Elektrikte devlet desteğinin kapsamını belirleyen son kaynak tedarik tarifesinde 2027 yılına ilişkin yeni tüketim sınırı gündemde. Mevcut uygulamada mesken aboneleri için yıllık 4 bin kilovatsaat olan sınırın aşağı çekilmesi halinde, bugün ulusal tarife kapsamında kalan bazı konut aboneleri de yüksek tüketimli tüketici grubuna girebilecek. Alanya’da özellikle klima, elektrikli su ısıtıcıları ve benzeri cihazların yoğun kullanıldığı konutlarda yıllık tüketimin yakından takip edilmesi önem kazanıyor.
2026'DA SINIR 4 BİN KİLOVATSAAT
EPDK'nın yürürlükteki düzenlemesine göre mesken aboneleri için son kaynak tedarik limiti 2026 yılında yıllık 4 bin kilovatsaat olarak uygulanıyor. EPDK, 2025 yılında 5 bin kilovatsaat olan mesken limitini 2026 için 4 bin kilovatsaate indirmişti. Kurumun açıklamasına göre bu değişiklikle yaklaşık 2,5 milyon mesken abonesinin, başka bir ifadeyle yaklaşık 43 milyon mesken abonesinin yüzde 6'sının düzenlemeden etkilenmesi öngörülmüştü.
2027 yılı için ise sınırın 3 bin veya 3 bin 500 kilovatsaat seviyelerine çekilebileceği beklentisi gündemde. Ancak bu seviyeler henüz kesinleşmiş bir EPDK kararı değil. Bu nedenle abonelerin söz konusu rakamları yürürlüğe girmiş yeni tarife sınırı olarak değerlendirmemesi gerekiyor. Kesin limit, yetkili kurumun resmi kararıyla belli olacak.
AYLIK TÜKETİMDE EŞİK NEYE DENK GELİYOR?
Yıllık 4 bin kilovatsaatlik mevcut sınır aylık ortalamaya çevrildiğinde yaklaşık 333 kilovatsaate karşılık geliyor. Olası sınırın 3 bin 500 kilovatsaate düşmesi aylık ortalamayı yaklaşık 292 kilovatsaate, 3 bin kilovatsaate çekilmesi ise yaklaşık 250 kilovatsaate indiriyor. Bununla birlikte uygulamada değerlendirme yalnızca tek bir aylık faturaya göre yapılmıyor; esas olan ilgili mevzuat kapsamında yıllık tüketimin belirlenen limite ulaşıp ulaşmadığı.
SINIR AŞILINCA FATURA NASIL DEĞİŞİYOR?
Son kaynak tedarik tarifesi bütün elektrik abonelerinin aynı anda daha yüksek tarifeye geçirilmesi anlamına gelmiyor. EPDK'nın açıklamasına göre limitin altında kalan düşük tüketimli son kaynak tüketicilerine ulusal tarife uygulanmaya devam ederken, belirlenen sınırın üzerindeki ve ikili anlaşması bulunmayan yüksek tüketimli tüketiciler elektrik enerjisinin maliyetini daha fazla yansıtan dinamik tarife kapsamında faturalandırılıyor.
Faturadaki bütün kalemler de bu nedenle aynı biçimde değişmiyor. EPDK, ulusal tarife ile yüksek tüketimli son kaynak tarifesi arasındaki temel farkın aktif enerji bedelinde ortaya çıktığını belirtiyor. Dağıtım bedeli ise aynı abone grubundaki tüketicilere aynı şekilde uygulanıyor. Vergiler de ilgili mevzuat çerçevesinde faturaya yansıtılmaya devam ediyor.
LİMİTİ GEÇEN ABONE HEMEN TARİFEYE GİRMİYOR
Mevcut 2026 uygulamasında yıllık sınırın aşılması, faturanın aynı gün otomatik olarak son kaynak tarifesine dönüşmesi anlamına gelmiyor. EPDK'nın açıkladığı yönteme göre, ilgili veya bir önceki takvim yılında limitin aşılması halinde ikili anlaşması bulunmayan tüketici, limite ulaşılan ayı takip eden üçüncü ayın ilk gününden itibaren yüksek tüketimli son kaynak tarifesi kapsamına alınabiliyor. 2027'de uygulanacak yöntemin ise yayımlanacak resmi düzenlemeyle birlikte değerlendirilmesi gerekecek.
