Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesinin 2026/32 Esas ve 2026/658 Karar sayılı ilamına karşı daha önce yapılan temyiz başvurusundan feragat edildiğini açıkladı. CHP Sözcüsü Müslim Sarı, kararın partinin başlattığı olağan kongre sürecinin uzamasını önlemek amacıyla alındığını belirterek, temyiz incelemesinin uzun sürmesinin kurultay takvimini geciktirebileceği değerlendirmesinde bulunduklarını bildirdi.
TEMYİZDEN FERAGAT NE ANLAMA GELİYOR?
Hukuk yargılamasında temyiz, bölge adliye mahkemesi kararlarının kanunda öngörülen şartlarla Yargıtay tarafından denetlenmesini sağlayan kanun yoludur. Başvuru yapıldıktan sonra temyizden feragat edilmesi halinde, feragat eden taraf bakımından bu başvurunun incelenmesine devam edilmez. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nda istinaftan feragate ilişkin kuralların temyizde de kıyas yoluyla uygulanması öngörülüyor. Bununla birlikte dosyada başka taraflara ait geçerli temyiz başvurularının bulunması halinde, bu başvuruların hukuki durumu ayrıca değerlendirilir. Bu nedenle tek bir feragat işleminin bütün dosyayı kendiliğinden kesinleştirdiği sonucu her durumda doğrudan çıkarılamaz.
BUTLAN KARARININ ARKA PLANI
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi, söz konusu dosyada CHP'nin 38. Olağan Kurultayı hakkında “mutlak butlan” değerlendirmesinde bulunmuş, bu kurultaydan sonraki bazı kurultay ve parti organlarına ilişkin kararları da hukuki sürecin kapsamına almıştı. Kararın ardından parti yönetimine ilişkin önemli bir hukuki ve siyasi tartışma başlamış, dosya temyiz incelemesi için Yargıtay aşamasına taşınmıştı.
“Mutlak butlan” kavramı, özel hukukta bir işlemin ağır bir hukuka aykırılık nedeniyle başlangıçtan itibaren geçersiz kabul edilmesini ifade ediyor. Siyasi parti kurultayları söz konusu olduğunda tartışmanın önemi daha da artıyor; çünkü büyük kongre siyasi partinin en yüksek organı konumunda bulunuyor ve genel başkan ile merkez yönetim ve disiplin organlarının seçiminden tüzük ve program değişikliklerine kadar birçok temel yetkiyi kullanıyor. Siyasi Partiler Kanunu'na göre olağan büyük kongrelerin parti tüzüğünde belirlenen ve iki yıldan az, üç yıldan fazla olamayacak süreler içinde yapılması gerekiyor.
CHP KURULTAY TAKVİMİNİ BAŞLATTI
CHP yönetiminin feragat kararındaki temel gerekçelerden biri de olağan kongre takvimi oldu. Parti Sözcüsü Müslim Sarı, 10 Eylül'deki açıklamasında örgütlerin karar mekanizmalarına katılımını hedefleyen kongre sürecinin resmen başladığını duyurmuştu. Siyasi partilerde olağan kurultay süreci, parti tüzüğünde belirlenen kurallar doğrultusunda yerel örgütlerden başlayarak il kongreleri ve büyük kongreye uzanan bir örgütsel seçim sürecini kapsıyor. Bu nedenle parti yönetiminin ve kurultayların hukuki statüsüne ilişkin belirsizliklerin devam etmesi, takvimin uygulanması bakımından ayrı bir önem taşıyor.
ÖZGÜR ÖZEL VE YENİ PARTİ AYRINTISI
CHP açıklamasında, temyiz sürecinde taraf olan Özgür Özel ve beraberindeki isimlerin CHP'den ayrılarak yeni bir siyasi parti kurmuş olmaları da feragat kararının gerekçeleri arasında gösterildi. Özel'in CHP'den ayrılmasının ardından Yeni Parti'nin kuruluş süreci tamamlanmıştı. Ancak bir kişinin parti üyeliğinin veya siyasi konumunun değişmesinin devam eden bir davadaki taraf sıfatına ve temyiz hakkına nasıl etki edeceği, siyasi açıklamadan bağımsız olarak yargı merciinin usul hükümleri çerçevesinde değerlendireceği bir konu niteliği taşıyor.
BUNDAN SONRA HUKUKİ SÜREÇ NASIL İŞLEYECEK?
Feragat beyanının dosyaya işlenmesinin ardından yetkili yargı mercii, dosyada incelemeyi gerektiren başka temyiz başvurularının bulunup bulunmadığını ve bunların hukuki durumunu değerlendirecek. Kanun yolu incelemesini sürdürecek geçerli bir başvurunun kalmaması ve gerekli usul işlemlerinin tamamlanması halinde kararın kesinleşmesine ilişkin süreç işletilebilecek. Bu aşamada hangi parti organlarının hangi yetkilerle görev yapacağı ve kongre takviminin nasıl devam edeceği de kesinleşen hukuki durum ile siyasi parti mevzuatı ve parti tüzüğü birlikte dikkate alınarak şekillenecek.
SÜRECİN MERKEZİ ANKARA
Hem siyasi partilerin genel merkez yapılanmasının hem de uyuşmazlığa konu yargı sürecinin Ankara'da bulunması nedeniyle gelişmelerin merkezi başkent olmaya devam ediyor. Dava doğrudan ekonomik bir uyuşmazlık niteliği taşımamakla birlikte, Türkiye'nin köklü siyasi partilerinden birinin yönetim yapısı, örgütlenme süreci ve kurultay iradesine ilişkin olması nedeniyle ülke siyasetini yakından ilgilendiriyor. CHP yönetimi ise bundan sonraki aşamada örgüt iradesine dayalı kurultay sürecinin mümkün olan en kısa sürede tamamlanmasına odaklanacağını bildiriyor.




