İran Cumhurbaşkanı Birinci Yardımcısı Muhammed Rıza Arif, ülkedeki internet filtreleme politikasının hem teknik hem de güvenlik açısından yeniden ele alınması gerektiğini savundu. İran resmi haber ajansı IRNA'nın aktardığına göre Kum kentinde din adamlarıyla bir araya gelen Arif, teknolojiye erişimi bütünüyle engellemenin kalıcı bir çözüm olmadığını belirterek interneti bir otoyola benzetti. Arif'in yaklaşımına göre bir kullanıcının veya hizmetin kuralları ihlal etmesi halinde bütün dijital alanı kapatmak yerine ihlalin kendisine yönelik önlem alınması gerekiyor.

VPN KULLANIMI GÜVENLİK TARTIŞMASININ MERKEZİNDE

Arif'in açıklamasında öne çıkan başlıklardan biri de erişim engellerinin kullanıcıları VPN ve benzeri filtre aşma araçlarına yöneltmesi oldu. VPN teknolojisi, kullanıcının internet trafiğini başka bir sunucu üzerinden şifreli bir bağlantıyla yönlendiriyor. Böylece internet servis sağlayıcısı kullanıcının doğrudan hangi engellenmiş hizmete bağlandığını her durumda aynı açıklıkta göremiyor ve alan adı ya da trafik türüne dayalı filtreleme yöntemlerinin etkisi azalabiliyor. İranlı yetkilinin, yaygın VPN kullanımının devletin siber alandaki kontrolünü zayıflattığı yönündeki değerlendirmesi de bu teknik tabloya dayanıyor. VPN ve benzeri araçların dünya genelinde sansürlü hizmetlere erişmek amacıyla kullanıldığı, araştırmalarda da İran'ın bu konuda öne çıkan ülkelerden biri olduğu belirtiliyor.

Bununla birlikte VPN kullanımı tek başına güvenlik anlamına gelmiyor. Güvenilir olmayan veya kaynağı belirsiz VPN hizmetleri kullanıcıların verilerinin üçüncü tarafların eline geçmesi, zararlı yazılım veya sahte uygulamalarla karşılaşılması gibi yeni riskler oluşturabiliyor. Bu nedenle yoğun filtreleme, bir yandan erişimi sınırlarken diğer yandan kullanıcıları denetimi ve güvenilirliği belirsiz çok sayıda aracı kullanmaya itebiliyor. Arif'in eleştirisinin merkezinde de filtreleme ile filtreyi aşma araçlarının yaygınlaşması arasındaki bu döngü bulunuyor.

İRAN'DA FİLTRELEME TEK BİR YÖNTEMLE YAPILMIYOR

İran'ın internet kontrol sistemi yalnızca internet sitelerinin adreslerini engellemekten oluşmuyor. Bağımsız ağ ölçümleri, farklı dönemlerde alan adı sistemi müdahaleleri, bağlantıların yavaşlatılması, belirli protokollerin kısıtlanması, uygulama ve platform bazlı engellemeler ile uluslararası internet trafiğinin azaltılması gibi farklı tekniklerin kullanıldığını ortaya koydu. Özellikle olağanüstü dönemlerde mobil bağlantıların bölgesel veya daha geniş çapta sınırlandırılması da geçmişte görülen uygulamalar arasında yer aldı.

ULUSAL BİLGİ AĞI KRİTİK ROL OYNUYOR

Ülkenin internet politikasının önemli unsurlarından biri de İran içinde barındırılan dijital hizmetleri birbirine bağlayan Ulusal Bilgi Ağı. Bu yapı, uluslararası internete erişimde sorun yaşansa dahi İran içindeki bazı kamu, bankacılık ve dijital hizmetlerin çalışmaya devam edebilmesine imkan sağlıyor. Sistemin savunucuları bunun siber güvenlik ve dışa bağımlılığın azaltılması açısından önemli olduğunu belirtirken, dijital haklar alanında çalışan kuruluşlar aynı altyapının uluslararası internet bağlantısının sınırlandırılmasını teknik olarak daha kolay hale getirdiğini savunuyor.

