Almanya’da 20 Eylül’de Berlin ve Mecklenburg-Vorpommern’de kurulacak sandıklar öncesinde gözler başkente çevrildi. Saksonya-Anhalt’taki seçimde AfD’nin elde ettiği güçlü sonuçların ardından göç, hayat pahalılığı ve konut politikaları ülke siyasetindeki tartışmaların merkezinde bulunurken, Berlin’de Sol Parti’nin Türkiye kökenli başbakan adayı Elif Eralp öne çıkan isimlerden biri oldu. ZDF’nin Forschungsgruppe Wahlen tarafından 14-17 Eylül tarihleri arasında yapılan son araştırmasında Sol Parti yüzde 22 ile ilk sırada, CDU yüzde 20 ile ikinci sırada yer aldı. AfD yüzde 18, Yeşiller yüzde 15, SPD yüzde 12 ve BSW yüzde 4 seviyesinde ölçüldü.

ANKETLER SONUCU DEĞİL SEÇİM ATMOSFERİNİ GÖSTERİYOR

ZDF, yayımladığı oranların bir seçim sonucu tahmini değil, araştırmanın yapıldığı dönemdeki seçmen eğilimini gösteren bir projeksiyon olduğunun özellikle altını çiziyor. Araştırmada Berlinli seçmenlerin yüzde 23’ünün kimi destekleyeceğinden ya da sandığa gidip gitmeyeceğinden henüz emin olmadığı belirtiliyor. Araştırmanın hata payı da dikkate alındığında Sol Parti ile CDU arasındaki yarışın sandığa kadar açık kalması bekleniyor. Bu nedenle partilerin son günlerdeki temel hedeflerinden biri kararsız seçmenlere ulaşmak ve kendi seçmenlerini sandığa götürmek.

SANDIKTAN BİRİNCİ ÇIKMAK BAŞBAKANLIK İÇİN YETERLİ DEĞİL

Berlin’in yönetim sistemi nedeniyle seçimde en fazla oyu alan partinin adayı otomatik olarak kentin başına geçmiyor. Hem Almanya’nın bir eyaleti hem de belediye statüsündeki Berlin’de hükümetin başındaki isim “Regierender Bürgermeister”, yani Hükümet Eden Belediye Başkanı unvanını taşıyor ve diğer eyaletlerdeki başbakanlara denk bir siyasi konumda bulunuyor. Berlin Anayasası’na göre hükümet başkanı, seçimden sonra oluşacak Eyalet Parlamentosu’nun üyeleri tarafından seçiliyor. İlk turda parlamentodaki üyelerin çoğunluğunun desteği gerekiyor. Bu nedenle parti sıralaması kadar seçim sonrasında kurulabilecek çoğunluklar ve koalisyon görüşmeleri de belirleyici olacak.

ZDF’nin mevcut projeksiyonu CDU ile SPD’den oluşan mevcut yönetim modelinin tek başına çoğunluğu koruyamayacağına işaret ediyor. Aynı projeksiyonda Sol Parti, Yeşiller ve SPD’den oluşabilecek üçlü bir çoğunluğun yanı sıra CDU, Yeşiller ve SPD’nin oluşturacağı farklı bir üçlü kombinasyonun da matematiksel olarak çoğunluğa ulaşabildiği görülüyor. Dolayısıyla seçimden hangi partinin birinci çıkacağının yanı sıra SPD ve Yeşillerin seçim sonrasında nasıl bir tutum izleyeceği de hükümetin oluşumu açısından önem taşıyor.

KONUT KRİZİ KAMPANYANIN MERKEZİNDE

Eralp’in kampanyasında en fazla öne çıkardığı başlıklardan biri Berlin’deki konut ve kira sorunu oldu. Sol Partili aday, yüksek kiraların özellikle düşük ve orta gelirli kesimleri zorladığını savunurken kira artışlarını sınırlayacak düzenlemeler ve büyük konut şirketlerinin mülkiyetindeki bazı konutların kamulaştırılması yönündeki parti politikasını gündeme taşıyor. Berlin yönetimi de kenti “gergin konut piyasası” olarak tanımlıyor; 2026 Berlin Kira Endeksi yaklaşık 1,6 milyon kiralık konutu kapsarken kentte yeni sosyal konut üretimi ve kira denetimleri kamu politikalarının önemli başlıkları arasında bulunuyor.

Kamulaştırma tartışması Berlin için yeni değil. Kentte 2021 yılında büyük özel konut şirketlerinin stoklarının kamulaştırılmasına yönelik bir halk oylaması yapılmış ve öneri oy kullananların yüzde 57,6’sının desteğini almıştı. Ancak halk oylamasının kabul edilmesi konutların doğrudan kamu mülkiyetine geçmesi anlamına gelmedi; uygulamanın hukuki zemini, tazminat yöntemi ve kamu maliyesine etkileri sonraki yıllarda siyasi ve hukuki tartışmaların konusu olmaya devam etti. Eralp’in bu politikayı yeniden kampanyanın merkezine taşıması, olası koalisyon görüşmelerinde konut başlığının en önemli anlaşmazlık alanlarından biri olabileceğini gösteriyor.