TEDARİKÇİ SEÇME HAKKI BULUNUYOR
Son kaynak tedarik limiti ile “serbest tüketici limiti” aynı kavram değil. EPDK'ya göre 2026 yılı serbest tüketici limiti yıllık 500 kilovatsaat olarak belirlendi. Bu şartı karşılayan tüketiciler mevzuattaki koşullar doğrultusunda elektrik tedarikçisini seçme hakkına sahip olabiliyor. Son kaynak tarifesi ise serbest tüketici niteliğindeki ancak ikili anlaşması bulunmayan tüketiciler açısından ayrıca önem taşıyor. Bu nedenle yüksek tüketimli abonelerin yalnızca faturadaki tutara değil, yıllık tüketim miktarına ve mevcut sözleşme durumuna da bakması gerekiyor.
ABONELER TÜKETİMLERİNİ KONTROL EDEBİLİR
EPDK'nın tüketici bilgilendirmelerine göre aboneliğe ilişkin cari yıl ve önceki takvim yılı tüketim bilgileri faturalardan takip edilebiliyor. Serbest tüketiciler tüketim değerleri, sayaç okuma tarihleri ve tedarikçi bilgilerine EPİAŞ'ın tüketici hizmetleri üzerinden de ulaşabiliyor. Ayrıca görevli tedarik şirketlerinin çeşitli abonelik hizmetleri e-Devlet üzerinden sunuluyor. Böylece yeni limit açıklanmadan önce geçmiş faturaların toplam tüketimini kontrol etmek, olası değişikliğin hane üzerindeki etkisini anlamayı kolaylaştırabilir.
ALANYA'DA KLİMA TÜKETİMİ ÖNEM KAZANIYOR
Alanya gibi sıcak yaz döneminin uzun sürdüğü bölgelerde konutların elektrik tüketimi klima kullanımının arttığı aylarda belirgin biçimde yükselebiliyor. Bunun yanında konutun büyüklüğü, yalıtımı, evde yaşayan kişi sayısı, elektrikli sıcak su sistemleri ve diğer yüksek tüketimli cihazların kullanım süresi yıllık toplamı doğrudan etkiliyor. Bu nedenle aynı mahallede veya aynı apartmanda bulunan iki konutun yıllık elektrik tüketimi önemli ölçüde farklılaşabiliyor.
Yeni sınırın düşürülmesi halinde mevcut 4 bin kilovatsaat sınırının altında kalmasına rağmen belirlenecek yeni eşiğin üzerinde tüketim yapan konutlar da düzenlemenin kapsamına girebilecek. Ancak Alanya'da kaç mesken abonesinin böyle bir durumda etkileneceğine ilişkin resmi ve doğrulanmış bölgesel bir sayı bulunmadığından, şu aşamada abone sayısı üzerinden kesin bir tahminde bulunmak mümkün değil.
2025'TEN BU YANA SINIR KADEMELİ DÜŞTÜ
Mesken aboneleri açısından son kaynak tedarik tarifesinde son yıllarda önemli bir değişim yaşandı. EPDK, 2025 yılı için mesken limitini yıllık 5 bin kilovatsaat olarak belirlemiş ve yaklaşık 1,2 milyon mesken abonesinin düzenlemeden etkilenmesini öngörmüştü. 2026 yılında sınırın 4 bin kilovatsaate indirilmesiyle etkileneceği öngörülen abone sayısı yaklaşık 2,5 milyona yükseldi. Bu geçmiş uygulama, limit aşağı indikçe yüksek tüketimli tüketici kapsamına giren konut sayısının genişleyebildiğini gösteriyor.
2027 İÇİN RESMİ KARAR BEKLENECEK
2027 yılına ilişkin nihai sınır açıklanıncaya kadar 3 bin veya 3 bin 500 kilovatsaat seviyeleri olası senaryolar olarak değerlendirilmeli. Yeni limitin kaç kilovatsaat olacağı, hangi tarihten itibaren uygulanacağı ve geçiş esasları resmi düzenlemeyle kesinlik kazanacak. Alanya'daki aboneler açısından da en sağlıklı yöntem, EPDK'nın resmi kararını takip etmek ve bu süreçte faturalar üzerinden yıllık toplam tüketimi kontrol etmek olacak.




