Merhaba sevgili okurlarım sizlere bu köşe yazımda biz görme engellileri üzen ve de sinir bozucu durumlarla karşı karşıya getiren bir takım konuları gündeme getireceğim. Bununla ilgili 2 örnek vereceğim size. Bankaya kredi çekmek için gittim,...
Merhaba sevgili okurlarım sizlere bu köşe yazımda biz görme engellileri üzen ve de sinir bozucu durumlarla karşı karşıya getiren bir takım konuları gündeme getireceğim. Bununla ilgili 2 örnek vereceğim size.Bankaya kredi çekmek için gittim, her zamanki gibi şahit problemi çıkarttılar. Ve hukuk bürolarının kararı olduğunu söylediler. Haliyle hararetli bir tartışma başladı aramızda. Bana ilk dedikleri şey "2 hafta önce bir görme engelli müşterimiz daha kredi kullandı, şahit uygulamasına itiraz etmedi, 'siz bizden daha mı iyi biliyorsunuz?' dediklerinde verdiğim cevapla beraber uzun ve hararetli bir tartışmanın fitilini ateşlemiş oldum. Ardından baktılar ki karşılarındaki bilinçli bir mudi ve görme engellilerle alakalı çıkan yasayı sular seller gibi ezbere biliyor, sonunda pes ettiler ve kendi mevzuatlarına, görme engelli müşteri istemediği takdirde şahide zorlanamaz ibaresiyle alakalı maddeyi ekleyerek krediyi kullandırdılar. Daha önce şahitle kredi kullanan arkadaş, kendi haklarını bilseydi kendini savunmuş olsaydı; bende onca saat dil dökmeyecektim ama neyse bu engeli de aştık derken... Böyle şeyler hep beni mi bulur bilmem ki nerde sorun orda ben sanki...İşte buyurun, şehrin göbeğinde görme engelliler için döşenen kılavuz yolların, yani sarı şeritlerin üzerinde görme engellilerden başka her şey mevcut. Tezgah mı, bisiklet mi, motor mu istersiniz... Sarı şerit üzerinde TV çekimleri için deneme yürüyüşü yaparken bir anda birisi kolumu tutarak 'aman dikkat önünde tezgah var' diyerek kenara çekmeye başladı. Bende 'pardon burası benim kullanım hakkım, söyler misiniz bu tezgahın bu sarı şeritlerin üstünde ne işi var' dediğimde ise 'suç sende değil sana iyilik yapanda' diyerek kabaca bir cevap verdi. Daha ben ağzımı açmadan orada bulunan işgüzar diye adlandırdığımız vatandaşlardan birisi, 'adam sana yardım ediyor, sen ona böyle mi teşekkür ediyorsun' dediğinde, 'Bakar mısınız? Kaldırımda bula bula sarı şeridi seçmişler, bizim yolumuza tezgah koyanlar olmasa bizimde yardıma ihtiyacımız olmaz' dedim, 'kör olan biz miyiz yoksa göz göre göre tezgahı yolumuza koyan mı?' diyerek tezgahı sarı şeridin dışına iterek yoluma devam ettim... 'Burası engellilerin kullanım alanı bir daha koymayın' dedim. Ben ilerlerken onlar aralarında tartışıyordu. Birisi 'ben demiştim sana, özürlülerin yolu burası' diyordu, diğeri ise, 'bu güne kadar hep engelliler buradan geçiyordu. Yaklaştıklarında biz yönlendiriyorduk' diyordu. Öncelikle kendinizin farkına varın. Kendinizi biz görme engellilerin bakış açısıyla değerlendirin lütfen. Yasalar bizlere uygun şartları sağlamaya çalışır ama nedense birileri hep rahatsız olur. Gerçekten anlayamıyorum.Otobüslerdeki sesli sistem tartışılıyor. Şoförün başı ağrıyormuş. Yapacak bir şey yok ki bizler size hak veriyoruz. Maalesef biz görme engellilerin işi de sesle yürüyor. Bizler sorunlarımızı dile getirip hakkımızı aradığımızda ise millet bizim için, devlet onara her şeyi veriyor, hiç sorunları bitmiyor diyebiliyorlar ama sorunları yaratanlar yine kendileri farkında bile değiller. Bizlere haksızlık edip 'nankör bunlar da, ne nankörmüş' denebiliyor.İşte sevgili okurlarım pencerenizi genişletip bizim gibi bakabilirseniz ya da denerseniz çok seviniriz. Haftaya buluşmak dileğiyle sağlıcakla kalın farkındalığa imza atmak için bizimle olun.