KAPI KAPI SEÇMENLE TEMAS KURUYOR

Eralp ve Sol Parti’nin seçim stratejisinde klasik mitinglerin yanında doğrudan seçmen teması önemli yer tutuyor. Eralp, Berlin’in farklı mahallelerinde kapı kapı dolaştığını, yüksek kiralar ve geçim sıkıntısı gibi konuları seçmenlerle yüz yüze konuştuğunu anlatıyor. Bu yöntem Eralp açısından yeni de değil; 2021 seçim kampanyasında da özellikle Kreuzberg’de göçmen nüfusun yoğun olduğu bölgelerde ev ziyaretleri yaptığı kamuoyuna yansımıştı. Türkiye kökenli seçmenlere ilişkin olarak Hürriyet’te aktarılan “Bizim kız” söylemi ise bazı seçmenlerin Eralp’in aile geçmişi ve Türkiye bağlantısıyla kurduğu sembolik yakınlığı anlatan bir ifade olarak öne çıkıyor; bunun Türkiye kökenli seçmenlerin tamamının siyasi tercihini yansıttığını söylemek mümkün değil.

MAMDANI BENZETMESİ VE TARTIŞMALI BAŞLIKLAR

Eralp’in konut fiyatları, hayat pahalılığı ve taban örgütlenmesini öne çıkaran kampanyası uluslararası basında ve Alman medyasında New York Belediye Başkanı Zohran Mamdani’nin yürüttüğü kampanyayla karşılaştırılıyor. Eralp de Mamdani’nin kampanyasından çıkarılabilecek dersler bulunduğunu ve ekipler arasında temas olduğunu ifade ediyor. Bununla birlikte Berlin ve New York’un hukuk sistemi, belediye yetkileri ve konut piyasasına müdahale araçları birbirinden farklı olduğundan iki siyasi modelin birebir karşılaştırılması mümkün değil.

Gazze ve İsrail politikası da kampanyanın tartışmalı konuları arasında yer aldı. Eralp, İsrail hükümetine yönelik eleştirilerini uluslararası hukuk çerçevesinde savunurken Yahudi yaşamının korunmasını desteklediğini ve antisemitizme karşı olduğunu açıkladı. Sol Parti’nin Berlin örgütüne yöneltilen antisemitizm suçlamaları nedeniyle konu seçim kampanyasının son bölümünde daha fazla gündeme geldi. Bu tartışmalar, Berlin siyasetinde konut ve ekonomik meselelerin yanında göç, ayrımcılık ve uluslararası gelişmelerin de seçmen davranışı üzerinde etkili olan başlıklar arasında bulunduğunu gösteriyor.

HUKUKÇULUKTAN BERLİN EYALET PARLAMENTOSUNA

1981 yılında Münih’te doğan Elif Eralp, 1980 askeri darbesinin ardından Türkiye’den Almanya’ya giden bir ailenin çocuğu. Hamburg Üniversitesi’nde hukuk öğrenimi gören Eralp, daha sonra hukuk politikası alanında çalıştı ve uzun yıllar Federal Meclis’te Sol Parti parlamento grubunda hukuk politikası danışmanlığı yaptı. 4 Kasım 2021’den bu yana Berlin Eyalet Parlamentosu üyesi olan Eralp, 2024’ten itibaren Sol Parti parlamento grubunun başkan yardımcılığı, 2025’ten itibaren de Berlin Sol Parti teşkilatının başkan yardımcılığı görevini üstlendi.

Emniyet yerleşkesine bombalı saldırı: 21 kişi hayatını kaybetti
Emniyet yerleşkesine bombalı saldırı: 21 kişi hayatını kaybetti
İçeriği Görüntüle

RESMİ SONUÇLAR SEÇİM GECESİ TAKİP EDİLECEK

Berlin’de Eyalet Parlamentosu ve ilçe meclisleri için sandıklar 20 Eylül Pazar günü saat 08.00 ile 18.00 arasında açık olacak. Berlin Eyalet Seçim Kurulu, ilk sonuçların sayım ilerledikçe akşam saatlerinden itibaren yayımlanacağını, geçici resmi sonucun ise tüm sandık verilerinin büyük ölçüde tamamlanmasının ardından açıklanacağını duyurdu. Sandıktan çıkacak tablo yalnızca partilerin oy oranlarını değil, Berlin’in yeni hükümetinin kurulması için başlayacak koalisyon görüşmelerinin de çerçevesini belirleyecek.

Kaynak: Haber Merkezi