Evlerde kış aylarında artan elektrik faturalarının arkasındaki temel nedenlerden birinin, 24 saat aralıksız çalışan derin dondurucular olduğu belirlendi. Sadece ısınma sistemleri veya fırınlar değil, eski teknolojiye sahip ve yanlış konumlandırılan soğutucular da aylık enerji tüketimini ciddi oranda artırıyor.
Gıdaları uzun süre taze tutmak için sürekli devrede olan derin dondurucular, sabit sıcaklığı korumak adına kompresör sistemini gün boyu çalıştırıyor. Evinde ana buzdolabının yanı sıra ek bir derin dondurucu bulunduran hanelerde, cihazın kapasitesi ve enerji sınıfına bağlı olarak fatura yükü belirgin şekilde katlanıyor.
DİKEY VE SANDIK TİPİ ARASINDAKİ TÜKETİM FARKI
Derin dondurucuların harcadığı elektrik miktarı, cihazın tasarımına göre büyük değişiklik gösteriyor. ABD merkezli ENERGY STAR tarafından yayımlanan verilere göre, sertifikalı sandık tipi derin dondurucular yıllık ortalama 215 kWh elektrik tüketirken, dikey modellerde bu rakam 395 kWh seviyesine kadar çıkıyor. Enerji verimliliği düşük, yalıtımı zayıflamış eski nesil cihazlar ise bu değerlerin çok daha üzerinde enerji harcıyor.
FATURAYI KABARTAN YANLIŞ KULLANIM ALIŞKANLIKLARI
Cihazın gereğinden fazla elektrik tüketmesinde kullanıcı hataları da doğrudan rol oynuyor. Derin dondurucunun doğrudan güneş alan bir yere veya radyatör gibi ısı kaynaklarının yanına yerleştirilmesi, soğutma motorunun daha uzun süre çalışmasına yol açıyor. Kapağın sık açılması, kapak contalarının zamanla yıpranarak hava sızdırması ve statik soğutmalı modellerde biriken buzların temizlenmemesi cihazın verimini düşürüyor.
DERİN DONDURUCUDA NASIL TASARRUF EDİLİR?
Gereksiz enerji sarfiyatının önüne geçmek için cihazın çevresinde hava dolaşımına izin verecek boşlukların bırakılması ve kapak contalarının düzenli aralıklarla kontrol edilmesi gerekiyor. Yeni bir derin dondurucu satın alacak tüketicilerin enerji etiketindeki yıllık elektrik tüketimi (kWh/yıl) değerlerini incelemesi ve kullanım alışkanlıklarına en uygun kapasitedeki modeli tercih etmesi tavsiye ediliyor.





