Pek meraklıları dışında, kaç anne baba ilgileniyor çocuklarının okuduğu kitaplarla? Kaç anne baba, kitapçılara çocuklarıyla gidip birlikte kitap seçiyor? Kaç anne baba okul öncesi çağındaki çocuklarına her gece bir masal anlatıyor...

Pek meraklıları dışında, kaç anne baba ilgileniyor çocuklarının okuduğu kitaplarla? Kaç anne baba, kitapçılara çocuklarıyla gidip birlikte kitap seçiyor? Kaç anne baba okul öncesi çağındaki çocuklarına her gece bir masal anlatıyor ya da minik bir kitap okuyor?
Tahmin edebileceğinizden bile az.
Önce TV kanalları vardı, sonra internet çıktı. Anne babaların baş yardımcısı. Oturt çocuğu televizyonun önüne, aptal kutusundan büyük çoğunluğu şiddet içeren çizgi filmleri izlesin. Olmadı mı, aç internet’i. Orada da çoğunluğu kavga, dövüş, savaş içeren oyunlar var.
Çocukların zihinsel gelişimlerini engelleyen bir süreç bu. Bilgisayarın karşısında kikiri kakara, internet oyunlarında “düşman”la boğuşmanın heyecanı. Amanııııın, çocuklarımız pek mutlu.
Hayal gücünden, yaratıcılıktan yoksun çocuklar yetiştiriyoruz böylelikle.
Ben çocuklarıma, yatmaya gittiklerinde her gece bir masal anlatırdım. Ezberdeki masallar bitince, uydurmaya başladım. Kızlar bunları niye yazmadığımı sordular. Öyle ya, ben bir yazardım, masal anlatabildiğime göre masal da yazabilirdim. Gerekçeleri çok açıktı: “Öteki çocuklar da okuyabilsin bunları.”
Ben onları masal anlatarak kitap okumaya kışkırtırken, birden kitap yazmak için kışkırtılan ben oldum. Kırkın üzerinde çocuk kitabım yayınlandı. Yedi kitabım da yayınlanmayı bekliyor.
İleriki yaşlarda kızlarım çok iyi birer okur oldular. Demek ki emek karşılığını veriyor.
Televizyon izlemiyorlar mı? İzliyorlar elbette. İnternet’e de giriyorlar. Ama masalarının başına geçip ya da yataklarına uzanıp kitap okumaya ayıracak zamanları da var. Hem de epeyce uzun bir zaman…
Çocuk yayıncılığı, çocuk yazarlığı ihmal edildi ülkemizde uzun bir süre. Sonra rahmetli Erdal Öz’ün başlattığı bir atılımla, yazarlar da, yayınevleri de bu alanın öneminin farkına vardılar. Art arda kaliteli kitaplar yayınlayan yayınevleri, birbirinden güzel çocuk kitapları yazan yazarlar türemeye başladı.
Can Çocuk, YKY, Günışığı Kitaplığı, Mavi Bulut, Tudem, Çakıltaşı, Uçan Balık, Beyaz Balina bunların yalnızca birkaç tanesi. Eskiden bildiğimiz üç beş yazara da pek çok iyi yazar eklendi.
Çocukların kitap okuması onlara pek çok şey kazandıran, çok değerli bir eylemdir. Anne babaların önemli görevlerinden biri de onları okumaya, iyi kitapları okumaya teşvik etmek olmalı.
Öyle bir çağda yaşıyoruz ki, seçtiğiniz bir kitap, internet aracılığıyla iki gün sonra elinizde. Kitapçılara gitmenize bile gerek yok.
“Bana ne çocuktan, çocuk kitaplarından” diyerek komşuların kabul günlerine ya da kahvede tavla oynamaya gitmeyi seçen anne babalardansanız, size bir diyeceğim yok.
Ama unutmayın, bahçedeki muz yalağı, tarlaya ektiğiniz patatesler, çilekler bile adam gibi ürün vermek için sizden çaba beklerler.
Adam gibi çocuk yetiştirmenin de bir emeği, çabası olmalı. Kırda yetişen hüdayınabit kır çiçekleri değil ki çocuklarımız.