MEVLÜT Çavuşoğlu ile uzun bir aranın ardından dün yeniden bir araya gelme ve sohbet etme fırsatı bulduk. Alanyalı eski

MEVLÜT

Çavuşoğlu ile uzun bir aranın ardından dün yeniden bir araya gelme ve sohbet etme fırsatı bulduk.

Alanyalı eski "Dışişleri Bakanı" Çavuşoğlu'nu, dünkü yazımda da ifade ettiğim gibi, aktif siyasete başladığı 2000'li yılların başından beri tanırım, takip ederim.

Gerek yakın çevremden, gerekse mesleğimden ötürü bulunduğum pozisyon icabı duyduğum "olumlu" ve "olumsuz" çeşitli Çavuşoğlu efsanelerini aklımın bir köşesinde tutmak kaydıyla, herkes gibi benim de kendime göre kafamda çizdiğim bir Mevlüt Çavuşoğlu profili her zaman vardır.

2002'de Antalya Milletvekili seçilen, 2007'de yeniden aday gösterilip seçilen ve 2011'de son kez aday olup yeniden seçilen Çavuşoğlu, kariyer basamaklarını hızla tırmanan nadir Türk siyasetçilerden ve elbette devlet adamlarından biridir.

Alanyalı olması, hele hele Alanya'da bir dönem belli bir zümrenin "köy" olarak baktığı, burun kıvırdığı Türkler Kasabası'ndan çıkıp da böylesine önemli makamlara gelmiş olması onu muadillerinden çok ayrı bir yere koyuyor.

Hele, Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi (AKPM) Başkanı seçilme sürecinde ortaya koyduğu kişisel gayretleri, yazılsa "en çok okunanlar" listesinde başa güreşen bir kitap bile olur, ki kendisi de zaten böyle bir planının olduğunu sık sık vurguluyor.

Hazır yeri gelmişken anımsatalım.

Çavuşoğlu'nun yoğun siyasi gündemi içerisine sıkıştırmayı planladığı iki kitap çalışması olacak.

Birincisinde, AKPM Başkanlığı'na giden zorlu süreci anlatacak, ikincisinde, "Açılamaz" denilen Gazipaşa-Alanya Havalimanı'nı nasıl faal hale getirdiğini detaylarıyla anlatıp Türk okuyucusunun bilgisine ve beğenisine sunacak.

Bu arada, Kabine arkadaşı Binali Yıldırım'ı kızdırma pahasına da olsa, GZP'ye kimlerin "Açılamaz" dediğine, kimlerin "Önünde dağ var, buraya uçak inemez" diye karşı çıktığına da kitabında geniş bir şekilde yer vermesini sabırsız bir okuyucu adayı olarak özellikle rica ediyorum.

Çavuşoğlu'nu dün Alanya Öğretmenevi'nde uzun bir aranın ardından bir kez daha yakından analiz etme fırsatı buldum.

Vaktiniz varsa elde ettiğim sonuçları sizlerle de paylaşmak isterim.

Bir kere, Çavuşoğlu'nu daha fazla gülerken gördüğümü söylemem gerek.

Milletvekilliğinin ilk yıllarında zaman zaman sergilediği ve laf aramızda Alanya'daki pek çok partiliyi istim üzerinde tutan asabiliğinden artık eser yok gibi.

Yüzü sürekli gülümsüyor, sık sık espri yapıyor, gülüyor, güldürüyor. Üstelik yaptığı esprilerin tamamı nokta atışı ve hedefini hep on ikiden vuran, zeka kokan cinsten.

"Seçim arifesinde seçmene ve dolayısıyla gazetecilere daha sempatik gözükmek için klasik siyasetçi taktiğidir" diyenlere saygım var ama Çavuşoğlu'nu daha olumlu ve daha yapıcı bulduğumu itiraf etmem gerek.

Avrupa Birliği Bakanı olduğu günün haftasında uçakla Antalya Havalimanı'na gelişini, Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel ile birlikte uçaktan inip aprona ayak bastığı an "Sayın Bakan, hoş geldiniz" dediğimde, "Ya Alper, bırak 'Sayın Bakan' falan demeyi. Bana her zaman olduğu gibi yine 'Mevlüt Abi' diye hitap et" demesini daha dün gibi hatırlayan bir kardeşi ve bir seçmeni olarak, Çavuşoğlu'nun siyasetçi olması bir yana, önemli görevler üstlendikçe insanlara yaklaşımının daha da olumlu bir hale geldiğini gözlemlediğimi söyleyebilirim.

Projelerine gelince...

Çavuşoğlu'nun, dolayısıyla AKP Hükümeti'nin Alanya'ya ilişkin çok ama çok önemli projeleri var.

Hepsi de ayağı yere basan, bugünkü mali tabloya göre bütçesi kolayca bulunabilecek projeler gibi gözüküyor.

Ve hepsi de, getirisi ile götürüsünü de hesaba katarsak, kulağa oldukça hoş geliyor.

Çavuşoğlu'nun tabiriyle "AKP'ye sataşmaktan başka cümle kurmayan" CHP ile MHP'nin adaylarından bugüne dek hiç duymadığımız, kelimenin tam manasıyla Alanya'yı uçuracak çalışmalar gibi gözüküyor.

Ancak başta Başbakan Ahmet Davutoğlu olmak üzere, Çavuşoğlu'nun ve diğer tüm AKP'lilerin üstüne basa basa vurguladığı üzere, bu projelerin hayata geçmesinin tek bir şartı var, o da AKP'nin yine tek başına iktidar olması.

1 Kasım Seçimleri'nden nasıl bir sonuç çıkar bilemem ama bildiğim bir şey varsa o da şudur, işin içinde Çavuşoğlu varsa, o projelerin sözünü Alanyalı olan, bizden biri olan Çavuşoğlu veriyorsa insan "Bunlar klasik, seçim öncesi ortaya konulan uçuk projeler" diyemiyor.

Dün, MHP Antalya Milletvekili Mehmet Günal'ın Antalya'da katıldığı bir toplantıda ifade ettiği gibi...

İnsan bazen, "Keşke Çavuşoğlu Dışişleri Bakanı değil de Kültür ve Turizm Bakanı olsa" demekten de kendini alamıyor.

Uzun lafın kısası...

Çavuşoğlu'nu siyasete atıldığı ilk günden beri tanıyan ve takip eden bir kardeşi olarak şunları söyleyip bugünlük müsaade istiyorum.

Çavuşoğlu, aradan geçen 12 yılda her anlamda kendisini çok ama çok iyi yetiştirdi, bu çok bariz belli oluyor.

Çavuşoğlu, başarının tesadüf olmadığının adeta vücut bulmuş hali olmuş.

Çavuşoğlu, "Zirvedeyim" demiyor, aksine "Daha yeni başladım" diyebilecek olgunlukta ve mütevazılıkta olduğunu her fırsatta sergiliyor.

Ve son olarak...

AKP Hükümeti'nin Alanya için hazırladığı projelerin hayata geçmesi için belki AKP'ye o kadar değil ama Sayın Bakan'a bir değil, en az bir kaç dönem daha ihtiyacımız var gibi gözüküyor.