Yıllar önce Ümit Yaşar Oğuzcan (22 Ağustos 1926 - 4 Kasım 1981)

yazmış, ben de iler ki yıllarda paylaşırım diye kesip saklamıştım…

Nasip bugüne imiş….


* * *

Günlerden bir gün,
Hamama gideceği tuttu,
Başkan (!) hazretlerinin.

Bir yanında birinci yardımcısı

Öbür yanında ikinci yardımcısı,
Diğer yanında üçüncü yardımcısı.

Sonra efendime söyleyeyim;
Peşkirci başçısı,
Nalıncı başçısı,
Sabuncu başçısı

Terlik tutucusu.

Don çıkartıcısı, don giydiricisi

Velhasıl tam dört yüz kişilik kafile…
Peştamal takıp girdiler hamama,
Geçtiler kurnaların başına,
Üçer beşer.

Başkan derseniz,
Her zaman yaptığı gibi

Zıplayıp, yan gelip yattı

Kuruldu göbek taşına,

Memleketin en ünlü tellakları,
Sardılar dört yanını… (Kolay mı koca başkan gelmiş hamamlarına)
Kimi elini kaptı, kimi bacağını,
Bir keseleme, sürtme faslı başladı.

 

Tam on iki saat…
On iki ünlü tellak,
İncitmeden keselediler, keselediler, keselediler…
Hazretin mübarek vücudunu.

Öyle bir kir çıktı,

Öyle bir kir çıktı ki sormayın gitsin
Nah her biri şu parmağım gibi.

Aman efendim bu ne kiri
Demeye kalmadı.
Keselerin altında eriyip gitti
Koskoca başkan!

Bütün maiyet erkânı yerinden fırladı:
“Lan nettünuz devletliyü, nettünüz?”dediler tellaklara.
Tellaklar yanıt verdi:
“Biz sadece yıkayup, keseledik Devletlüyü
Valla Devletlülüzün, sırf kirden ibaret olduğunu bilemedik.”

“Suç bizde değil valla

Biz sadece yuyup, yıkayup, keseledük,
Kir bitti, kokular getti amma
Ne yazık ki Devletlünüz de getti elden!


Geriye de akıp giden, aha da şu tertemiz su kaldı

Siz suçu bizde değil; sırf kirden mamul devletlünüzde arayın…”