…Özel ortaöğretim okullarındaki Atatürk köşelerinden Atatürk’ün Gençliğe Hitabe’sinin kaldırılması öngörülüyormuş.***Peki, ne diyor, Atatürk’ün ünlü eseri Nutuk’un son bölümünde yer verilen ve son günlerde yeniden gündeme gelen Gençliğe Hitabe’de.İnceleyelim.“Ey Türk Gençliği!” diye başlıyor ve gençlere ilk nasihati şu oluyor: “Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyeti’ni, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir.”“Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur” diye de ekliyor.Yani… “Cumhuriyeti korumazsan, her ne sebeple olursa olsun bölünmeye, parçalanmaya izin verirsen, hatta buna göz yumarsan, varlığını koruyamazsın, geleceğini kaybedersin evlat” diyor.“Varlığının ve geleceğinin temeli, cumhuriyeti sahiplenmenden geçer, bu işin temeli budur. Üstelik bu temel, senin en kıymetli hazinendir” diye uyarıyor.***Belli ki üzerinde epey çalıştığı ve 20 Ekim 1927’de gün yüzüne çıkardığı hitabede, “Gelecekte seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek, içeride veya dışarıda kötü niyetliler olacaktır” diye sıkı sıkı tembih ediyor.Şöyle devam ediyor: “Bir gün, istiklâl ve cumhuriyeti korumak zorunda kalırsan, bu görevi üstlenmek için, içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve koşullarını sakın düşünme!” deyip cesaret veriyor.“İstiklâl ve cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler” diyor.***Sanki önünde dumanlı bir büyücü fanusu varmışçasına, 1927 yılında adeta geleceği görüyor.“Zorla ve hile ile ülkenin bütün yönetim merkezleri zapt edilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi işgal edilmiş olabilir” diye uyarıyor.Bu cümlede bir tek, “Eski Genelkurmay Başkanın, kuvvet komutanların bile kodese atılmış olabilir. Ağzını açan muvazaffın da dışarıda kalacağının garantisi yok” demediği kalıyor, iyi mi…***Hatta sonlara doğru şöyle bir uyarıda bulunuyor.“Ülkede iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet, hatta ihanet içinde bulunabilirler. Hatta bu iktidar sahipleri şahsi menfaatlerini, ülkeni işgal edenlerin siyasi emelleriyle birleştirebilirler.”Gençliğe Hitabe’nin son kısmında şu uyarıyı yapıp noktayı koyuyor…“Millet, fakirlik içerisinde harap ve yorgun düşmüş olabilir. Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu şartlar içerisinde bile senin görevin, Türk istiklâl ve cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur!”1927 yılından geleceği görmek diye ben buna derim.
Küsleri barıştırdı
23 Ocak’ta iki yıl sürdürdüğü Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi (AKPM) Başkanlığı görevini Fransız meslektaşı Mignon’a devreden Antalya Milletvekili Mevlüt Çavuşoğlu, dün sabah babası Osman Çavuşoğlu ile birlikte, yıllardır küs olan kardeşleri bir araya getirip barıştırdı. Geçen hafta içerisinde, uzun süredir kanser tedavisi gören annesi Fatma Çavuşoğlu’nu kaybeden ve devletin önemli isimlerinin de katıldığı kalabalık bir cenaze töreniyle annesini toprağa veren Mevlüt Çavuşoğlu, dün sabah bir hayır işine imza attı. Babası Osman Çavuşoğlu ile birlikte beldede ikamet eden ve yıllardır küs olan kardeşleri bir araya getiren Çavuşoğlu, sosyal paylaşım sitesi Twitter’daki sayfasında bu mutluluğunu takipçileri ile paylaştı. Dün barıştırdığı kardeşler ve babası Osman Çavuşoğlu’nun da bulunduğu bir fotoğrafı Twitter’da paylaşan Çavuşoğlu, “Sabah güneşi doğarken babam ile birlikte, yıllarca küs olan kardeşleri barıştırdık. Çok mutluyum” diye yazdı. Çavuşoğlu ayrıca, “Başsağlığı dileyen ve anneciğime dua eden dostlara bir kere daha teşekkür ederim” dedi.