BİR insan, bir yazar, bir yorumcu ya da habercinin, bir kişi ya da kuruma dönük herhangi bir övgüde bulunmasında bir sakınca olmasa da, yergide bulunurken, az ya da çok, o işi iyi bilen birisi olması gerektiğine inananlardanım. Siyasi içerikli...

BİR

insan, bir yazar, bir yorumcu ya da habercinin, bir kişi ya da kuruma dönük herhangi bir övgüde bulunmasında bir sakınca olmasa da, yergide bulunurken, az ya da çok, o işi iyi bilen birisi olması gerektiğine inananlardanım.

Siyasi içerikli yazılar yazıyorum.

Zira, uzun yıllar aktif olarak siyasetin içinde bulundum.

Zaman,zaman futboldan da söz ediyorum.

Çünkü futbol oynadım.

Hakemlik, antrenörlük, Hakem Komitesi Başkanlığı, futbol ajanlığı ve de profesyonel bir takımın defalarca yöneticiliğini yaptım.

Sanırım futbol konusunda da ahkam kesmemde bir sakınca yok!

Futboldan söz ettiğimize göre, öncelikle Alanyaspor’a başarılar diliyor, iki yıldır yakalanan başarıdan dolayı, başta kulüp başkanı Hasan Çavuşoğlu olmak üzere, yöneticileri, teknik heyeti ve futbolcuları kutluyorum.

Zaman zaman yol kazası olsa da “Yensek de yenilsek de” Alanyaspor’u desteklemeye devam etmeliyiz.

Aslında bugün, hakemlerden ve hakemlikten söz etmeye çalışacağım.

En iyi hakemin, en az hata yapan hakem olduğu söylenir.

Demek ki, nasıl yönetici, futbolcu bir sürü hata yapıyorsa, hakemin de hata yapmasını doğal karşılamalıyız.

Bir futbolcu iki adımdan boş kaleye gol atamadığında nasıl saçımızı başımızı yoluyorsak, kimi hakemlerin kimi kararlarında da, saçımızı başımızı yolmamız kadar doğal bir şey olamaz!

Burada önemli olan, yapılan hatada, kasıt olup olmadığıdır.

Korkak insan hakemlik yapamaz, yapmamalıdır da.

Tabii ki eyyamcı, durumu idare etmeye çalışan, dengeleri gözetmeye kalkan, önyargılı kişileri zaten hakem olarak kabul etmiyorum.

Bu konuda, en çok duyarlılık göstermesi gereken kurumsal yapı da hakem komiteleridir.

Bu yönüyle, hemşerimiz Kuddusi Müftüoğlu’na başarılar diliyorum.

Her karşılaşma sonrasında, kritik pozisyonları yavaş çekim ve de durdurup, ileri geri oynatarak değerlendirmek kadar saçma ve komik bir şey olamaz.

Hakem, tek bir açıdan gördüğü pozisyonu, saliseler içinde değerlendirip karar vermek zorunda.

Çok daha önemlisi, hakemi aldatmaya dönük futbolcuların ortaya koyduğu çirkinlikler yüzünden ortaya çıkan haksızlıklara karşı, spor camiasınca yeterli tepkinin verilmemesi düşündürücü değil mi?

Hakemi aldatana ya da aldatmaya kalkana yeterli tepki gösterilmezken, aldanan hakeme saldırılıyor.

Hakemi etkileme adına, yöneticilerin, futbolcuların ve taraftarların bir sürü baskıları karşısında, hakemlerin az ya da çok etkilenmemesi mümkün mü?

Hakemlik yapmamış, özellikle de kuralları bilmeyen bir kişinin hakem kararlarıyla ilgili yorum yapması pek doğru değil.

Aynı şekilde, antrenörlük yapmamış bir kişinin de teknik taktik bakımından bir karşılaşmayı yorumlayıp teknik direktörü eleştirmesi bana göre saçmalık.

Futbolcuyu eleştirirken de, futbol oynamış olmanın önemli olduğunu düşünüyorum.

- DEVAMI YARIN -