YASAKLARDA DAHA ÖNCE GERİ ADIM ATILDI

İran yönetiminde internet filtrelerinin gevşetilmesine ilişkin daha önce de önemli bir adım atılmıştı. Ülkenin internet politikalarında önemli karar organlarından olan Yüksek Siber Uzay Konseyi, WhatsApp ve Google Play'e yönelik erişim kısıtlamalarının kaldırılmasını kararlaştırmış, İran İletişim ve Bilgi Teknolojileri Bakanlığı da bu kararı internet kısıtlamalarının azaltılması yolunda bir ilk adım olarak değerlendirmişti. Buna karşın Facebook, X, YouTube ve Telegram gibi birçok yabancı platform üzerindeki kısıtlamalar devam etti. Bu süreç, İran'daki filtreleme politikasının tamamen değişmez olmadığını ve kararların siyasi-idari mekanizmalar üzerinden yeniden değerlendirilebildiğini gösteren önemli bir emsal oluşturdu.

SAVAŞ VE KRİZ DÖNEMLERİNDE KISITLAMALAR ARTTI

İran'ın internet politikası, güvenlik krizleri sırasında daha sıkı hale gelebiliyor. Ağ ölçümleri ve bağımsız izleme kuruluşlarının raporlarında, İran ile İsrail arasındaki çatışmalar sırasında ülkenin uluslararası internet bağlantısının ciddi biçimde sınırlandırıldığı ve WhatsApp erişiminde de yeniden sorunlar yaşandığı tespit edildi. İranlı makamlar bu tür tedbirleri güvenlik ve siber saldırı riskleriyle gerekçelendirirken, Arif'in son açıklaması mevcut yöntemin istenmeyen bir sonucu olarak VPN kullanımını artırdığı ve bunun da siber ortamın yönetimini zorlaştırdığı görüşünü hükümetin üst düzeyinden gündeme taşımış oldu.

FİLTRELEMENİN EKONOMİK BOYUTU DA VAR

İnternet kısıtlamalarının etkisi yalnızca sosyal medya kullanımıyla sınırlı kalmıyor. Yabancı dijital hizmetlere erişmek zorunda olan şirketler, yazılım geliştiricileri, çevrim içi satış yapan işletmeler, medya kuruluşları ve serbest çalışanlar açısından sürekli VPN kullanımı bağlantı kalitesi, hız, güvenilirlik ve ek maliyet sorunlarına yol açabiliyor. İran'da uluslararası internet trafiği ile ülke içinde barındırılan içerik arasında uzun süredir farklılaştırılmış bir yapı bulunması da kullanıcıların küresel ve yerel hizmetlere erişim deneyimini doğrudan etkiliyor.

Ünlü sunucu Sarah Khalifa'ya idam cezası
Ünlü sunucu Sarah Khalifa'ya idam cezası
İçeriği Görüntüle

TOPTAN ENGEL YERİNE HEDEFLİ MÜDAHALE SEÇENEĞİ

Arif'in “internet bir otoyol gibidir” benzetmesinin işaret ettiği yaklaşım, bütün bir platformu veya hizmeti engellemek yerine hukuka aykırı içerik, zararlı yazılım, dolandırıcılık girişimi ya da belirli güvenlik tehditlerine doğrudan müdahale edilmesi esasına dayanıyor. Teknik açıdan böyle bir model; açık ve denetlenebilir kuralların oluşturulması, kararların belirli içerik veya tehditlerle sınırlandırılması, siber saldırılara karşı ağ güvenliğinin güçlendirilmesi ve kullanıcıları kaynağı belirsiz VPN hizmetlerine yönelten geniş kapsamlı engellerin azaltılması gibi adımları içeriyor. Böylece güvenlik tedbirleri sürdürülürken bütün internet trafiğinin etkilenmesinin önüne geçilmesi hedeflenebilir.

Arif'in açıklamaları, İran'daki internet tartışmasının artık yalnızca “yasakların kaldırılması” meselesinden ibaret olmadığını da ortaya koyuyor. Tartışmanın merkezinde bir tarafta devletin siber güvenlik ve egemenlik kaygıları, diğer tarafta kullanıcıların küresel internet hizmetlerine erişim ihtiyacı bulunuyor. Yaygın filtrelemenin VPN kullanımını artırarak mevcut denetim modelini etkisizleştirdiği yönündeki değerlendirme ise İran yönetimi açısından yeni dönemde daha hedefli ve yönetilebilir bir internet politikasının gündeme gelip gelmeyeceği sorusunu öne çıkarıyor.

Kaynak: Haber Merkezi