PKK terör örgütü olsun, KCK olsun her eylemlerinde 18 yaşından küçük çocukları ön saflarda kullanıyor. Çocukların ellerine taş veriyor ve o taşlarla evlerin, dükkanların camlarını kırdırıyor ve polis veya askerimizi taşlatıyorlar....
PKK terör örgütü olsun, KCK olsun her eylemlerinde 18 yaşından küçük çocukları ön saflarda kullanıyor. Çocukların ellerine taş veriyor ve o taşlarla evlerin, dükkanların camlarını kırdırıyor ve polis veya askerimizi taşlatıyorlar.
Çünkü, mevcut yasalarımız da bu eylemleri yapan çocuklara verilecek ceza yaptıkları eyleme göre çok azdır, hatta o çocuklar önce cezalandırılmıyor, biraz rehabilitasyon merkezinde nasihat edildikten sonra ailelerine teslim ediliyor.
Bu arada, anne ve babalarına da çocuğun bir daha bu gibi eylemlere katılmaması için gayret gösterin diye uyarıda bulunuyor.
Sonra ne mi oluyor?
Yine herkes bildiğini okuyor, yine çocuklar ellerinde taş veya molotof kokteyli olmak üzere ön saflarda emniyet güçleri ile çarpışıyorlar.
Artık, bu işin böyle süremeyeceğine kani olan ve eylemlerin en çok yapıldığı, Diyarbakır Valiliği bir karar alarak, bundan böyle bu gibi eylemleri yapan çocukları terör belasından kurtarmak amacıyla, TCK'nın ilgili maddesini uygulamaya karar vermiştir.
Vali Mustafa Toprak şöyle diyor: "Çocukların üzerinden politika yapan, geleceğini karartmaya çalışan 'çocukların hak ve hukukunu koruyoruz' adı altında ellerine mendil veren, su sattıran, taş attıran, molotof attıran, ama korumalarını bozmadan rahat, rahat o çocukların, o günahsız bedenlerin arkasına gizlenerek kötü emellerini gerçekleştirmeye çalışanlara da çağrıda bulunmak istiyoruz. Bu hadiselerden, bu davranışlardan, bu olumsuzluklardan lütfen vazgeçsinler. Çünkü kaybeden, bir nesil, kaybeden bizim geleceğimiz, kaybeden gençlerimizdir. Bunların geleceklerini yok edenlerle ilgili elbette ki, Devletimizin bize vermiş olduğu her türlü kanuni görevi iyilikle, güzellikle ikaz ederek uyarı yapacağız. Eğer olmuyorsa, elbette ki bununla ilgili TCK'daki ve ilgili kanunlarda getirilen müeyyideleri de uygulamağa çalışacağız. Bataklığın kurutulması için her türlü özveriyi, tüm kurum ve katmanlarla, dinamiklerle birlikte ama Devletin kendilerine verdiği yetkiler içersinde, diyaloglar içersin de yapmağa devam edeceğiz."
Diyarbakır Valisi Mustafa Toprak’ın içtenlikle ifade ettiği gibi, bu çocuklar bizim geleceğimizdir. Ama, gerek PKK, gerek KCK örgütleri, bu masum çocukları muzır emellerine alet ederek onları birer anarşist olarak yetiştirmekten haya etmedikleri gibi türlü göz boyayan hal ve hareketlerle teşvik dahi etmektedirler.
Çünkü, onlar için bu çocuklar, ileride onların emeline hizmet edecek birer haydut, anarşist ve terörist olarak, kan dökmekten çekinmeyen canavar olacaklardır.
Yani onların elinde, yetişmiş hazır kuvvettirler.
Böylece bu masum, zavallı, bigünah çocuklar, Devlet ile terör örgütlerinin arasında gidip, gelmekte olan zavallılardır.
Eğer Devlet önce davranıp bu çocukları o canavarların elinden kurtarabilirse ve anne, babalarını da ikna edebilirse bu çocuklar devletin ilgili kurumlarında eğitilerek, ileride bu ülkeye büyük hizmetler yapabilecek öğretmen, vali, bakan, başbakan hatta cumhurbaşkanı dahi olabilecek birer yetişmiş birey olacaklardır.
İşte terör örgütlerinin korkusu da budur işte.
Neden öğretmenleri öldürüyor, neden okulları yakıyorlar, anladınız mı?