Alanyaspor bu sezonun kendi evindeki ilk maçında Balıkesirspor'dan bir puan kazanarak haftayı kapattı. Kazandı diyorum, zira müsabaka içerisinde karşılıklı pozisyonlar olsa da kazanmaya daha yakın taraf konuk ekipti. Bu yüzden alınan bir...
Alanyaspor bu sezonun kendi evindeki ilk maçında
Balıkesirspor'dan bir puan kazanarak haftayı kapattı. Kazandı diyorum, zira müsabaka içerisinde karşılıklı pozisyonlar olsa da kazanmaya daha yakın taraf konuk ekipti. Bu yüzden alınan bir puanı kazanç olarak görmemiz gerekir.
Sezon başı olması, daha önce de belirttiğim gibi değerlendirme için erken olması ve çıplak gözle seyretmediğim için teknik gibi konulardan daha ziyade gördüğüm küçük fotoğrafları sizler için değerlendirmeye çalışacağım. Süper Lig'den yeni düşen Balıkesirspor'un kadrosunda Muğdat, Lukoviç, Abdülhamit gibi tecrübeli futbolcuların bulunması maç öncesi rakibi favori olarak gösteriyordu. Nitekim maçın bazı kırılma anlarında bu futbolcuların dikkat çektiğini gördük. Özellikle geriye düştükten hemen sonra Muğdat, ikiye bir kaldığı pozisyonda kendi vurmak yerine topu sol tarafa verseydi bir anda skor olarak 2-0 olabilirdi. Hemen arkasından direkten dönen top bizim açımızdan şanslı anlardı. Uzatmalarda maçın dikkat çeken ismi Karikari’nin direkten dönen şutu maçın kaderini belirledi. Balıkesir oynaması gereken oyunu sahada uyguladı. Boş alan bırakmamaya çalışması, bekleyerek doğru zamanda kalabalık ani hücumlara çıkması, maç boyunca genelde oyundan düşmemesi ve yedek kulübesiyle bütünleşmesi kazanma arzusunun yüksek olduğunu hissettirdi. Ayrıca etkili olan ve golü atan yabancı oyuncunun sakatlanması Alanyaspor adına şanstı.
Alanyaspor'a geçersek, yorumlarımda, sohbetlerimde zamana ihtiyaç olduğunu söyledim. Dışarıda oynayacağımız Malatya maçından sonra verilecek olan milli maç arası sorunların büyük çoğunluğunu çözecektir. Milli maç arası sonrası evimizde oynayacağımız Kayseri Erciyes maçı daha sağlıklı yorum yapmamızı sağlayacaktır. Balıkesir maçında gördüklerimize göre pozisyon bulmamıza rağmen üçüncü bölgede duruşumuzdan dolayı başarı sağlayamadık. Maçın birçok bölümünde rakip kaleciyi çalıştırdık. Denizli maçından sonra da yine birinci bölgedeki paylaşımlardan dolayı basit bir gol yedik. Üç kişinin kontrol altına aldığı pozisyonda rakip sıyrılmayı başardı. Pozisyon devam ederken Sunday'in ellerini kaldırarak pozisyonu kaybetmesi dikkat çekti. Ayite aynı bildiğimiz gibi. Girdiği pozisyonlarda daha müsait arkadaşı var iken, kalabalık arasında devamlı vurmaya kalkması dikkat çekti. Topun olmadığı bölgeleri bilmiyorum ama dikkatimi olumlu çekenler Sunday, Tayfur oldular. Barış’a çok güveniyorum ama henüz beklediğimi göremedim ve çok sinirli olması dikkatimi çekti. Maçın son bölümlerinde oyundan düşmemizi sıcağa ve neme bağlamak yanlış olur. Rakip uzatmalarda gol arıyor ve diri kalabiliyorsa, bunun tek izahı sezon öncesi kamp çalışmalarıdır. Yukarıda da söylediğim gibi bu değerlendirmem sadece bu maçla alakalı. Yarın birinci bölge düzelir, kampa katılmayanlar açığı kapatır ve özellikle üçüncü bölgede yapılan ortalarda kaleci çalıştırmayı bırakırız ve ona göre değerlendiririz.
Yazımın son bölümünde şu an için üstünde durmadığım ama uzun vadede sorun teşkil edecek bir konuya değinmek istiyorum. Spor kulüplerinin yönetimleri ve yönetme şekilleri vardır. Bazen kararları beğenmeyiz ama saygı duyarız. Bazen de farklı düşünceler olduğunu düşünürüz. Saha içi ne kadar başarılı da olsa motorun dişlilerinden bir tanesi arıza yaptığı zaman bu büyüyerek sorun yumağı oluşturur. Bazı sorunlar halının altına atılmasın ve akil insanlar arka planda bunları çözsün. Yapılan operasyonlar yüzünden o kadar kişi dışarda kaldı. Çok fazla kırıcı detaylar var. Buna rağmen bizler insanlara sükunet çağrısı yapıyoruz. Söz verdik ve gündeme aldık. Camia yıpranmasın diye kelimeleri seçiyoruz. Umarım insanları kaybetmeyi değil, kazanmayı seçeriz.