İNSAN Hakları ve Demokrasi Haftası'na girdiğimiz bu hafta Halep'te yaşanan olaylar, o bölgede insanlık namına hiçbir şeyin kalmadığını gösteriyor ve yüreğimizi dağlıyor. Enerji ve petrol kaynakları üzerinden dönen Ortadoğu'daki...

İNSAN

Hakları ve Demokrasi Haftası'na girdiğimiz bu hafta Halep’te yaşanan olaylar, o bölgede insanlık namına hiçbir şeyin kalmadığını gösteriyor ve yüreğimizi dağlıyor.
Enerji ve petrol kaynakları üzerinden dönen Ortadoğu’daki bu vahşet ortamı büyük İsrail ve Kürdistan hesaplarının tezahürüdür.
Halep’te yaşanan zulüm bu olayların bir örneği, insanlığın bitip tükendiği, Haçlı'nın Hilal'e savaşıdır.
Halep bizim için soydaşlarımızın, din kardeşlerimizin ecdat mirası bir yadigarıdır.
Bu ecdat yadigarı topraklara kulak tıkamak, göz yummak emperyalistlerin emellerine ulaşmasına yağ sürmekten başka bir şey değildir.
Sizlerin de medya üzerinden muhakkak görmüş olduğunuz, göçük altında kalan çocukların görüntüleri yüreklerimizi yakmakta, boğazımızı düğümlemektedir.
Bu insanlık dışı olayların karşısında susanlar hangi kansız toplumun birer ferdidir, merak ediyorum.
Türkiye Halep’e destek oluyor ama yalnız.
Yalnızlığı diplomatik bir kuşatılmışlık veya zayıflıktan kaynaklanmıyor.
Sadece çıkarlarını değil, aynı zamanda ilkelerini, değerlerini ve insan hayatını da düşünmek konusunda yalnız.
Zulüm bu kadar büyük, adalet de bu kadar yalnız olunca elden daha fazlası gelemiyor.
Ama gelmeli!
Tam da bu yüzden büyük ve güçlü Türkiye mücadelesi yalnızca Türkiye’nin mücadelesi değildir.
Aynı zamanda Halep’in ve dünyanın herhangi bir yerinde zulme uğrayan büyük Türk milletinin mücadelesidir.
Milliyetçi Hareket Partisi, Halep’te yaşanan olaylar ve insanlık dramı karşısında derhal bir yardım koridoru açılması hususunda gerekli girişimlerde bulunmuş, Türkmen soydaşlarımızın sonuna kadar yanında olduğunu belirtmiştir.
MHP Genel Başkanı Sayın Dr. Devlet Bahçeli de grup toplantısında, “Halep halkı uzun süredir zalimlere direnmektedir. Halep, Türkiye'ye açılan güzergah sayesinde yardım almıştır. Maalesef 8 Temmuz'dan itibaren Halep'in nefes borusu, PYD'liler ve Esad tarafından kesilmiştir. Halep'teki soydaşlarımız ve din kardeşlerimiz dahası tüm siviller perişan vaziyettedir. Halep Gaziantep'tir, kardeşlikle geçen yılların aziz bir yadigarıdır. Halep'e sessiz kalamayız. 'Özgürlük' diyen tek dişi kalmış canavarın tuzaklarına düşemeyiz. 15 Temmuz'da üzerimize mermilerle gelenler, emperyalizmin kanlı süvarileridir. Bunlar Suriye'yi nefessiz bırakmışlar, Türkiye'nin üstüne gelmek istemektedirler. Kudüs'ün kapısına dayanan Haçlı ittifakı halen iş üstündedir. Bizim çocuklar ayaklandı demişlerdi, çok şükür şimdi gayri meşru çocukları kaybetmiştir” sözleri ile Halep’in bizlerin için önemini bir kez daha tüm dünyaya ilan etmiştir.
Halep kaderine terk edilemez.
Türk milleti Halepli soydaşlarımıza yardım elini uzatmak için seferberdir.
Suriye’nin en büyük ikinci şehri olan Halep’ten insanlık dışı görüntüler, 'Ben Türk’üm' diyen herkesin yüreğini yakmaktadır.
Halep’teki işkence ve cinayet son bulmadan bize huzur yoktur.
Halep’in ve Türkmenlerin çok acil biçimde insani yardıma kavuşturulması şarttır.
Türkiye’den Halep’e bir yardım ve kardeşlik koridoru hiç vakit kaybetmeden açılmalıdır.
Bu nedenle Halep’te süresiz ateşkes zaruridir.
Aksi halde insanlığın gördüğü en büyük dramlardan biri yaşanacaktır.
Geçtiğimiz hafta Alanya Ülkü Ocakları'nın öncülüğünde Türkmen soydaşlarımıza yardım kampanyası düzenlenmiş, Alanya halkı da bu yardım kampanyasına duyarsız kalmamıştır.
MHP Alanya İlçe Teşkilatı da Türkmen kardeşlerimiz için başlatılan yardım kampanyasına İlçe Başkanı Mustafa Türkdoğan'ın öncülüğünde mahalle teşkilatları ve kadın kollarının seferber olması ile yardım kampanyasına destek vermiştir.
Bu derin ve yüreğimizi yakan duygularla sözlerimi sonlandırırken, damarlarında asil Türk kanını taşıyan herkesin soydaşlarımızın yanında olacağına inancımız tamdır. Allah Türk'ü korusun ve yüceltsin.